scorecardresearch.com

'Bırak bu saf çocuk numaralarını'

'Bırak bu saf çocuk numaralarını'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "fal partisi" sözlerine, "Sayın Recep Tayyip Erdoğan sen bırak bu saf çocuk numaralarını. Ortada yumurta da var, fol da var hatta civciv bile var. Hepsi var" dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun hedefinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP vardı. AKP’nin kendi iktidarını ve statükosunu yarattığını savunan CHP Genel Başkanı, şöyle dedi: 

“Devletin bütün çarkları artık AKP için çalışıyor. Valisi AKP için çalışıyor, kaymakamı AKP için çalışıyor, askeri AKP için çalışıyor, müdürü, emniyet müdürü, vergi dairesi müdürü hepsi AKP için çalışıyor. Bizim işimiz sadece AKP ile mücadele etmek değil. Biz AKP ve onun yarattığı statükoyla mücadele ediyoruz. Öyle millet falan dediğine bakmayın. Onun için millet eşittir Recep Tayyip Erdoğan. Millet kavramının içini tamamen boşalttılar. 10 yıl içinde firavunlaştılar. Kendi statükolarını yarattılar. Gitmemek için çaba harcıyorlar. Çünkü o kadar palazlandılar ki artık o kadar yetkileri var ki yasama ve yargıyı da yürütmenin emrine verdiler. Tek güç haline geldiler. Yolsuzluk mu istediğin kadar yapabilirsin.” 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “fal partisi” sözlerine de yanıt veren Kılıçdaroğlu, şöyle dedi: 

“Kur’an-ı 20 milyar dolarlık yolsuzluklarına örtü yaptılar dedim. Açıklama yapmış Sayın Başbakan, 'Ortada diyor fol yok yumurta yok, yolsuzluk yapmakla itham ediyor beni Kemal Kılıçdaroğlu' diyor. 'Genel Başkan mıdır, falcı mıdır anlayamadım, CHP değil Cumhuriyet hayal partisi, Cumhuriyet fal partisi' demiş. Sayın Recep Tayyip Erdoğan sen bırak bu saf çocuk numaralarını. Ortada yumurta da var fol da var hatta civciv bile var. Hepsi var. Ben sana soru soruyorum. Bu 4+4+4’ün içinde 24., 25., maddeler niye var? '2030 yılına kadar yapacağınız ihaleler Kamu İhale Yasası’na tabi değildir' diye hüküm getirdiniz. Diyorsun ki 'fol yok yumurta yok', ikisi de var. Foldasın yumurtanın üzerine oturmuşsun. 2030 yılına kadar oradan kalkmayacaksın, sen çünkü hortumuna devam edeceksin. Göreceksiniz yakında bunların tamamının ipliğini pazara çıkaracağız. İşin falı mı kalmış. Meclis’ten kanun çıkarıyor, 20 milyar dolarlık ihale Kamu İhale Yasası’na tabi olmayacak diyor. Efendim ortada fol yok yumurta yok. Ben söylüyorum yer çekimi kanunu ne kadar gerçekse senin 20 milyar dolarlık hortumun da o kadar gerçek.” 

“BU BAKAN MEKSİKA HÜKÜMETİNİN BAKANI DEĞİL”
Başbakan’ın Seul’e giderken "sınavlar ve özel dershaneleri kaldıracağız” şeklinde bir açıklama yaptığına işaret eden CHP Genel Başkanı, şöyle devam etti: 

“Söylediği tarih 25 Mart 2012. 10 gün sonra Milli Eğitim Bakanı dedi ki, bir sınav yetmez, 3 sınav olması lazım. Bu bakan Meksika hükümetinin Milli Eğitim Bakanı değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanı. Recep Tayyip Erdoğan da başka ülkenin Başbakan'ı değil, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin Başbakanı. Aynı kabinedeler. Birisi kalkacak diyor öbürü bir sınav yetmez 3 sınav olacak. Sayın Arınç açıklama yaptı, 'dershaneler kalkmayacak' dedi. Şimdi kim doğruyu söylüyor. Başbakan mı, bakanlar mı? Siz AKP yalakası medyada bunlardan hangisi doğru söylüyor diye bir eleştiri yazısı okudunuz mu? Okuyamazsınız. 

