@sarikayaercan

Cemal Canpolat: Yüzümüzü sola dönüp, hayatı sokakta örgütleyeceğiz

Cemal Canpolat: Yüzümüzü sola dönüp, hayatı sokakta örgütleyeceğiz
Cemal Canpolat: Yüzümüzü sola dönüp, hayatı sokakta örgütleyeceğiz
CHP İstanbul İl Başkanı Adayı Cemal Canpolat, Radikal'e konuştu. Canpolat, "CHP yüzünü sola, sosyalistlere, devrimcilere açmak için adayım. İstanbul'da yeniden örgütlenme sürecini başlatacağım. Hayatı sokakta örgütleyeceğiz" dedi.
Haber: ERCAN SARIKAYA - ercan.sarikaya@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - CHP bugün ve yarın Bostancı Gösteri Merkezi'nde düzenlenecek İstanbul 35. Olağan Kongresi'nde yeni il başkanını belirleyecek. Mevcut İl Başkanı Murat Karayalçın’ın aday olmadığı kongrede şu ana kadar Cemal Canpolat, Gökhan Zeybek, Ali Fatinoğlu, Necdet Saraç, Kenan Sönmez, Koza Yardımcı, Ali Mutlu Köylüoğlu ve Kadir Gökmen Öğüt aday olduğunu açıkladı. Aday olacağını açıklayan İl Başkan Yardımcısı Oğuz Soydan ise adaylıktan çekildi. 600'ü seçilmiş, 35 doğal delegesi olan kongrede il başkanının yanında 40 kişilik yönetim ve 9 kişilik disiplin kurulu ile 176 kurultay delegesi seçilecek.

İl başkanlığı yarışının favori isimleri arasında gösterilen Cemal Canpolat seçildiğinde yapacaklarını Radikal’e anlattı. Adaylık açıklamasında CHP’nin yüzünü sola dönmesi gerektiğini söyleyen Canpolat, “Yüzünü sağ anlayışa çeviren, sağ anlayışı vitrine koyarak CHP'yi iktidar yapmak isteyen, iyi niyetle çalışan arkadaşların bu şekilde CHP'yi iktidar yapamadığını hep birlikte gördük. O zaman CHP yüzünü sola, sosyalistlere, devrimcilere açmak için adayım, onun için buradayım” dedi.

‘YENİDEN ÖRGÜTLENECEĞİZ’

İstanbul’da yeniden bir örgütlenme süreci başlatacaklarını belirten Cemal Canpolat şunları söyledi: “İstanbul'da hassasiyetle üzerinde duracağımız en önemli konu yeniden örgütlenme olacaktır. Öncelikle mevcut parti üyelerimizin aktif katılımcı üretken ve propagandist birer üye olarak üreten ve kazanan olmalarını sağlayacağız. Her üyemizin emeği bizim için iktidarın kilometre taşıdır. Üye yapımızın aktif kişi sayısını artırmanın yani sıra STK'lar sendikalar üniversiteler bizim tekrar örgütlenme alanlarımız olacaktır. 
Doğal oy potansiyelimiz olan yoksullar, işsizler, ötekileştirilmiş gruplar, kadınlar ve gençler en önemli hedefimizdir. Hayatı sokakta örgütleyeceğiz. Yeniden örgütlenme modelimizi 3 temel üzerine kurgulayacağız: Emek eksenli sosyal demokrat nitelikli siyasal örgütlenme... Sosyal ve kültürel örgütlenme... Dayanışma temelli örgütlenme.... İstanbul'un tüm ilçelerinde lokal değişkenleri de gözeterek ana ekseni net bir örgütlenme Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidar yapacaktır. Örgütümüzdeki içsel ayrışmalara ve düzensizliğe bir son vereceğiz. Armonik bir örgüt yapısı zorunluluktur. Bir bütün olarak hareket etmek ve örgütü organik bir bağla bütünleştirmek iktidarın ilk basamağıdır. Kendi içinde uyumu sağlamak en önemli meselemizdir. Doğa uyumdan ibarettir ve hayatta kalmak bu uyumun eseridir.

YAPICI VE ZORLAYICI MUHALEFET

İstanbul’da yapıcı ve zorlayıcı bir muhalefet anlayışı ortaya koyacaklarını dile getiren Canpolat şöyle konuştu: "İstanbul yirmi seneyi aşkın bir süredir, bu çarpık, köhneleşmiş, fonksiyonunu kaybetmiş yönetim tarafından yönetilmekte. İstanbul yerel yönetim açısından adeta bir metal yorgunluğu yaşamakta, dış görünüş itibariyle göze hoş gelebilecek birkaç rötuş dışında belediyenin toplumun sorunlarını çözebilecek bir yönetim anlayışı sergilediğini söylemek oldukça güç. Buradan tereddütsüz biçimde ifade edebilirim ki, biz parti içi bütün enerjiyi kentin sorunlarının çözümü doğrultusunda kullanan, yapıcı ve zorlayıcı muhalefet anlayışını yürürlüğe sokacağız.

