Çelik: AB en önemli hedefimiz

Çelik: AB en önemli hedefimiz
Çelik: AB en önemli hedefimiz
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, "AB, bizim için çok önemli bir hedeftir. Kendimiz kalarak, milli benliğimizi koruyarak, yozlaşmadan, medeni dünya ile uzlaşmak zorundayız" dedi.

Çelik, Kocaeli Sanayi Odası'nın (KSO) meclis toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomik krizin ardından yaşanan daralmayla Yunanistan'ın iflas ettiğini, “S.O.S” vererek adalarını sattığını hatırlatarak, İspanya'nın da kötü durumda olduğunu, işsizliğin yüzde 25'e ulaştığını, Amerika'da bile işsizliğin yüzde 8'i geçtiğini söyledi.

Çelik, Türkiye'de ise işsizliğin yüzde 8'lere kadar gerilediğini, krizle yüzde 16'ları bulduğunu ancak tekrar yüzde 8'ler civarına gerilediğini dile getirerek, “İşsizlik açısından batı Avrupa ülkeleri ve kalkınmış ülkelerle mukayese edildiği zaman oralarda da çok şükür iyi durumdayız” diye konuştu.

"SEN AĞA, BEN AĞA, YA BU İNEĞİ KİM SAĞA.."

Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi'nde (UMEM) ise istenen başarının elde edilemediğine işaret eden Çelik, şöyle konuştu:

“Toplumumuzda refah arttıkça insanlar beyaz yakalı olmak istiyor, kimse mavi yakalı olmak istemiyor. Bizim Vanlılar'ın söylediği güzel bir laf var, 'Sen ağa, ben ağa, ya bu ineği kim sağa...' Kimse inek sağmaya talip değil, herkes süt içmeye talip. Bana iş istemeye gelenlere espri yollu, 'Sen iş mi istiyorsun, maaş mı?' diyorum. Türkiye'de iş isteyen için iş var.

Bu dönem Gaziantep milletvekiliyim, inanın sizi temin ederim, Gaziantep'te işsizlik yok, iş gücüne ihtiyaç var. Bir madenci arkadaşım Ağrı'da altın madeni şantiyesi kurdu, bana Ağrı'da işçi bulamadığını söyledi. İş isteyenlerin 'sigortamı yapmazsan gelirim' dediğini bildirdi. Ağrı, Türkiye'nin en geri kalmış vilayetidir. Niye? Sigortalı işçi olunca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları'nın verdiği yardımlar kesiliyor. Annelere 'çocuk parası' veriyoruz, o kesiliyor.”

Van'da seçim çalışması yaptığı sırada bir kadının adeta yakasına yapışırcasına “Bizim paraların yarısını niye kesiyorsunuz” dediğini anlatan Çelik, “ BDP 'liler gidip vatandaşa bu parayı Avrupa Birliği'nin verdiğini, hükümetin paranın yarısını dağıttığını söylemiş. Avrupa Birliği sana günahını vermez. Kadın ciddi ciddi inanmış, bizim yakamıza yapıştı. 'Memleketimizde insanın boynu bükük kalmasın, kadınlarımızın öz güveni olsun' dedik, karşılaştığımız muameleye bakın. Bu yalan, yalan haber , dedikodu hastalıklarımızdan birisidir” şeklinde konuştu.

"CARİ AÇIK İNDİRİLDİ"

Cari açık problemine de değinen Çelik, cari açığın geçen yılın ekim ayında zirve yaptığını, 78-79 milyar dolara kadar çıktığını, ciddi tedbirlerle 58 milyar dolara kadar indirildiğini kaydetti.

“Cari açığımızın esas sebeplerinden birisi, enerji tüketimimiz ve enerji ithal etmemizdir” diyen Çelik, “2011 ekiminde enerji dışı cari açık 33 milyar dolara çıktı, alınan tedbirlerle bu 7,3 milyar dolara kadar indirildi. Bu, önemli bir gelişmedir. Türkiye'nin enerji ithalatı 58 milyar dolar. Bazıları insafsızlık ediyor. Geçmişte kimse yarınını göremiyordu.

Şu anda cari açık inşallah Türkiye'nin gündeminden bir problem olarak kalkacak” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine de değinen Çelik, şöyle konuştu:
“Demokrasimize büyük yatırım yaptık. Avrupa Birliği ile müzakereler yaptık. 'AB yıkılıyor, batıyor', öyle demeyelim. AB, bizim için çok önemli bir hedeftir. Kendimiz kalarak, milli benliğimizi koruyarak, yozlaşmadan, medeni dünya ile uzlaşmak zorundayız. AB, bizim için vazgeçilmez bir hedeftir. Tüm müzakereler yapıldıktan, her şeyi tamamladıktan sonra bize 'nüfusunuz fazla, biz sizi alamayız' deseler, paşa gönülleri bilir ama demokratik kriterlerimiz, ileri demokratik standartlara sahip olmamızla AB hedeflerini mutlak suretle yakalamak zorundayız.
Allah'a şükür ekonomik kriterler olarak onları geçtik.”

"YOZLAŞMADAN
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, dış politikaya ilişkin de küresel dünyadaki gelişmelerin farkında olduklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Efendim eksen değişti mi? Hiç eksen meksen değişmedi. Mevlana'nın yaptığı bir benzetme var, 'Pergel ne için daima düzgün halkalar çizer? Çünkü pergelin bir ayağı daima sabittir.' Bir ayağımız bizi 'biz' yapan, bizi başkalarından faklı kılan, bize has özellik ve güzelliklerin üzerinde olacak fakat antenlerimizin tüm dünyayı içine alacak şekilde, dünyanın her tarafını kapsaması gerekiyor.

Kendimiz kalacağız, yozlaşmadan dünyayla uzlaşacağız.” (aa)