'Bu tank neyin nesi İsmet Abi'

'Bu tank neyin nesi İsmet Abi'
'Bu tank neyin nesi İsmet Abi'
Ankara yeni yılda namlusunu kente çevirmiş bir tankı konuşacak gibi. AK Partili vekiller, Savunma Bakanı'na "Bu ne iş?" diye soruyor.
Haber: ÖMER ŞAHİN / Arşivi

28 Şubat sürecinin işaret fişeği Sincan’da yürüyen tanklardı. Etimesgut Zırhlı Birlikleri’nden hareket eden tankların gözdağı veren cadde geçişiyle demokrasiye ‘balans ayarı’ yapılmıştı. Ankara yeni yılın ilk günlerinde yine bir ‘tank’ olayını konuşacak gibi. Etimesgut Zırhlı Birliği’nde bu sefer tek bir tank başrolde. Bu tank sivil halkın içinde yürümüyor. İçinde ve yanında asker de yok. Tel örgüyle çevrili askeri alanda bekliyor. Şehre hâkim bir tepede, yanında Türk bayrağı ile ‘simgesel’ bir duruş içerisinde. Dikkatli gözlerden kaçmayan bu ‘duruş’u ‘sorun’ haline getiren, tankın namlusu. Tankın namlusu şehrin merkezine çevrili. 

AK Parti ’nin önemli bir ismi tankın peşine düşmüş durumda. Geçen gün arabasıyla gelirken fark etmiş. Telefon açtığında öfkeliydi. “O tankı gördün mü?” dedi. Benden “Hayır” cevabını alınca başladı anlatmaya: “Şehrin içinde namlusu Meclis’in olduğu kent merkezine dönmüş bir tank nasıl olur? Askeri vesayete son verdik, asker kışlasına döndü, ileri demokrasiye geçiyoruz diyen bir parti olarak bunu içimize sindiremeyiz.” Doğrusu demokratik duyarlılık adına sevindirici bir refleksti. Kendisine, “İyi ama iktidardasınız?” dediğimde, gelecek hafta mutlaka konunun muhataplarıyla temasa geçeceğini söyledi. Yani Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’la. Bana söylediği son söz “Bu tank neyin nesi İsmet Abi diye soracağız” oldu. Bakalım, bu çabalar tankın namlusunun yönünü çevirtebilecek mi? 

Tank, Ankara’nın en işlek ve hızlı gelişen Eskişehir yolunda. Ümitköy-İncek kavşağına gelindiğinde tel örgülü askeri arazinin tepesindeki tank net bir şekilde görülüyor. Sadece Ankara’da yaşayanlar değil Afyon, İzmir, Antalya çıkışı olduğu için, o yöne gidenler de görebiliyor. AK Parti’li isim o tankın seçimlerden sonra oraya konduğunu söylüyor. O tank ne zamandır ordadır? Niye konmuştur? Namlusu niye Ankara’ya dönüktür? Bu sorulara yanıt gerekiyor. Genelkurmay İletişim Daire Başkanlığı’na iki kez not bıraktık ama yoğunluktan olsa gerek dönüş olmadı. Bekliyoruz…

Erdoğan, Mesut ve Arda’ya ne dedi?
Başbakan Tayyip Erdoğan ’a geçen hafta renkli bir ‘geçmiş olsun’ ziyareti yapılmıştı. Real Madrid’li Mesut Özil, Atletico Madrid’li Arda Turan Dolmabahçe’deki ofise gelmişti. Yanlarında Rıdvan Dilmen ve Acun Ilıcalı vardı. O görüşmeden dışarıya toplu fotoğraf ile Real Madrid’li futbolcuların imzasını taşıyan hediye forma yansıdı.
Kendisi de eski bir futbolcu olan Başbakan, futbolu iyi bilir. Maçları takip eder. Futbol literatürüne de hâkimdir. Hakan Şükür’den Nihat Kahveci ve Arda Turan’a kadar bazı futbolcularla ‘bloklar arası bağlantı, pivot santrfor’ türü uzmanlık gerektiren sohbetler yaptığı da biliniyor. Dolmabahçe’deki görüşmede futbol da konuşulmuş ama asıl dikkat çekici olan Erdoğan’ın öğütleriymiş. Futbolculara bir ‘baba’ şefkatiyle yaklaşmış Erdoğan, daha çok saha dışı taktikler vermiş:
 
“Disiplinden uzaklaşmayın, antrenmanlarınızı aksatmayın. İspanya’da hepimizi temsil ediyorsunuz. Daha büyük başarılara imza atmanız, başka arkadaşlarınızın da önünü açacaktır. Başarı ve disipliniyle kendini uluslararası ölçekte kabul ettiren sporculara devletimizin kapısı da ardına kadar açıktır.” La Liga’da gururumuz olan Mesut ve Arda, son dönemde özel hayatlarıyla da gündemde. Özellikle Mesut Özil. Geçen yıl harika bir sezon geçiren Mesut, yedek kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Kulüp başkanı ve hocası Maurinho’nun da Mesut’u uyardığı medyaya yansımıştı. Erdoğan’ın sözleri bu anlamda da uyarıcı nitelikte. İkinci yarı Mesut’u izledikçe akla Başbakan Erdoğan ’ın öğütlerine kulak verip vermediği gelecektir.