Boğazın suyu Haliç'le buluştu

Boğazın suyu Haliç'le buluştu
Boğazın suyu Haliç'le buluştu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Haliç'e Boğaz suyu verilmesi projesinin açılışını gerçekleştirdi

İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Haliç’e Boğaz suyu verilmesi projesinin hizmete girişi için düzenlenen törende konuştu. İşte Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları

“Haliç’te şu anda 48 çeşit balık var. Yeni su sirkülasyonuyla bu sayı artarak devam edecek.

Haliç, bu proje sayesinde akvaryum özelliğini koruyacak. Suyun canlı kalmasını, yenilenmesini sağlıyoruz. Yeniden kirlenmeye müsaade etmeyeceğiz. Haliç projesinin dünyada bir örneği yok.

Bu projenin maliyeti 44 milyon liradır. 1995 yılından 2012’ye kadar paket olarak maliyeti 758 milyon doları bulur.

Rami Kışlası Kültür Merkezi önümüzdeki en önemli projedir. Rami Kışlası boşaldıktan sonra, orayı Türkiye’nin bir numaralı kültür merkezi yapacağız. En büyük kütüphanemizi burada kuracağız.

Muhalefete ‘Büyükşehir nedir?’ diye sorun, anlatamazlar. Bunların dünyasında büyükşehir tanımı yok. Bunlar bir dönemden fazla belediyecilik yapamazlar. Ama ideoloji onların daha orada daha fazla kalmalarına imkan veriyor. Mülki sınırları belediye sınırları içerisine alalım, böylece imar bütünlüğü sağlayalım diyoruz.

‘Siz federal yapıya geçmek istiyorsunuz’ diyorlar. Bunların içinde AK Parti’li, CHP ’li ve diğer partiden belediyeler var. Büyük düşünmeye mecburuz, küçük düşünenlerle bu işi yapamayız.

29 ilde büyükşehir anlayışı geldiğinde tek meclis olacak. Bu meclis, il genel meclisinin yaptığı işleri üstlenecek.

Sayın Kılıçdaroğlu ’na soruyorum, Muğla Belediyesi ne demektir? Fethiye, Bodrum ve Datça Belediyesi, Muğla'ya bağlı mıdır değil midir? Korkarım ki ‘bağlıdır’ der. Çayeli Belediyesi neyse Rize Belediyesi de odur. Muğla Belediyesi neyse, Bodrum Belediyesi de odur.
Bugün tarihi günlerimizden birini yaşıyoruz. Proje, İstanbullulara hayırlı olsun diliyorum.”

Erdoğan, 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilerek, şehrin sorumluluğunu üstlendiğinde, Haliç'i “adeta bir bataklık” olarak teslim aldıklarını ifade etti. Başbakan Erdoğan, “Şahsım Kasımpaşa'da doğmuş bir İstanbullu olarak, Kasımpaşa'dan Fener'e, Kasımpaşa'dan Balat'a hangi tablo içerisinde geçtiğimizi çok iyi bilirim. Adacıklar... Kokudan geçilmeyen bir Haliç. Sandallarla Haliç'teki vapurlarla karşıdan karşıya geçerdik. Bugünleri görmenin de hayalini hep taşırdık” diye konuştu.

"YENİDEN BİR KİRLENMEYE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ"

Başbakan Erdoğan, bugün açılışı yapılan proje ile Karadeniz'den gelip İstanbul Boğazı'ndan Marmara'ya giden deniz suyunun Haliç'le buluşturulduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Sarıyer'deki Çayırbaşı sahilinden aldığımız deniz suyunu, 4 bin 990 metre uzunluğunda bir tünelle Ayazağa'ya getiriyor, oradan Kağıthane Deresi vasıtasıyla Haliç'e bırakıyoruz. Bu sistemle, bilhassa yağışın olmadığı dönemlerde Haliç'e günde 260 bin metreküp deniz suyu akıtacağız. Bu su akıtılmazsa aynı duruma düşeriz. Bu su akıtılınca Haliç, akvaryum niteliğini koruyacaktır, böyle bir nitelik kazanacak. Sürekli bir sirkülasyon olacak ve yeniden bir kirlenmeye müsaade etmeyeceğiz. Biz, Haliç'i deniz suyu ile buluşturarak, buradaki suyun yenilenmesini, havalanmasını, canlı kalmasını sağlıyoruz.”

Başbakanlık Devlet Arşivi tesislerinin bir kaç ay içinde açılışının yapılacağını bildiren Erdoğan, “Ciddi zenginliğe ihtiyacımız var. Arşivlerin güvence altına alınması, tamamıyla elektronik sistemle takviye edilmesi için burası yapıldı. Çok çok modern, gerçekten Türkiye'nin ciddi bir tarihi açığını inşallah burayla kapatıyoruz. Açılışını da bir iki ay içerisinde yapacağız. Çünkü burası adeta ülkenin yönetimiydi. Şimdi de işte o yönetimin aklını burada sağlama alacağız. Arşivde dosyalarda neler var bunları göreceğiz” diye konuştu.
Erdoğan, Türkiye'de Haliç'le ilgili projenin bir başka örneği bulunmadığını kaydederek, dünyada da sadece su yönlendirmesi şeklinde bazı çalışmalar bulunduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, “Sarıyer'den tünel ve Kağıthane Deresi aracılığıyla Haliç'e su getirmemizi sağlayan projenin maliyeti 44 milyon lira. Proje paketinin şu ana kadar maliyeti 758 milyon doları buluyor. Sene 1995, sene 2012... İstanbul'un bu en güzel bölgesini kurtarmakla, şehre kattığımız değerin karşılığını hesaplayabilmenin ise mümkün olmadığına inanıyorum” dedi. (AA)