CHP kalesi zor yıkılır

Türkiye'nin üçüncü büyük kenti İzmir'de, büyükşehir için en rahat aday, DSP'nin oylarını da çeken CHP'li Ahmet Piriştina. AKP'li Taha Aksoy'un çok çalışması gerek. SHP adayı Fehmi Işıklar solu bölse de CHP'nin yitirmesi sürpriz olur. İktidar yine de umutlu.
Haber: Gürsel DOĞAN / Arşivi

  • UTKU BOLULU - ELİF DEMİRCİ

    CHP'nin kalesini yıkmak zor
    Tarihi 5 bin yıl geriye giden İzmir, her zaman 'Türkiye'nin Batı'ya açılan kapısı' olarak bilinmesine karşın, son yıllarda içine fazla kapanan ve bunu önlemeye çalışan bir kent. Kentte yaşayan 3.5 milyon kişinin 2 milyonu seçmen.
    Osmanlı İmparatorluğu tarihi boyunca 'Gâvur İzmir' olarak bilinecek kadar çokkültürlü, azınlıkların yaşadığı bir kent olan İzmir'in bu yapısı son yıllarda Doğu ve Güneydoğu'dan gelen göçlerle bozuldu. İzmir'in varoş semtleri, artık Güneydoğu'da bir kenti andırıyor.
    Kent çıkışına doğru büyüyecek fazla alan olmaması özellikle metropol alanda yapılaşmayı artırdı, bu da altyapı sorunlarını çoğalttı. İzmir, son yıllarda sel baskınlarıyla anılır oldu. Bütün sorunlara karşın, sosyal kesimler arasındaki fark İstanbul kadar açılmadı. İzmir, diğer metropollere göre daha güvenli, insan ilişkilerinin kuvvetli olduğu bir kent olarak tanımlanıyor.
    Ekonomi kan kaybediyor
    Türkiye'de ihracatın ilk yapıldığı, limanı ve demiryolu ağıyla ekonominin merkezi olan İzmir, her geçen yıl bu özelliğini de kaybediyor.
    İzmir'i İzmir yapan en büyük özelliklerinden biri olan İzmir Enternasyonel Fuarı sürekli kan kaybederken, 1. İktisat Kongresi'nin toplandığı kentin, yıllardır ne modern bir kongre merkezi ne de sergi alanı bulunuyor.
    Seçimin CHP ile AKP arasında geçmesi bekleniyor. 3 Kasım seçimlerinde merkezdeki oyu yüzde 33 olan CHP, yarışa eski DSP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina ile çıktı. Aynı seçimde merkezde yüzde 17 oy alan AKP ise Piriştina'ya karşı Taha Aksoy'u rakip gösterdi. Kapatılan HEP Genel Başkanı Fehmi Işıklar da yarışa SHP çatısı altında toplanan
    'Demokratik Güçbirliği' adayı olarak katıldı. İşte adayların, sorunlara çözümleri, projeleri...


  • SEZGİN TÜZÜN (Veri Araştırma)

    AKP yine de umutlu
  • 1999 seçimlerinin birinci partisi DSP, 2002 seçimleri sonunda İzmir'de en altlara düştü. DSP oylarının büyük bölümünü toplayan CHP ise alt sıralardan birinciliğe yükseldi.
  • 2002'de DSP'li seçmenin ikinci tercihi GP oldu. Bu tercih GP'yi ikinci yaparken, diğer partilerin kaybettiği oyları toplayan AKP de çok küçük bir farkla üçüncülüğü aldı.
  • İzmir'deki 1999 milletvekili seçimlerinde, DSP, kayıtlı seçmenin binde 353'ünün oyunu alırken, büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde binde 103 oy kaybına uğramasına karşın yine de büyükşehir belediye başkanlığını kazanmıştı.
  • CHP ise, belediye başkanlığı seçiminde DSP'nin yitirdiği oyların bir bölümünü almasına karşın seçimi kazanamadı. Çünkü CHP'nin milletvekilliği seçimindeki oyu CHP'ye sıçrama şansı vermiyor. 1999'da DYP'nin durumu da CHP'ye benziyor. Sonuç olarak DYP de, CHP gibi İzmir'de 1999 seçimlerinde başarısız oluyor.



