CHP 'Şişli krizi'ni savcının kararına kadar dondurdu

CHP 'Şişli krizi'ni savcının kararına kadar dondurdu
CHP 'Şişli krizi'ni savcının kararına kadar dondurdu
CHP MYK toplantısı sonrası açıklama yapan Parti Sözcüsü Haluk Koç, Savcılıktaki yargı sürecinin önümüze koyacağı neticeye bakacağız. Savcının vereceği karardan sonra bu olayın bir siyasi değerlendirmesinin CHP organlarınca mutlaka yapılacağının bilinmesini istiyorum" dedi.

RADİKAL- CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantı devam ederken  CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç açıklama yaptı. Açıklamasında 'Şişli krizi'nin savcının kararına kadar dondurulduğu mesajını veren Koç,  Sultanahmet ve Fransa'daki saldırıları da değerlendirdi.

'MİT ESAS İŞİNİ YAPMIYOR'

Dün gece Sultanahmet'teki İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı Turizm Şube Müdürlüğüne yönelik bombalı saldırıda ağır yaralanan polis memuru Kenan Kumaş'ın şehit olduğunu anımsatan Koç, şehit polise Allah'tan rahmet, ailesine ve Türk milletine başsağlığı diledi. Daha önce basına yansıyan tutanaklarda, "Türkiye'nin neresinde ne kadar bomba, patlayıcı olduğunu bilen bir MİT'in" varlığından bahsedildiği bir ülkede bu olayların gerçekleştiğini ifade eden Koç, "MİT esas iştigal alanı dışındaki her konuyla hükümeti koruma, kollama göreviyle uğraşırken canlı bombalar sokakta olağan dolaşan kimlikler olarak Türkiye'nin gerçeğinde yer alıyor" diye konuştu.
Bugün Fransa'nın başkenti Paris'teki haftalık mizah dergisi Charlie Hebdo binasına yapılan saldırıda 11 kişinin hayatını kaybettiğini anımsatan Koç, yaşamını yitirenlere rahmet diledi.
Fransa hükümetinin olağanüstü toplandığını ve Avrupa genelinde olağanüstü tedbirlerin alınmasının gündemde olabileceğini belirten Koç, "Eğer bu olayın arkasında ifade edildiği gibi radikal birtakım terör örgütleri çıkarsa Türkiye'nin bunlarla, bu hükümet döneminde kurduğu ilişkilerin tekrar sorgulanabileceği bir döneme Avrupa kapı açabilir, uyarmak istiyorum" açıklamasını yaptı.

'POLİS DEVLETİ UYGULAMASI'


Siyasi Partiler Kanunu'nun üçüncü maddesinin siyasi partilere görüşleri doğrultusunda çalışma ve açık propaganda yapma hakkı tanıdığını belirten Koç, CHP örgütlerinin 17-25 Aralık haftasında yurt çapında eylemlerin yasaları aşan önlemlerle engellenmeye çalışıldığını savundu. Ankara, İstanbul, Bartın, Kırıkkale gibi birçok ilde asılan pankartların polislerce indirildiğini, sulh ceza mahkemelerinden çıkarılan kararlarla aramalar yapıldığını ifade eden Koç, "Tam bir polis devleti uygulaması. Yasa ortada anamuhalefet partisine tanınan haklar ortada. Hangi sulh ceza hakimi, Türkiye'de Siyasi Partiler Kanunu'nda görevleri açıkça belirtilmiş anamuhalefet partisinin etkinliklerini mahkeme kararıyla polis takibatına uygulatır. Yeni Türkiye bu olsa gerek. Hiç kimse merak etmesin, Türk demokrasisini bu sivil darbenin kirli ortakların tümünden kurtarma kararlılığımız sürecek" diye konuştu.

