Çarşafların arkasına bir soru: Vicdanınız sızlamıyor mu?

Çarşafların arkasına bir soru: Vicdanınız sızlamıyor mu?
Çarşafların arkasına bir soru: Vicdanınız sızlamıyor mu?
12 Eylül davasında avukatlar darbe dönemi uygulamalarını sıralayarak Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'ya sordular: Vicdanınız sızlamıyor mu?

ANKARA - Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı 12 Eylül davasının bugünkü duruşmasında vicdan tartışması yaşandı.
Sanıkların iki gündür olduğu gibi yatakta yatarken 4 LCD ekranla görüntüleri yansıtılan davada çapraz sorguya geçildi. Duruşmada müdahil avukatlardan Hasan Ürel, Kenan Evren'e, ''Basında yer alan demecinizde, Abdi İpekçi'nin öldürülmesine üzüldüğünüzü belirttiniz. Üzülmenizin nedeni nedir? Cevap verecek misiniz?'' diye sordu. Evren, ''Hayır, cevap yok'' dedi.
12 Eylül döneminde Kahramanmaraş’ta 11 ay boyunca işkence gördüğünü söyleyen bir avukat Evren'e, “Dört arkadaşım yanı başımda yaşamını yitirdi. Vicdanınız sızlamıyor mu?” diye sordu ve arkadaşlarının fotoğraflarını gösterdi.

Duruşmada müdahiller ve avukatları, sanıklardan Kenan Evren'e soru sormaya devam etti. Evren, soruların hiçbirine yanıt vermedi.
Evren'e yöneltilen sorulardan bir kısmı şöyle:
- Avukat Aydın Erdoğan: “Süleyman Cihan 12 Eylül döneminde gözaltındayken işkencede öldü. Sayın Evren sizin o dönemde uçan kuştan haberiniz olurdu değil mi? Mezarlığa kimliği meçhul olarak gömülmüş. Sizin hiçbir yakınınız bu şekilde kayboldu mu?”, “12 Eylül döneminden Mehmet Ağar'ı tanır mısınız?”
- Avukat Savaş Demirtaş: “DİSK'in kapatılmasının, mal varlığına el konulmasının, yöneticilerinin yargılanmasının sebebi nedir? Bunda TÜSİAD'ın etkisi var mı?”
- Avukat Öztürk Türkdoğan: “Türkçe dışındaki dilleri neden yasakladınız? Kürtlere asimilasyon programını militarist bir tarzda sistematik işkence uygulayarak niçin yaptınız?”, “Hala bu ülkede kan akıyor, sizin darbenizden sonra 40 bin insan yaşamını yitirdi. Bu ülke bu asimilasyon durumunu aşmaya çalışıyor. Neye mal olduğunuzun farkında mısınız?”, “Diyarbakır'da sistematik işkenceye neden başvurdunuz? Talimatını verdiniz mi, vermediyseniz neden göz yumdunuz?”, “Alevilere yönelik asimilasyon programını hayata geçirmenizdeki amacınız neydi?”, “Cemil Kırbayır'ın da aralarında bulunduğu gözaltındayken kaybedilen insanların cenazelerine ulaşılamadı. Bunların aileleri cesetleri arıyor. Hiç mi vicdanınız sızlamadı? 104 yaşında Berfo Kırbayır geldi. Sizi görmek istiyor. 'Sana hakkımı helal etmiyorum, iki elim yakandadır' demek istiyor. Berfo Kırbayır'dan özür dileyecek misiniz? Oğlunun mezarının yerini söyleyecek misiniz?”


TÜRKİYE ’YE BİR İYİLİK YAPIN’


Türkdoğan, sorulara başlamadan önce, Evren'in dün, “ bugün de olsa aynı şekilde ihtilal yapardık” dediğini hatırlatarak, “Artık yapamazsınız, sizin bıraktığınız kötü miras nedeniyle teşebbüs edenlerin hepsi yargılanıyor. Darbe yapıldığında nasıl karşı çıkılacağını biliyoruz, o nedenle yapamazsınız” dedi.
“Gelin yurttaş olarak Türkiye'ye bir iyilik yapın” diyen Türkdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü, “Bir vicdan toplantısı yapalım. Bildiklerinizi anlatın. Anlatın ki gelecek kuşaklar bütün bunları öğrensin de bu toplum bir daha böyle kötülüklerle karşılaşmasın. Hâlâ bize bir iyilik yapma borcunuz var. Çünkü gelecek kuşaklar darbeyle tanışmasın. Evlatlarını arayan anaların elini öpün, onlardan özür dileyin. Hiç mi vicdanınız kalmadı. Susmayın, çünkü bu saatten sonra susmanın anlamı kalmadı.” (ajanslar)