Bir başkan seçemediler!

Yargıtay'da süren bir yıllık seçim krizi en basit hesapla toplam 20 bin saatlik (2 bin 500 işgünü) mesai kaybına neden oldu.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Yargıtay'da süren bir yıllık seçim krizi en basit hesapla toplam 20 bin saatlik (2 bin 500 işgünü) mesai kaybına neden oldu. Geçen mart ayında boşalan 8. Ceza Dairesi Başkanlığı için yapılan seçimlerden 238 tura rağmen sonuç alınamaması Yargıtay Başkanlığı'nı da bunalttı.
Yargıtay Başkanlık Divanı, Ceza Genel Kurulu'nu bugün için acil toplantıya çağırdı. Kurul, yasa değişikliğine rağmen sonuç alınamayan seçime devam etmek yerine, resen başkan atama formülünü tartışacak. Genel kabul görmesi halinde adaylar dışında başka birisi başkan olarak atanacak.
Siyasi davaların adresi
Düşünce suçları ve çete davalarına bakan Yargıtay 8. Ceza Dairesi Başkanlığı, Naci Ünver'in 24 Mart 2003 tarihinde emekliye ayrılmasıyla boşalmıştı. Daire, bugüne kadar eski RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a TCK 312'den verilen cezaları onamış, 'Susurluk Çetesi'ne ceza dahil onlarca önemli karara imza atmıştı.
Üç aday çekişiyor
Başkanlık için daire üyeleri Serpil Çetinkol ve Zeki Aslan ile eski bakanlık müsteşarı Yusuf Kenan Doğan'ın adaylığını koymasıyla seçimler başlamıştı. Çetinkol'un bir süre sonra adaylıktan çekilmesiyle 115. tura kadar Doğan ve Aslan arasında sürdürülen seçimlerde, adaylardan hiçbiri Yargıtay Kanunu'nun öngördüğü 250 üyeden en az 126'sının oyunu alamamıştı. Bu arada bazı oy pusulalarına magazin dünyasından isimlerin yazılması da eleştiri konusu olmaya başlamıştı.
Yaşananlardan duyulan rahatsızlık üzerine, seçim esaslarını yeniden düzenleyen bir yasa çıkarılmıştı. Değişiklik, 3. tura kadar hiçbir adayın çoğunluğu sağlayamaması durumunda, 4 ve 5. turların 3. turda en çok oyu alan iki aday arasında devamını, 5. turda da sonuç çıkmazsa yeni adaylarla seçimin sürdürülmesini içeriyordu.
Yeni yasa da beklenen sonucu sağlamadı. Doğan ve Arslan'ın yanı sıra Çetinkol da yeniden adaylığını koydu, üye Muhittin Mıhçak dördüncü aday olarak seçimlere dahil oldu. Ancak, Mıhçak yeterli oy alamayınca çekildi.
11 aydır, haftanın en az iki gününde beş tur yapılan seçimlerde geçen hafta 238. tur da gerçekleştirildi. Ancak yine hiçbir aday seçilmeye yeter oya ulaşamadı.
Kördüğüm Yargıtay Başkanlığı' nı yeniden harekete geçirdi. Yargıtay Başkanlık Divanı, Yargıtay' da hem ciddi iş kaybına hem de kurumun saygınlığına gölge düşürdüğü gerekçeleriyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na acil toplantı çağrısı yaptı. Hem adaylara hem seçmen üyelere 'Lütfen sonuç alalım, çok yıprandık' denilecek toplantı bugün yapılacak.
İki seçenek var
Toplantıda bu çerçevede iki görüşün dile getirilmesi bekleniyor. Bunlardan biri Danıştay uygulaması gibi en geç yedi turda adaylardan biri salt çoğunluğun oyunu alamadığında sekizinci turda en çok oy alan adayın seçilmesine imkân sağlayacak düzenleme yapılması. Ancak, bu öneri Anayasa değişikliği gerektirdiğinden acil çözüme uzak gösteriliyor. Bu yüzden, Yargıtay Başkanlık Divanı'nın da sıcak baktığı öğrenilen yeni ve çarpıcı başka bir çözüm önerisi konuşulmaya başlandı.
Olmazsa atamayla
Bu öneri, seçimlerin sürgit devam olasılığını bitirmeye yönelik. Kurulda kabul görürse Başkanlık Divanı, mevcut adaylar yerine herhangi bir ceza dairesi başkanını boş bulunan 8. Ceza Dairesi Başkanlığı'na atayacak. Başkanlık Divanı'nın 1980 öncesinde iki ayrı ceza dairesi başkanlığına atama yaptığı hatırlatılarak, bu önerinin kabul edilebilir olduğu belirtildi.



20 bin saati boşa harcadılar
Yargıtay'da büyük sıkıntı yaratan seçimlerde 250 üye oy kullanıyor ve her üye her bir oylama için en az 20 dakika zaman harcıyor. Böylece bir üyenin 238 tur için harcadığı toplam zaman 4 bin 760 dakika (yaklaşık 80 saat) olarak hesaplandı. Buna göre de oylamalarda bugüne kadar toplam 20 bin saat boşa gitmiş oldu. Bir işgünü 8 saat hesabıyla, 2 bin 500 işgünü nafile oylamalarla ziyan oldu.
Oysa, yargıda en büyük sorun zamanla yarış, adaletin gecikmesi, on binlerce davayı zamanında karara bağlamanın zorluğu. Yargıtay'da seçimler için harcanan toplam 20 bin saatlik süre bekleyen dosyalara ayrılmış olsaydı, belki 30 bine yakın dosya zamanında karara bağlanabilir, adalet de bu kadar gecikmezdi.