  • ANAP, 1999 milletvekili seçiminde İzmir'in ikinci partisi olmasına karşın, büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde diğer parti seçmenlerinden ancak küçük bir grubu kendine çekebildiği için, belediye başkanlığı seçiminde şans yaratamıyor.
  • MHP, HADEP ve FP milletvekili seçimlerinde oy oranlarının oldukça düşük olmasının ötesinde, belediye seçimlerinde de oy yitimine uğrayan partiler. 1999 seçimlerinden 2002 seçimlerine geçildiğinde DSP oylarının önemli kısmını CHP'nin, kalan kısmını da GP'nin almasıyla bu parti İzmir'de yok olma noktasına geliyor.



  • 2002 milletvekili seçiminde CHP ve GP İzmir büyükşehrin ilk iki partisi konumuna gelirken, diğer partilerin kayıplarını toplayan AKP de çok küçük bir oy farkıyla üçüncü parti konumuna geliyor.
  • İzmir'de binde 255 oranında sandık başına gitmeyen seçmenin bulunması ve CHP ile iktidar partisi AKP arasında sandık başına gitmeyen seçmenlerin yarısı kadar fark bulunması, 28 Mart 2004'te yapılacak belediye başkanlığı seçiminde gösterilecek adayın önemini artırıyor.


  • MURAT SANDIKÇI

    AKP'nin rakibi yok
  • Samsun'da AKP ile CHP yarışıyor. Ancak, AKP seçmeninin tam desteğini alırsa seçimi çok rahat kazanır.
  • CHP'nin kazanmak için tek şansı var: AKP'ye rakip tüm partilerle, sandığa gitmeyenlerin oyunu alabilmek.
    1.5 milyon nüfusuyla Doğu Karadeniz Bölgesi'nin en büyük metropolü olan Samsun, bir tarım kenti. Ayrıca sanayi, hayvancılık ve turizmin de önemli bir yeri var. Nüfus yoğunluğu nedeniyle kentte ticari ve sanayi canlı. Kent, yerleşim ve üretim alanları yatırımı açısından da, diğer Karadeniz illerine göre daha şanslı. Samsun'un bölgede stratejik bir önemi de var.
    Karadeniz havzasına açılan ilk deniz kapısı ve İç Anadolu'ya açılan ilk kara kapısı olması özelliği, bölgenin ticari yapısında önemli bir yer tutar. Bu özellikleri nedeniyle Cumhuriyet tarihinden bu yana Karadeniz Bakır İşletmeleri ile azot, sigara fabrikası ve başka büyük sanayi işletmelerinin kurulmasına zemin hazırlanmasına rağmen, ilde tarıma dayalı bir ekonomi ön plana çıkınca, bir türlü endüstri kenti olamadı. Kent, hızla göç almakta. Bu nedenle de bölgede istihdam gitgide zorlaşmakta.

  • 1999 seçimlerinde Samsun büyükşehirin birinci partisi olan DSP'nin belediye başkanlığı seçiminde olmayışı, belediye başkanlığı yarışını ANAP, CHP ve FP arasına sıkıştırdı. CHP, milletvekilliği seçiminde aldığı oyun üç katını belediye başkanlığı seçiminde almasına karşın birinciliği ANAP'a kaptırdı.
  • Milletvekilliği seçiminde DSP'ye oy verenlerin çoğu yerel seçimde CHP adayına oy verse de, bir kesiminin ANAP'a yönelişi bu partiye belediye başkanlığını kazandırmaya yetiyor. FP de belediye başkanlığı seçiminde kendi seçmeni dışındaki MHP ve DYP seçmeninden oy toplamış, ancak yeterli olmamış.



  • Yerel seçimlerden genel milletvekili seçimlerine geçildiğinde DSP'nin önemli sayılabilecek yükselişi, CHP'de yine önemli sayılabilecek, oranları birbirine yakın ve fakat ters bir gelişmeyi ortaya çıkarıyor. Bu olgu da, CHP-DSP seçmeni milletvekili seçimlerinde DSP'ye, belediye başkanlığı seçimlerinde de CHP'ye yönelindiğini ortaya koyuyor. Aynı ilişki FP-MHP arasında gözlenirken, devreye bir de benzer yapı ve oranlarla yansıma bulan ANAP-DYP ilişkisi giriyor.



