Bir CHP hatalı değil!

CHP Merkez Yürütme Kurulu'nun raporuna göre seçimde CHP hariç herkes suçlu: "AKP iktidar avantajını kullandı, medya-ticaret-siyaset ilişkisi içinde, anketler kamuoyunu yönlendirecek biçimde sunuldu."
Medyatik ikinci cumhuriyetçi isimlerin iktidarı desteklediği belirtilen rapora göre TRT de tarafsızlığını yitirdi. Rapordan bir iddia daha: CHP'nin Irak ve Kıbrıs tavrı yanlış yansıtıldı, parti AB karşıtı gösterildi.
Haber: ZİHNİ ERDEM / Arşivi

ANKARA - CHP, yerel seçimlerden elde ettiği sonucu yeni bir raporla daha değerlendirdi. Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK) hazırladığı '28 Mart 2004 Mahalli İdare Seçimleri Sonuçlarının Değerlendirilmesi' başlıklı raporda fatura 'ulusal iradeyi kendi çıkarları doğrultusunda yönlendiren medya ve medyada belli bir etkinliğe ulaşan ve ikinci cumhuriyetçi olarak algılanan aydınlara' kesildi. CHP'nin dünkü Parti Meclisi'nde (PM) tartışılan raporda şu değerlendirme yapıldı:
Kamuoyu yoklamaları: AKP iktidarı döneminde medya-ticaretsiyaset arasındaki çıkar ilişkileri ne yazık ki demokrasimizin üzerine karabasan gibi çökmüştür.
İkinci cumhuriyetçi aydınların büyük etkinliğe ulaştıkları kendine yakın kamuoyu şirketleri aracılığıyla yaptırdığı seçim anketleri, sonuçları AKP lehine yönlendirecek üslupla topluma sunmuştur.
İkinci cumhuriyetçiler: Partimiz daha eğitimli kesimlerde yaygın olan modernite oylarını büyük ölçüde artırmıştır. Ancak günümüzde modernite oyları, aydınlanma devrimleri ve laik cumhuriyet kurum ve değerlerine duyarlılık yanında siyasal ve ekonomik istikrar, piyasalarda libarelleşme ve dış dünyayla bütünleşme süreçlerinden de olumlu olarak etkilenmektedir. AKP'nin aydınlanma devrimleri ve laik cumhuriyetin kurum ve değerlerine duyarlılık konusunda sürekli takiye yapmasına rağmen bu kesimlerden, başta ikinci cumhuriyetçiler olmak üzere beklenmemesi gereken ölçüde oy almasının altında yatan nedenlerden biri budur.
Medya hükümetin sözcüsü: Ülkemizde medyanın ulaştığı tekelci yapı, medya sahiplerinin ekonominin diğer alanlardaki hâkim konumları ve bu alanlardaki konumlarını iktidar ile dayanışma içine girerek sürdürme arayışları medyanın çok büyük bölümünü hükümetin adeta sözcüsü durumuna getirmiştir. Hükümetin ilkesiz ve yanlı kadrolaşmasıyla adeta teslim aldığı TRT de ne yazık ki tarafsızlığını yitirmiştir.
İktidar olanaklarıyla seçim rüşveti: Tarikat dayanışmalarından güç alan hükümet, iktidar olmanın sağladığı olanakları seçim rüşvetine dönüştürerek son yirmi yılda zaten siyasi kimlik erozyonuna uğratılmış, eğitim düzeyi düşük olan bu kesimlerin oyunu hak etmediği oranlarda almıştır.
Öte yandan, dün bir basın toplantısı düzenleyen CHP'li Kemal Anadol, TRT yönetimini CHP karşıtlarına alet olmakla suçladı.