'YOKSULLUĞU ORTADAN KALDIRACAK BİR ANLAYIŞ'

Kentin sorunları büyük kütleler halinde önümüzde duruyor. Üstelik buzdağı misali bizler yalnızca sorunların hissedilir taraflarını görebiliyoruz. Asıl büyük karmaşa ve zorluklar derinlerde yatmaktadır. 20 milyona yaklaşmış olan nüfusu sürekli artmaktadır. AKP ‘nin sadece İstanbul’u değil, bütün ülkeyi açmaza sokan politikalarının bir ürünü olarak, şehrin üzerine gün geçtikçe yeni yükler binmektedir. Gerçekten aklı selim bir yönetimin asla kalkışmayacağı “çılgın” projeler; Kanal İstanbul ve 3. Köprü gibi kuzey su havzası başta olmak üzere şehrin akciğerleri sayılabilecek yeşil alanların rant amacıyla imara açılması İstanbul’un yaşam zorluğu katsayısını artıracak acı reçetelerdir. Tüm bu çarpık yaklaşımların yanı sıra, ülkemizin ortak sorunu olan yoksulluk ve işsizlik şehrin üzerine kâbus gibi çökmüştür. Her zaman söylüyoruz, ünlü şair Victor Hugo’nun dediği gibi 'hafifletilmiş yoksulluk değil bütünüyle ortadan kaldırılmış yoksulluk' isteğimizi gerçeğe dönüştüreceğiz. Belediyeler halkın iradesinin en yerel mercileridir. Sorunların hepsini biliyoruz ve dahası yaşıyoruz. Bütün bunların yerinin belediye olduğunu idarede oturanlara anlatacağız. Sorunlar saymakla bitmez. Yoksulluk işsizlik, çevresel felaketler, ulaşım, altyapı eksikliği, teknolojik yetersizlik, sosyal ve kültürel ıssızlık, kentsel dönüşüm ve daha irili ufaklı sayısız derecede sorun, kentimizi bunaltmakta nefes alamaz hale getirmektedir. Bizler hedefimizi, partinin koltuklarından birini işgal olarak belirlemedik. Aranılan, özlenilen, umut edilen, beklenen bir anlayış ile kavgamızın şehrini zincirlerinden kurtaracağız. Öncelikle gerçekten etkili bir muhalefet, ardından yapılacak olan ilk seçimde bu kentin üstüne çökmüş karabasan olmuş olan yönetimden iktidarı alıp ait olan yere, halkımıza geri iade edeceğiz.”

‘İSTANBUL’DA İKTİDAR OLMAK İSTİYORUZ’

Hedefin İstanbul’da iktidar olduğunu vurgulayan Cemal Canpolat  şunları dile  getirdi: “Bakın ne kadar acı bir gerçek karşımızda öylece duruyor. Bu kent ve bu halk tam çeyrek asırdır, haramiler elinde, rantın, talanın, vurgunun ve soygunun merkezi haline getirilmiş. Yoksulları daha da yoksullaştırılmış. Gençleri ve kadınları daha da karamsarlaştırılmış. Gelecek kuşakların yaşam standartları griye boyanmıştır. Artık, “ama”sız “fakatsız” kısacası bahanesiz bir yönetim anlayışını getirmek durumundayız. CHP adına yapılacak ilk iş parti içi dinamizmin tek bir hedefe odaklanması olacaktır. O hedef “iktidar” hedefidir.

‘DAHA FAZLA DİNLEYECEĞİZ’

Parti omurgası içinde iletişim kanallarını halka yönlendireceğiz. Halkından kopuk yönetim anlayışı, halkın sorunlarını çözmeye talip olamaz. Daha fazla dinleyeceğiz daha fazla gözlemleyeceğiz ve hangi bölge olursa olsun, hangi ilçe olursa olsun, hangi mahalle olursa olsun gücümüz ve yetkimiz ne olursa olsun, derhal harekete geçeceğiz. Karşımızdaki iktidar halkın kazanımlarını yok etmek adına çok hızlı davranmaktadır. Bu nedenle kaybedecek vaktimiz yok. Sadece bir örnekle bahsetmek gerekirse, yıllardır sefalet ve perişanlık içinde duran onlarca yerleşim alanı dururken, Sulukule’de kentsel dönüşüm adı altında halkın evlerinin yerleşkelerinin gasp edildiğine ve milyonlarca liraya başkalarına satıldığını gördük. Bunun da nitelikli hırsız misali gayet hızlıca, ustaca yapıldığına üzülerek şahit olduk. Yenilerine asla ama asla izin vermeyeceğiz.”