  • 2002 milletvekili seçimleri DSP'nin çöküşüyle CHP'nin yükselişini gündeme getirirken, DSP'den kaçan seçmenlerin önemli bir kısmının da CHP dışındaki partilere yöneldiği ve bu kentte dördüncü parti olarak GP'yi ürettiği gözleniyor. Samsun'da 2004 büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde AKP'nin adayı bu partiye oy verenlerin tam desteğini alabilirse rakipsiz olacak. Bu adaya rakip yaratabilmenin koşulu AKP'ye rakip tüm partilerin desteğini almanın ötesinde 2002 seçimlerinde sandık başına gitmeyen ve kayıtlı seçmenlerin yaklaşık üçte birini oluşturan kesimi, AKP'ye kaptırmadan sandık başına çekebilmekten geçiyor.
  • SEZGİN TÜZÜN (Veri Araştırma)


  • Mehmet Ö. ALKAN

    Eski seçimlerden seçmeler
    Kadın hakları ve erkekler...
    Genel kanı, kadınlara siyasal haklarının bir lütuf şeklinde verildiğidir. Oysa kadınların siyasal haklarını elde etmeleri uzun yıllar süren ciddi ve zorlu bir mücadele sonucu mümkün oldu. Kadın hareketi 1908'de ilan edilen II. Meşrutiyet sonrasında başladı. Bu amaçla çeşitli dernekler kuruldu ve dergiler çıkarıldı.
    1923 seçimleri sırası, Cumhuriyet Halk Fırkası kurulmadan önce Kadınlar Halk Fırkası adıyla bir parti kurulmuştu. Tunalı Hilmi bey de konuyu Meclis'e taşımıştı. Ancak kadın hakları konusu, 'erkek'lerin eğlence ve alay konusu olmuş, küçümseyen haber, yorum, karikatür ve yazılar yayımlanmıştı.
    Kadın hakları konusunda, 1924 yılında kurulan Kadınlar Birliği' nin (KB) özel bir yeri var. KB'nin amacı kadınların siyasal ve toplumsal hakları için mücadele etmekti. KB, 1927 seçimleri öncesi yoğun bir faaliyete başladı. Konuyu gündeme taşımak amacıyla Sultanahmet Meydanı'nda 'Kadınlara hukuk-i siyasiye bahşını rica için miting' yapmayı düşündüler. Ama TBMM Başkanı, 'Bu konuda yasal değişiklik yok' deyince, KB, seçimlerde üç erkek aday göstermeye karar verdi.
    Ayrıca KB'nin üç kadın üyesi Safiye Ali, Nezihe Mühiddin ve Doktor Hayrünisa Azize hanımlar da adaylıklarını koymaya karar verdi. Böylece verilecek oylarla seçmenlerin bu konuda ne düşündüğü ortaya çıkacaktı. Son olarak Ankara'ya giderek Mustafa Kemal Paşa ile görüşmeye karar verdiler.
    Kadınlara siyasal haklar verilmesi konusu Ankara'nın 'erkek'lerini rahatsız etti. 'Zaman henüz erken' diyorlardı.
    Örneğin Ahmet Rasim, "Bu dava (Kadınlar Muharebesi) tarzında bir roman, (Kadınlar Hamamı) mefhumunda bir meddah hikâyesi içinde şerh ve tafsil edilse idi daha ziyade revaç bulurdu" diyordu. Aka Gündüz ise kadınlara siyasal haklarının da bir gün verileceğini, ama henüz bu zamanın gelmediğini belirtiyordu. Falih Rıfkı [Atay] da Cumhuriyet'in kadınlara birçok haklar verdiğini, ancak kadınlığın siyasal hakları kullanacak seviyeye gelmediğini, KB'nin ise kadınları siyasi hakları kullanacak seviyeye getirmek için çalışmasını, bir anlamda ortalığı karıştırmaması gerektiğini yazıyordu.
    Bu konu, Meclis'te Askeri Mükellefiyet Kanunu tartışmasında da gündeme geldi. Kanunun 1. maddesinde askerliğin yalnız erkeklere ait bir görev olarak tanımlanmasına itiraz eden Giresun Mebusu Hakkı Tarık [Us], "Yalnız nasıl mebus olmak, mebusluk intihabına iştirak etmek vatanî bir meseleyse memleketin müdafaasına iştirak etmek öyle bir hak, öyle bir vazifedir" diye itiraz etti.
    Bu konuşma, tartışma yarattı ve Müdafaa-i Milliye Vekili Recep (Peker) bey, "Madem ki devletin teşkilat-ı içtimaiye ve siyasiyesine iştirak etmek isteyen bir kadınlık zümresi mevzubahistir, o zümreye hatırlatmak lazım gelir ki bir vatanın mesai-i umumiyesini yalnız intihabatın nazari mücadelatına meclislerin kürsülerde geçen münakaşatına iştirak etmekle iktifa edilmez. Madem ki Türk vatanının mukadderatı ile fiilen meşgul olmak arzusundasınız, o halde bu meşguliyeti faaliyenin diğer şiddetli bir cephesi vardır ki sizi oraya da davet ederim..." diyordu.
    Sonuçta kadınlar, 1927 seçimlerine katılamadı, ama mücadeleleri devam etti. Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını veren kanun 3 Nisan 1930'da kabul edildi. Bu ilk adımdı...