Merkez medyaya da söylüyorum. Deniz Feneri gibi bir davayı birinci sayfada küçük bir haber yapamazsınız. Hangi özgürlükten bahsediyorsunuz siz? Haber yaparsam hükümet kızar mı? Kızarsa kızsın, özgürlüğün bedeli var. Bedel ödenmeden demokrasi gelmez. Silivri Toplama Kampı'nda olanlar bedel ödüyorlar, bari onlardan utanın.” 

“SAĞLIK BAKANLIĞI PERSONELİNİN ÖLÜP ÖLMEDİĞİNİ BİLMİYOR”
 
Her yerde doğruları söylemeye devam edeceklerine dikkat çeken CHP Genel Başkanı, “Bunların icraatları, Sağlık Bakanlığı’nda atama yapıyorlar. Bin 500 kişi galiba. Ölmüş insanın ataması olur mu, emekli olanın ataması olur mu? Emekli olanları atamışlar, ölmüş adam hayatta değil ama Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre hayatta. Bunun adı Sağlık Bakanlığı. Kendi personelini bile ölüp ölmediğini bilmiyor, sen ülkeye nasıl sağlık getireceksin” diye konuştu. 

Konuşmasında Meclis Başkanı’na da seslenen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 

“Ve Sayın Cemil Çiçek hapisteki milletvekillerinin sorunu senin sorunundur. Çözecek olan sensin. Protokol için bizi bir araya getiren de sensin. Protokolün gereği niye yerine getirilmiyor diye soracak olan da sensin. Şimdi Meclis’ten bin 500 kişiyi atacaksan başka yerlere göndereceksin. Nasıl seçeceksin bin 500 kişiyi. Madem bu kadar fazla vardı 10 yıl içinde Meclis’e kimler alındı, çık onu anlat.” 

Kılıçdaroğlu, konuşmasında, “Nerede bir sorununuz varsa adresiniz CHP’dir gelin beraber çözeceğiz” dedi. (ANKA)

http://www.radikal.com.tr/108460810846088

YORUMLAR
(8 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

akp ve medya - rasnolnikov

şimdi ülkemiz medyasında hergün bize dayatılan hergün farklı farklı tv kanallarında konuşan isimlere bakalım (nazlı ılıcak- negahan alçı -mümtazer türköne - fehmi koru-ahmet kekeç-mehmet barlas-emre aköz-ersin ramoğlu-)ve daha adını hatırlayamadığım bir sürü isim bu yazarlardan şimdiye kadar farklı bir bakış açısı gördünüzmü? Bu yazarlardan hangisi bir gün akp nin bir icraatını eleştirdi.Nasıl bir ülke burası nasıl bir vatan nasıl bir dünyada yaşıyoruz. 80 darbesini sevinç gözyaşlarıyla karşılayan nazlı ılıcak bugün darbe karşıtı olmuşta haberimiz yok .Yolsuzluklar almış başını gidiyor ne bir ses ne bir seda duyuluyor güzel ülkemde.Herkes sus pus olmuş herkes kendinden korkar olmuş.Orwelin 1984 adlı ütopyasındaki gibi herşey büyük birader bizi izliyor ...umarım yayınlarsınız

Aman allahım - bilselerdi34

Sayın kılıçtaroğlu oratada 20 milyar dolarlık yolsuzluk varsa resmi belgelerle ıspatla yada sus çamur atma herkes işine baksın siz muhalefetliğinize devam edin zaten memleketede bi faydanız yok geçmiş şecerenizde kirli önce geçmişinizle yüzleşin adınıza(Cumhuriyet HALK Partisi) deniliyor bari halkla bütünleşin sosyete partisi olmaktan vazgeçin

