CHP canlı bomba eylemcileri listesi için savcıları göreve çağırdı

CHP canlı bomba eylemcileri listesi için savcıları göreve çağırdı
CHP canlı bomba eylemcileri listesi için savcıları göreve çağırdı
CHP, Başbakan Davutoğlu'nun Ankara Garı'ndaki katliamın ardından uyuyan hücrelere ilişkin yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. Cumhuriyet savcılarını, canlı bomba eylemcileri listesini alıp harekete geçmeye çağırdı.

CHP İstanbul Milletvekili ve eski Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaner, Başbakan Davutoğlu'nun Ankara 'daki katliamın ardından yaptığı açıklamada özetle, "Bir uyuyan hücre varsa bunlar hakkında bir şey yapılamayacağını, ellerinde intihar bombacılarının listesinin dahi olduğunu, ancak hukuk devleti olarak bu kişilerin eylemi gerçekleştirme anına kadar sebepsiz yere tutuklanamayacaklarını, söylemiştir. Bu açıklama bugüne kadar iktidarın yol verdiği ve önünü açtığı cinayetlerin ve katliamların itirafıdır. Bu açıklamadaki akıl ve mantık dışı yaklaşıma hukuk devletinin gerekçe gösterilmesi derin bir cehalet ya da aldatılmanın ürünü değilse açıkça aklımızla alay etmektir" dedi.

Hürriyet'te yer alan habere göre Cihaner, Ankara Garı katliamı türünden canlı bomba ya da intihar eylemlerine katılacak kişilerin, mutlaka örgütsel bir süreçten geçtiklerini; hele ki Başbakan'ın açıklamasında olduğu gibi 'uyuyan hücre' tespiti yapılmışsa artık örgüt ve üyeliğin delillendirilmiş olduğunu vurguladı.

EYLEM BAŞLAMASA BİLE HAPİS CEZASI
Cihaner, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bu tarz bir örgüt üyeliği ise Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu çerçevesinde suç olarak yaptırıma bağlanmıştır. Özetle; silahlı bir örgütün uyuyan hücre mensubu olan ya da örgüt adına intihar eylemi yapmak üzere hazırlanmış bir kişi hazırlık eylemlerine başlamamış olsa bile, en az 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecektir (TCK 314/2 ve TMK 3, 5. maddeler gereği).

Eğer siyasi iktidar tutuklamayı tek mücadele yöntemi olarak görüyorsa, bu suçlar tutuklama koşullarının varsayıldığı katalog suçlar arasında sayılmaktadır. En azından Cumhurbaşkanı’nı eleştirmekten ya da hakaret etmekten, daha ağır bir suçtur. İktidarları boyunca eylemsiz suçlar icat edip soyut örgüt üyeliği suçlamalarıyla öğrencileri, aydınları, gazetecileri, askerleri yıllarca özgürlüklerinden yoksun kıldılar. Şimdi ise eylem emri bekleyen intihar eylemcilerinin ancak 'eylemi gerçekleştirdiklerinde'soruşturulabileceğini söylüyorlar.

Elinde 'intihar eylemcisi listesi' tutup eylem yapmalarını bekleyen zihniyetin halen IŞİD’i 'dışlanmış, hakarete uğramış, öfkeli kişilerin reaksiyonu' olarak gördüğü anlaşılmaktadır. Daha da vahimi bu yaklaşımın yargıya ve güvenlik güçlerine de hakim olduğu anlaşılmaktadır.Yetkili ve görevli Cumhuriyet savcıları derhal siyasi iktidarın elindeki o listeleri isteyip yasal gereğini yapmak durumundadırlar. Aksi taktirde tüm katliamların -en azından- vicdani sorumluluğuna ortak olacaklardır."