    Akbaba dergisinin 5 Nisan 1923 tarihli sayısında, kadınların seçmen hakkı istekleriyle dalga geçilmişti. Cevat Şakir'in çizdiği karikatürdeki yazılarda şöyle deniliyordu:
    Soru (üstte): Kadınlar da intihabata (seçime) iştirak etseydi...
    Kadınlardan yanıt (altta): Hiç şüphe yok ki, erkekler bizi intihab ederlerdi (seçerlerdi).

    Bir anı
    Öp İnönü'nün elini!
    Kadınların siyasal haklarını tamamlayan, kadınlara milletvekilliği seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını veren düzenleme 5 Aralık 1934 tarihinde yasalaştı. Kanunun Meclis'e gönderilmesi kararının verildiği geceyi Afet İnan şöyle anlatıyor:
    1934 yılında bir gece Atatürk kendi kütüphanesinde Başbakan İsmet İnönü ile çeşitli konular üzerine çalışıyordu. Ben de bir kısmını dinlemiş, sonra özel kütüphaneme çekilmiştim. Bir müddet sonra her ikisi de oraya geldi.
    Atatürk bana: "İnönü'nün elini öp ve teşekkür et" dedi. Şaşırmıştım, sebebini sordum. "Kadınların milletvekili seçimi için oy hakkını hükümet TBMM'ye teklif edecek" dedi.
    Bu kararın hiç beklemediğim bir anda oluşu bana büyük bir heyecan ve sevinç vermişti.
    [Afet İnan; Tarih Boyunca Türk Kadınının Hak ve Görevleri (İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1975) s.176]

    Bir fıkra
    1925 yılının başlarında da Kadınlar Birliği'nin
    siyasi faaliyetler konusundaki etkinlikleri alay konusu olmuştu.
    "Kadın Birliği'ne: Bu günler şehrimizdeki hanımefendilerin ev işlerini unutarak erkekler gibi siyaset sahasına atılmaya, erkeklerin işlerini görmeye teşebbüs ettiklerini görüyoruz. Biz bu hanımefendilere, zaptedemediğimiz tebessümlere rağmen muvaffakiyet temenni etmiyor değiliz. Fakat
    kadınlar bir parça hodbindirler. Erkekler gibi her istedikleri şeyi yapamazlar ve mahcup olurlar." Hanımlarımızın bu teşebbüsleri bize şu vakıayı hatırlattı.
    Edibin biri böyle erkek işlerine karışmak isteyen hanımlar aleyhinde bir makale yazmış. Hanımlar bu edibi dövmek için
    karar vermişler ve mukarrer olan günde ellerine birer kızılcık değneği alıp edibin hücre-i mesaisine gitmişler. Edip ellerine hiç de yaraşmayan değneklerle müsellah bu latif orduyu görünce cidden korkmuş. Evvel:
    - Aman... Hanımlar bana acımaz mısınız, acımadan beni nasıl döveceksiniz? Hem sizin nazik ellerinize bu çirkin değnekler yaraşmıyor filan gibi sözlerle dayaktan kurtulmak istemiş ise de muvaffak olamamış. Nihayet:
    - Hanımlar peki... Beni dövünüz. Vurduğunuz her değnek bana bir senelik haya kadar zevk verecek fakat bir şartım var demiş. Şartla dayak atılmayacağını bilmeyen hanımlar:
    - Peki söyleyiniz, cevabını vermişler.
    Edip bilatereddüt şartını söylemiş.
    - İçinizde en yaşlı, en çirkin kim ise ilk değneği o vursun. Hanımlardan hiçbiri çirkinliği ve yaşlılığı üzerlerine almadıkları için birbirlerinin yüzlerine bakmışlar ve nihayet değnekleri ellerinden bırakıp geldikleri gibi gitmişler. Edip de kadınların hodbinliğinden istifade ederek bu suretle dayaktan kurtulmuş." ['Kadın Birliği'ne' Resimli Gazete No:80 (14 Mart 1341) s.6]