AKP İYİCE YALPALIYOR, TUTARSIZLAŞIYOR - Sedat Gürsel

AKP iktidarının 10. yılına doğru giderken iplikleri iyice pazara çıkmaya başladı. Eğer Türkiye'de özgür bir basın olabilseydi, şu an iktidarda olabilirler miydi o tartışılabilir. AKP son dönemlerde iyice yalpalamaya başladı, bir söylenenin ertesi gün, tam tersi söyleniyor. Yola çıkışlarındaki söylemler ile şu anki söylemleri tamamen farklılaştı. Recep Bey "bizim için demokrasi amaç değil araçtır" dediği halde Libya, Tunus, Mısır, Suriye, İran gibi İslam ülkelerini demokratik olmamakla suçlayabiliyor. Bu mantıkla AKP'nin düyman saymayacağı hiçbir İslam ülkesi de kalmadı. Ancak İsrail ve ABD ile dostluğu baki, bunu da asla onları düşman ilan etmemesinden anlıyoruz.

Riyakarlar - papirus0606

Kıblesi ABD olanlardan her türlü riyakarlık beklenir.. Ağzına sağlık KILIÇDAROĞLU..

adam doğru demiş - keryil

aynı şeyi toki için de söyleyebilirim. biliyorsunuz toki'nin yaptığı binalar da çeşitli denetimlerden muaf. yani yürütmenin doğrudan iradesiyle yürüyen işler hiçbir güvenlik/yerindelik/yolsuzluk denetiminden geçmiyor. buna bakıp da fol yok yumurta yok diyene fol/yumurta olsun diye önce yolsuzluğun yapılmasını, binaların yıkılmasını mı bekleyelim.

CHP.. - Sinan Devrim

20 milyar dolarlık tablet rant gerçeğini anlatması bir yana AKP iktidarının din bezirganlığını Rahmetli İnönü için uydurulan yalan söylemleri çürütmesi nefisti.Bu toprakların ulusal kahramanları ve Cumhuriyet ile kavgalı iktidarın kindar ve vicdan karartan dayatmalarına verdiği yanıtlar ile CHP'nin trendini sürekli yükseltmekte.İzlemedeyiz.

Bir yurttaş olarak aynı soruları soruyoruz! - amaurot

Bu sorulara bu ülkenin bir yurttaşı olarak bizde cevap bekliyoruz: 1)"Bu 444’ün içinde 24., 25., maddeler niye var? '2030 yılına kadar yapacağınız ihaleler Kamu İhale Yasası’na tabi değildir' diye hüküm getirdiniz." 2)"Sayın Arınç açıklama yaptı, 'dershaneler kalkmayacak' dedi. Şimdi kim doğruyu söylüyor. Başbakan mı, bakanlar mı? Siz AKP yalakası medyada bunlardan hangisi doğru söylüyor diye bir eleştiri yazısı okudunuz mu? Okuyamazsınız." 3)"Merkez medyaya da söylüyorum. Deniz Feneri gibi bir davayı birinci sayfada küçük bir haber yapamazsınız. Hangi özgürlükten bahsediyorsunuz siz? Haber yaparsam hükümet kızar mı? Kızarsa kızsın, özgürlüğün bedeli var." 4)“Bunların icraatları, Sağlık Bakanlığı’nda atama yapıyorlar. Bin 500 kişi galiba. Ölmüş insanın ataması olur mu, emekli olanın ataması olur mu? Emekli olanları atamışlar, ölmüş adam hayatta değil ama Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre hayatta. Bunun adı Sağlık Bakanlığı. Kendi personelini bile ölüp ölmediğini bilmiyor, sen ülkeye nasıl sağlık getireceksin” 5)"Ve Sayın Cemil Çiçek hapisteki milletvekillerinin sorunu senin sorunundur. Çözecek olan sensin. Protokol için bizi bir araya getiren de sensin. Protokolün gereği niye yerine getirilmiyor diye soracak olan da sensin." Yapılanın söylenmediği, söylenenlerinse yapılmadığı AKP iktidarlı Türkiye'de, bu ve bunun gibi esas sorunları içeren sorulara cevap verilsin diye ne kadar beklemek gerek?