CHP: AB'nin anahtarı biziz

CHP yerel seçim propagandasını, iktidarın Türkiye'yi AB'ye taşıyamayacağı tezine oturttu. Hazırlanan broşürde, 'AB'nin gerçek anahtarı CHP' denildi.

ANKARA - CHP 28 Mart'taki yerel seçimler için hazırladığı propaganda broşüründe, AKP'nin Türkiye'yi çağdaş uygarlığa ve AB'ye taşıyamayacağı ileri sürülerek, 'CHP, AB'nin gerçek anahtarıdır' denildi.
CHP'nin propaganda kozları çıkmaya başladı. Çizgi filmi ilk kez propaganda malzemesi olarak kullanan CHP, Kenan Doğulu'ya ait 'Güzeller
İçinden Bir Seni Seçtim' şarkısını da seçti. Seçim broşürleri ve kitapçıkları, CHP propagandasının üçüncü ayağını oluşturacak.
12 sayfalık seçim bildirgesinin ilk bölümünde, yerel seçim vaatlerinin uygarlık ve çağdaşlaşma projesi olduğuna dikkat çekildi. İkinci bölümde ise 'Bu proje AB'nin gerçek anahtarıdır' ifadesine yer verildi.
'AKP samimiyetsiz'
AKP yönetiminin çağdaş uygarlığa ulaşmanın olanaksızlığını ortaya koyduğu ileri sürülen bildirgede, 'AKP'nin AB söylemi, göstermelik ve samimiyetsiz'
bulunarak şöyle denildi:
'Çünkü çağdaş ve AB ülkelerinde, suç işleyen milletvekilleri dokunulmazlık zırhından yararlanmaz. Devleti yönetenlerin söylemi başka eylemi başka olamaz. Devlet kadroları parti yandaşlarıyla doldurulamaz.
Vergi kaçıranlara, sahte fatura düzenleyenlere af getirilmez. Teröristlere af çıkartılmaz. Halka ait ormanlar zenginlere peşkeş çekilmez. Devletin, kilit mevkilerine laik devlet ilkelerine inanmayanlar ve ümmetçiler getirilmez. İktidar yandaşı olmayan eğitimciler ve bilim adamları tasviye edilmez.
Araştırma yapan üniversitelerin parası kesilmez, üniversite hükümetin emrine sokulmaz. Kadınlar dünyaya kapatılmaz, aşağılanmaz. Kamu çalışanları hakkında mahrum edilmez, iş güvenceleri yok edilmez.
'Hep zengine olmaz'
Alın terinin karşılığını isteyen çiftçilere 'güzünüzü toprak doyursun' denilemez. Vatandaş açlık sınırının altında yaşarken, sadece yandaşlar zengin edilmez. Devlet adamları, yabancılardan aferin almak için ulusal çıkarları terk etmezler, teslimiyetçi politikalar izlemezler.
Hükümetler en hayati dış politika konularında parlamentolarını devre dışı bırakmaz, bırakamaz. Başbakanların, bakanların kendi cumhurbaşkanlarını, askerlerini, üniversitelerini, bilim kuruluşlarını çatışmaların boy hedefi haline getirmez, getiremez. Yargı organları boy hedefi yapılamaz.
'Yandaşlara peşkeş'
Devlet adamları özelleştirme adı altında iktisadi kuruluşları eşe dosta, yandaşlara peşkeş çekemez. İktidar, tüm uyarıları duymazdan gelerek çağdaş bir ülkede yapılması mümkün olmayan eylem ve söylemlerine, 'her istediğimi yaparım' anlayışı içinde, pervasızca devam etmekte. İşte bu nedenlerle, AKP Türkiye'yi çağdaş uygarlığa ve AB'ye taşıyamaz."