    Piriştina: Herkes 'Ben İzmirliyim' diyecek

    KENTSEL YENİLEME PROJESİ Bu projelerimizi dört başlık altında ele alacağız:
    Jeolojik sakıncalı alanlar: Yerleşime sakıncalı olduğu belirlenen alanlara öncelik verilecek. Bu alanlarda oturanlar altyapısı hazırlanmış, kalitesi yüksek, sağlıklı yaşam çevreleri oluşturulan alanlara taşınacak. Boşaltılan alanlar yeşil alan olacak. Proje önce Kadifekale eteklerindeki konutlarda uygulanacak.
    Yıpranmış bölgeler: Bu bögelerde altyapı ve fiziksel çevre standartları yükseltilecek.
    Sağlıklılaştırma çalışmaları: Yapılaşma yönünden korunmasında sakınca bulunmayan, ancak çevre koşulları sağlıklı olmayan bölgeleri kapsayacak. Yerleşim dokusu korunacak, sosyal altyapı iyileştirilecek.
    Kentsel arsa üretimi: İmarlı, kentsel arsa üretilecek. Arsalar, isteyenlere maliyet bedeli ve kolay ödenebilir koşullarla satılacak.
    ULAŞIM Aliağa-Menderes banliyo hattı bitecek. Metroya Üçyol-Üçkuyular hattı eklenecek. Hattın Buca ve Bornova uzantıları için projelendirme yapılacak. Bu hatlar bitene kadar 'Metrobüs' sistemi devreye alınacak. Engelliler, yayalar ve bisikletlilere ulaşım ve trafik düzenlemelerinde öncelik verilecek.
    İSTİHDAM Kentsel yenileme çalışmalarında istihdam ve iş olanakları yaratılacak. Belediye ve Hazine'ye ait boş araziler çiçek üretimi ve organik tarım için değerlendirilecek. Evlerde üretilen el işi ürünlerin örgütlü pazarlaması için fuar alanında olanak sağlanacak. Körfez, su sporları ve yatçılık için çekici hale getirilecek. Turan-Alsancak arası bölgede, plana uygun yapılaşma teşvik edilecek.
    TOPLUMSAL YAŞAM Kadınların, kreşten çamaşırhaneye, kuaförden kurslara kadar ihtiyaçlarını karşılayacağı merkezler açılacak. Kütüphane, oyun, eğlence ve spor salonlarının yer alacağı çocuk merkezleri kurulacak. Yapılan her türlü fiziki düzenleme ve sosyal çalışmada engelliler de düşünülecek. İzmirlilik ve kentlilik bilincinin yaygınlaşması için açılan Kent Arşivi ve Müzesi geliştirilecek. Liselerde kentlilik bilinci dersleri sürecek. Başarılı ve yoksul öğrencilere destek verilecek.
    KÜLTÜR-SANAT Sümerbank fabrikası alanında kongre merkezi yapılacak. Adnan Saygun Sanat Merkezi tamamlanacak. Bilim merkezi açılacak. Tarihi değerlerin envateri çıkarılacak. Tarih ve Sanat Müzesi büyütülecek.
    HALK SAĞLIĞI Okullarda ve yoksul mahallelerde yapılan sağlık taraması sürecek. Sosyal güvencesi olmayanların ilaç ve tedavileri üstlenilecek. Ayrıca, öğrencilere diş fırçası ve macunu dağıtımı kampanyası sürecek.
    ENERJİ Ucuz, temiz ve kirliliğe yol açmayan jeotermal enerji yaygınlaştırılacak.
    ÇEVRE SAĞLIĞI Kanalizasyon ve yağmur suyunu ayıran sistem projesi tamamlanacak. Hazırlanacak plan kapsamında, Gediz Nehri'nin havzası öteki kuruluşlarla eşgüdüm içinde ıslah edilecek. Eski taşocakları rehabilite edilerek yeniden kente kazandırılacak.
    YEŞİL ALAN Üçkuyular-İnciraltı yöresinde 500 bin metrekare büyüklüğünde rekreasyon alanı düzenlenecek. Böylece körfezi kuşatan yeşil kuşak kesintisiz hale gelecek. Kültürpark'taki hayvanat bahçesi Buca'ya taşınacak. Bostanlı, Ali Onbaşı ve Değirmendere barajları rekreasyon projeleri hayata geçirilecek.
    DEPREM ARAŞTIRMA MERKEZİ Dokuz Eylül Üniversitesi'yle birlikte Deprem Araştırma Merkezi açılacak. Jeolojik, jeofizik ve zemin araştırmaları yapılacak. Çalışmalar sonucu deprem mastır planı yenilenecek.
    Tüm bu projelerimizle bu kentte yaşayan herkes, gururla, 'Ben İzmirliyim' diyecek.
    K İ M D İ R ?
    1952 doğumlu olan Ahmet Piriştina, Türkay Koleji mezunu. Fransızca bilen Piriştina, siyasete atılmadan önce yöneticilik yaptı. Tansaş Genel Müdürlüğü görevinde bulunan Piriştina, 1994 seçimlerinin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde DSP Grup Başkanı olarak görev yaptı. 1995 yılında DSP'den İzmir Milletvekili oldu. KİT Komisyonu'na daimi üye seçildi. Evli, iki çocuk babası olan Piriştina, 1999'da DSP'den İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Temmuz 2003'te partisinden istifa eden Piriştina, CHP'ye geçerek yeniden aday oldu.
    -------------------------------------------
    İşsize iş, evsize ev...

