'Bizi buraya sokmayanlar utansın...'

'Bizi buraya sokmayanlar utansın...'
'Bizi buraya sokmayanlar utansın...'
Çankaya Köşkü'nde ilk kez 'eşli' olarak gerçekleştirilen resepsiyonda konuşan Başbakan Erdoğan, "Beni ve eşimi bugüne kadar buraya sokmayanlar utansın" dedi.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Cumhuriyet’in 89’ncu yıldönümü Ankara’da yürüyüşle kutlamak isteyenlere yönelik polis müdahalesini savunurken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşte ‘illegal örgütlerle’ birlikte olmakla suçladı. Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde ilk kez türban yasağının olmadığı eşli bir Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu düzenlenmesini “Beni ve eşimi bugüne kadar buraya sokmayanlar utansın” diye değerlendirirken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “Bazı resimler vardır çok anlamlıdır. Bugünkü resim de öyle anlamlı bir resim” şeklinde yorumladı. Gül ile Erdoğan’ın, cezaevlerindeki açlık grevlerine ilişkin değerlendirmeleri ise farklıydı; Gül, “Açılık grevlerinin bitmesi” çağrısında bulunurken, Erdoğan “Aç kalan falan yok” dedi. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının akşam saatlerindeki adresi Çankaya Köşkü’ydü. Önceki yıllarda askerlerin türbanlı katılım gerçekleşeceği gerekçesiyle hazır bulunmadığı, bu nedenle de ‘eşli ve eşsiz’ şeklinde aynı gün iki ayrı resepsiyon organize edilen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, geçen yıl ilk kez resepsiyon sayısını teke indirilmişti. Ancak Van Depremi nedeniyle bu resepsiyon gerçekleştirilememişti. Bu yıl ilk kez Köşk’te Cumhuriyet Bayramı için eşli ve tek bir resepsiyon düzenlendi. Resepsiyona katılanlar ağırlıklı olarak eşleriyle gelirken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile kuvvet komutanları da resepsiyona eşleriyle geldi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılmadığı resepsiyona MHP lideri Devlet Bahçeli katılırken, BDP’den Sırrı Sakık ve Hasip Kaplan ile bağımsız milletvekili Ahmet Türk de resepsiyonda hazır bulundu.

Erdoğan’dan CHP’ye yürüyüş tepkisi

Resepsiyonda gazetecilerle sohbet eden Başbakan Erdoğan, gündüz saatlerinde Ankara Ulus’taki kutlamalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Yapılan alternatif kutlama da değildi adeta provokasyondu” dedi. CHP’ye tepki gösteren Erdoğan, sabah saatlerindeki kutlamalarda birlikte oldukları Kılıçdaroğlu’nun daha sonra Hipodrom’a gelmeyerek Ulus’a gittiğini belirterek, “Hukuk devletinde mevzuat var buna göre Ankara’da 8 yer ayrılmış miting alanı için siz bunları kabul etmiyorsanız Ulus’ta toplanıp Anıtkabir’e yürüyeceğiz diyorsanız, olmaz. Kılıçdaroğlu legal, illegal örgütlere takılıp onları legalleştiriyorsun” dedi. Erdoğan, barikatların talimatı üzerine kaldırıldığının ise doğru olmadığını söyledi: Barikatın kaldırılması emrini ben vermedim; polis görevini yapmadı, 1 polisin burnu kırıldı, 11 polis yaralandı. Ben yolun kapanması ya da açılması yönünde herhangi bir talimat vermedim.

Erdoğan, “2007’nin bir özlemi mi var” şeklindeki soru üzerine, “Belki de oluyordur ama bunun onlara da faydası olmaz” derken, genel olarak kutlamaların nasıl geçtiğinin sorulması üzerine “Gönlümüz öyle olmasından (coşkulu) yanaydı ama Kılıçdaroğlu zihniyeti böyle şeyler almıyor” dedi.

Erdoğan, önceki gün İstanbul’da düzenlenen tenis turnuvasında bakanların ‘yuhalanmasını’ anımsatarak, “Aynı zihniyet bana da yaptılar. Derdimiz İstanbul’u olimpiyatlara hazırlamak; Ulaştırma Bakanım, Aile Bakanım, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımın hizmetten başka ne taksiratı vardı. Ankara’daki bugünkü zihniyet neyse stattaki de oydu. Bunlar bize bir şey kaybettirmez, organize edenler kaybeder” dedi.

“Üzücü şeyler oldu”

Cumhurbaşkanı Gül de Ulus’ta yürüyüşte yaşanan olayları değerlendirirken, “Üzücü şeyler oldu, umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz… Bayramı herkes nasıl istiyorsa kimseye zarar vermeden istediği gibi kutlayabilmeli” dedi. Gül, yürüyüşten önce Ankara Valiliği’ne bir yazı yazdığın ancak yine de “üzücü olayların yaşandığını” ifade etti.

Eşli resepsiyon sevinci

Köşk’teki resepsiyonda hem Gül’e hem de Erdoğan’a, bu yıl eşli tek bir resepsiyonun düzenlenmesi de soruldu. Erdoğan, “Bizi buraya sokmayanlar utansın. Eşlerle gelinmesi çok güzel biz daha önce eşli gelebilirdik ama böyle bir davet almadık” derken, Gül, “Burada yaşananlar mutluluk verici. Milletin herkesimi burada bazı şeyler artık geçmişte kaldı. Her şeyin zamanı vardı. Umut edelim ki buradaki tablo artık bütün Türkiye’ye yansır. Bu halka büyük moral kaynağı olur. Bazı resimler vardır çok anlamlıdır. Bugünkü resim de öyle anlamlı bir resim” dedi.

Erdoğan, başka bir soru üzerine eşi Emine Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül arasında “en ufak bir tatsızlık, huzursuzluk olmadığını” söylerken, bu yöndeki görüşlerin “yalan ve uydurma; nifak tohumu sokma” amaçlı olduğunu kaydetti.

Gül ve Erdoğan ayrı açlık grevi yorumu

Cezaevlerindeki açlık grevlerini de değerlendiren Erdoğan, “Aç kalan yok, herkes her şeyi yiyor” derken, gerekli görülmesi açlık grevi eylemine müdahale edebileceklerini söyledi. Gül’den ise farklı bir açıklama geldi. Gül, “Bu ciddi bir konu, Türkiye’nin önemli bir meselesi; kendi coğrafyamızda yaşanan olayları görüyoruz, bütün bunlara çok kapsamlı bakmak lazım. Açılık grevlerinin bitmesi için çağrıda bulunmak isterim. Sorunların çözülmemesi sorunu daha da derinleştiriyor. Türkiye eskiden bu tip acılar yaşamıştı bunlara fırsat vermemeliyiz. Türkiye’de herkes konuşabilmeli, en aykırı talepler bile şiddet yoksa konuşulabilir. Bu probleme bir an önce son vermeliyiz. Sorun büyüdükçe çözmek zorlaşıyor. Tıbbi açıdan gereken her şey yapılmalı” dedi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin de konuyla ilgili açlık grevinde olanların sayısında 300 kişilik bir azalma olduğunu bildirdi.