    AKP adayı Taha Aksoy, iktidara güveniyor: Toplu konut atağıyla işsize iş çıkacak. Ulaşım ucuzlayacak. Sosyal güvencesi olmayana bedava sağlık hizmeti verilecek.
    KENT YENİLEME PROJESİ Nazım imar planı çıkarılacak, gecekondu bölgelerine çok katlı lüks konutlarla iki katlı villar yapılacak. Toplu konut atağına geçeceğiz. Böylece işsize de iş olanağı doğacak. 'Kendi evini kendin yap' modeliyle altyapısı bitmiş bölgede arsa arzı sağlayacağız.
    ULAŞIM Metroya, Üçyol-Fahrettin Altay, Üçyol-Buca , F. Altay-Balçova-Narlıdere,Halkapınar-Otogar, Bayraklı-Osmangazi-4. Sanayi hatları eklenecek. Aliağa-Menderes arasındaki demiryolu, metro standardına çıkarılacak. 'Entegre bilet' uygulamasına gidilecek. Vatandaş tek bilet ücreti ödeyerek tüm ulaşım araçlarından belirli zamanda faydalanacak.
    Dini bayramlarda toplu taşıma araçları ücretsiz olacak, milli bayramlarda ise bu haktan öğrenciler yararlanacak. Otobüs bilet ücretlerine iki yıl zam yapılmayacak, öğrenci bileti yüzde 50 ucuzlayacak. Deniz
    ulaşımı için iskele sayısı artacak. Alsancak Limanı modernleştirilecek.
    ENERJİ Doğalgaz evlere de verilecek. Konutların ısınmasında jeotermal enerji kullanılacak. Balçova'da açılacak üç yeni kuyu ile kapasite iki yılda 40 bin konuta ulaştırılacak.
    YEŞİL ALAN İzmir'i kent ormanları kurarak yeşillendireceğiz. Her yıl en az bir milyon ağaç dikilecek. Mavişehir-Çiğli sahil bandı rekreasyon alanı yapılacak.
    SAĞLIK Karşıyaka-Çiğli ve Karabağlar-Gaziemir bölgelerine iki belediye hastanesi kurulacak. Buraya bağlı olacak sağlık evleriyle sosyal güvencesi olmayan dar gelirli vatandaşlara ilaç dahil her türlü sağlık hizmeti verilecek. Gezici sağlık ekipleri sürekli sağlık taraması yapacak.
    SOSYAL HİZMETLER Her türlü sorunun çözümü için Ak Masa kurulacak. Ak El projesiyle hiç kimse aç ve açıkta kalmayacak. Varoşlara çamaşırhane kurulacak. Kadın lokalleri ve sığınma yerleriyle, sokak çocukları barınma ve eğitim merkezleri açılacak.
    EĞİTİM Şehit çocuklarıyla yetim ve öksüz öğrencilere yardım yapılacak. Üstün zekâlı çocukların özel eğitimi desteklenecek.
    K İ M D İ R ?
    1947, İzmir doğumlu olan Taha Aksoy, Atay Holding Ticaret Grup Başkanı ve icra kurulu üyesi. ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu. Aynı okulda yüksek lisans ve doktora yaptı. Münih Teknik Üniversitesi'nde yapım yönetimi okudu. TÜBİTAK'ın 'bilim adamı yetiştirme' ve Alman hükümetinden DAAD bursu aldı. 1975 yılından bu yana Betonsan, İgdaş, Afa A.Ş. Çimentaş, Beşer Balatacılık ve Atay Holding gibi şirketlerde genel müdürlük ve planlama koordinatörlüğü yaptı. Cidde Melik Abdülaziz Üniversitesi'nde beş yıl 'yapım mühendisliği' dersi verdi. Evli, iki kızı olan Aksoy, iletişim ve psikolojiyle ilgileniyor, İngilizce ve Almanca biliyor.
    -------------------------------------------
    Işıklar'ın gözü toprak ve denizde

    TARIM Bakırçay Havzası'nı organik tarıma açarak 3 milyon insanın yiyecek deposu haline getireceğiz. Çiğli'den Dikili'ye kadar uzanan bu geniş ve verimli tarım alanını mutlaka değerlendireceğiz.
    Organik tarım projesini, Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler'in gıda alanındaki uzman kuruluşlarıyla hazırlayacağız. Merkezi hükümetin, yerel yönetimin ve yöre halkının da projeye katılımını sağlayacağız. Projeyle bölgeden yapılan ihracat da önemli ölçüde artacak.
    Ayrıca, kent içindeki binaların arasında ve bahçelerinde kullanılmayan çok miktarda tarıma elverişli toprak var. Biz, insanları avlu (bahçe) tarımına yönlendireceğiz. Böylece hem bazı gıda ihtiyaçları karşılanacak hem de şehrin havası temizlenecek, üstelik kent daha yeşil bir görünüme kavuşacak.
    BALIK Türkiye'de üretilen tuz ihtiyaçtan fazla. Ağırlıkla tuz üretimi yapılan Tuzla, balık üretim merkezi olacak. Burada dalyanlar oluşturarak balık üreticiliğini teşvik edeceğiz. Buradan kilosu 1-2 milyona satılacak kadar ucuz ve kaliteli balık elde edilebilir. Asıl önemli tarafı ise bu projeyle 40 bin kişilik bir istihdam yaratılacak.
    Tuzla'da ciddi bir kil potansiyeli de var. Bu kil, ev kiremitinin yapımında kullanılır. Üretilen özel kiremitler de balığın taşınmasında ambalaj olarak kullanılabilir.
    K İ M D İ R ?
    1941'de doğan Fehmi Işıklar, Kırıkkale'de Makine Tekniker Okulu'nu bitirdi. 1977-1991 arasında DİSK Genel Sekreterliği yaptı. 1987'de SHP'den Bursa Milletvekili seçildi. Aynı dönemde Halkın Emek Partisi'nin genel başkanlığını yaptı. 1991'de SHP'den Diyarbakır Milletvekili seçildi. Bahçesinde bitki yetiştirmekten büyük zevk alan, denizi ise yaşadığını söyleyen Işıklar, bağlama çalıyor. Evli ve altı çocuk babası.
    -------------------------------------------
    İlk işi metro olacak

    ANAP'tan belediye başkanı seçilen Yusuf Ziya Yılmaz, AKP ile şansını deniyor: Samsun'un en büyük sorunu ulaşım. İlk işim metroyu yapmak.
    ULAŞIM Samsun'un en büyük sorunu şu an için ulaşım. Yeniden seçilirsem, mutlaka ulaşım sorununu çözeceğim. Bunun çözümü de metro. İlk işim raylı sistemle metroyu hayata geçirmek olacak.
    Çağdaş bir kentte olması gereken, ancak Samsun'da henüz olmayan ulaşım planlaması ve toplu taşıma sisteminin oluşturulması amacıyla ulaşım master planı ve raylı sistem fizibilite etüt projesini hazırladık. Bu soruna en kısa zamanda bir çözüm getireceğiz.
    Ulaşım master planı, kentin sağlıklı gelişmesi için hazırlanması gereken en önemli projelerden biri. Üniversite ile organize sanayi arasında planladığımız raylı sistemin temel taşı olacak fizibilite etüdü Ulaştırma Bakanlığı'nda onaylanma aşamasında.
    TOPLUMSAL PROJELER Yeniden seçilirsem eski alışkanlıklarla benden istenen kişisel talepleri siyasi kaygı düşünmeden reddedeceğim. Kentin geleceğini planlama amacıyla kişilere değil topluma yönelik projeler hazırlayacağız.
    Bu projelerin en önemlileri kent bilgi sistemi, ulaşım master planı ve çevre düzeninden oluşuyor. Bunlar, halkın günlük yaşamında hiç kullanmadığı, siyasi bir getirisi olmayan, ancak geleceği planlamak için olmazsa olmaz projeler.
    K İ M D İ R ?
    1951, Samsun doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Samsun' da tamamladıktan sonra, İstanbul Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi'ni bitirdi. 1975'te makine mühendisi olarak iş hayatına atıldı. Evli ve çocuksuz olan Yılmaz, 18 Nisan 1999 seçimlerinde ANAP'tan Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Eşi Semiha Yılmaz ise Tekkeköy Endüstri Meslek Lisesi'nde tarih öğretmeni.
    -------------------------------------------
    DYP adayı Başoğlu'ndan sihirli proje
    İŞSİZLİK/EĞİTİM/TRAFİK Samsun'un en büyük sorunu işsizlik. Sonra eğitim ve bununla birlikte gelen trafik. Samsun büyükşehir olmasına rağmen imajı olan bir şehir değil. Önemli merkezleri bulunmuyor. 19 Mayıs şehrine ve büyükşehire yakışan bir görüntüsü yok.
    Hazırladığımız bir tek projeyle, tüm bu sorunlara çözüm getireceğiz. Eğer başkan seçilirsem, askeriyeye ait Gökberk Kışlası olarak bilinen 300 dönümlük arazinin protokolle Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilmesini, buna karşılık da askere benzer boyutlarda bir arazinin tahsis edilmesini
    sağlayacağım. Buraya Gökberk kampüsü yapacağız. Çok amaçlı bir eğitim merkezi kuracağız.
    Lise, İstiklal ve Saadet caddeleri üzerindeki tüm lise ve dengi okulların bulunduğu eğitim merkezlerini bu yeni kurulacak Gökberk Kampüsü'ne taşıyacağız. Burası, açık ve kapalı spor tesisleriyle Avrupa ölçülerinde çağdaş bir kampüs olacak.
    Lise ve dengi okulların boşalttığı 70 dönümlük araziye Yerel Gündem 21 Platformu'nun da içinde bulunduğu sivil toplum örgütleriyle proje değerlendirmesi yapacağız. Bu bölgeye İstanbul'daki Carreofur, Akmerkez gibi dev bir alışveriş merkezi yapacağız. 3 bin 500 araçlık bir otoparkı olacak. Burası bölgenin tüm ihtiyacını karşılayacak. Bu proje ile Samsunlu yatırımcıların önü açılacak.
    Bu dev proje hem işsizliğe, hem trafik sorununa, hem de şehrin otopark ihtiyacına çözüm getirecek.
    K İ M D İ R ?
    DYP adayı Hüseyin Mazhar Başoğlu, 1953'te Samsun'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Samsun'da tamamladı. 1973-1979 yılları arasında Almanya Aachen Teknik Üniversitesi'nde inşaat mühendisliği okudu. 1980-1982 yılları arasında Samsun Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ve Belediye Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Evli ve üç çocuğu var.
    -------------------------------------------
    CHP'li Önder: Hizmete devam

    ULAŞIM Ben 1989 ve 1994 seçimlerinde bu kentin büyükşehir belediye başkanlığını yaptım. Bu nedenle sorunları çok iyi bilirim. Kentin en önemli sorunu ulaşım. Bunun çözümü de raylı sistem, metro. Raylı sisteme benim dönemimde başlandı. Bu projenin bir an önce hayata geçirilmesi için hemen girişimlere başlayacağım. Hizmete kaldığımız yerden devam edeceğiz.
    Belediyenin kapılarını halka açacağım, her şeyimiz şeffaf olacak. Halkın sorunlarına karşı duyarlı ve çözüm bulmayı görev edinen anlayışı yeniden hayata geçireceğim.
    Modern pazarda yürütülen proje derhal durdurulacak. Yerine 1500 araçlık otopark, alışveriş merkezi, kafeler ve yeşil alanlarıyla pazarcı esnafın faydalanabileceği bir mekân oluşturulacak. Vatandaşın ulaşım sorununa çözüm getirilecek.
    TOPLUMSAL PROJELER Samsun, Türkiye'de en pahalı su tüketen iller arasında. Su ve atık su bedelleri, dar gelirlere yük olmayacak düzeyde tutulacak. Samsun, bir kültür ve sanat merkezi olacak. Benim dönemimde Karadeniz Teknik Üniversitesi'ne hazırlatılan Batıpark'ta çok amaçlı ihtisas fuarı, alışveriş merkezi, çay bahçeleri, eğlence merkezleri, kafeteryalar ve lokantalardan oluşan proje hayata geçirilecek.
    K İ M D İ R ?
    1933'te Bafra'da doğdu. İTÜ'den yüksek elektrik mühendisi olarak mezun oldu. 16 yıl Samsun İller Bankası Bölge Müdürlüğü yaptı. 1977'de Ankara Hukuk Fakültesi' ni dışarıdan tamamlayan Önder, aynı yıl CHP'den milletvekili seçildi. 1989'dan 1999'a kadar büyükşehir belediye başkanlığı yapan Önder, evli, çocuğu yok.
    -----------------------------------------
    YARIN: BURSA KOCAELİ VE SAKARYA