ESKİ BAKANLARLA İLGİLİ KARAR

Dört eski bakanla ilgili soruşturma komisyonu kararına da değinen Koç, komisyonun göstermelik çalışmalar yaptığını öne sürdü. Komisyonun, beklendiği üzere aldıkları talimat gereği "ak parmaklarını" kaldırdığını iddia eden Koç, dört bakan için "yüce divana sevkine gerek yoktur" kararı verildiğini hatırlattı. Koç, şöyle devam etti: "Bu sürecin kendisine ulaşacağı korkusuyla bütün dengelerini yitirmiş olan en tepedeki kişi, yasamaya tamamen el koyduğunu da kanıtlamış oldu. Anayasal güç olan yürütme erkini, emirle ayağına çağıran bir kaçak saray sakininden bahsediyorum. Korkuyor, ucu bana ve mahdumuma dokunacak diye korkuyor. Bütün dengesizliği, şaşırmışlığı buradan kaynaklanıyor. Şimdi komisyondan çıkan kararı, parlamentoda genel oylamayla perçinlemeye çalışıyor. 'Parlamento adil kararını verecektir' diyor, yani 'Talimat benden sıkıysa uymayın.' Hala yukarıda çalınan darbe paranoyası şarkılarına kulak asan, bunlara inanan AKP 'li sayın milletvekillerine sesleniyorum: Bugün Türkiye'de maalesef bir tek gerçek darbe vardır, o da kaçak saraya yerleşen kişinin yaptığı demokrasi ve hukuk darbesidir, bunlara alet oluyorsunuz. Bir kez daha milletvekili seçilebilmek için belki de çok ağır vebal altına giriyorsunuz. Birazcık ahlak, vicdan kaldıysa demokrasiye ve hukuka yapılan bu darbeye karşı sizlerin de sessiz kalmaması gerekiyor." Tek kişinin demokrasiyi yok ettiği sürecin yaşandığını savunan Koç, "Baklava ya da ekmek çalan kişinin hırsız, milyonlarca doları cebe indirenlerin 'bunlar haksızlığa uğramış, muteber insanlar' değerlendirmesinin yapıldığı bir düzenin adı demokrasi olamaz" görüşünü dile getirdi. Komisyonun AK Partili 9 üyesinin de zan altında olduğunu iddia eden Koç, ömürleri boyunca sürecin bir parçası olarak suçlanacaklarını savundu.
Haluk Koç, Genel Kurul aşamasından da çok bir şey beklemediklerini vurguladı.

TAPELERİN İMHASI BİR KARARTMADIR Mehmet Şevket Eygi'nin bir yazısından bölümler okuyan Koç, Komisyon Başkanı Hakkı Köylü için daha önce bir televizyon programında kullandığı olumlu ifadelerin bir kısmını geri aldığını söyledi. Koç, "Sadece aklama yapmıyorlar, bir yandan da çoğu bilirkişi raporlarıyla gerçek olduğu kanıtlanan tapeleri, belgeleri imha kararı alıyorlar. Bu aslında imha değil karartmadır. Bu yetkinin TBMM Genel Kurulunda olması gerekir. Bu davanın müştekileri de var. Hem iç hukuk hem uluslararası hukuk tükenmedi. Siz bu süreçler tükenmeden imha kararı alıyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.


BAŞBAKAN'A ELEŞTİRİ

"Başbakanlık görevi yapar gibi ortada dolaşan Ahmet Davutoğlu Bey'e de bir iki çift lafım var" diyen CHP Sözcüsü Koç, "Ahmet Bey, sarayın gölgesi ve baskısı altında maalesef ezilmeye devam ediyorsun" ifadesini kullandı. Davutoğlu'nun, "dostlar alışverişte görsün diye arada bir 'Yolsuzluk yapan bizim içimizden de çıksa kolunu keserim' şeklinde efelendiğini" ileri süren Koç, şunları kaydetti: "Veya gizli kapılar ardında 'Kendi talebinizle Yüce Divana gitmeyi isteyin' diyorsun. Ondan sonra 'Ben geleceğim hepinize başkanlık yapacağım' fırçasını yedikten sonra da susup oturuyorsun. CHP'ye klasik yollarla sataşarak, hayalet başbakanlığını gerçeğe dönüştüremeyeceğini sen de biliyorsun. Ahmet Bey dün, 'Yolsuzluklarla mücadele konusunda başarılı olduk' diyor, 'AKP'nin lekelenmesine asla izin vermeyiz' diyor, bir de bir tekerleme söylüyor; 'Yatma tilki gölgesinde, ko yesin aslan seni' diye ekliyorsun. Sayın Davutoğlu, tilkilerin önde gidenleri seni zaten yem etmişler, dikkat et büyük laf edip altında kalma. Sen, seni oraya getiren Cumhurbaşkanı'nın gölgesi olduğun sürece o makamda bulunacaksın. Zaten üstteki iradenin vesikalı sağlam adamları seni muhasara etmiş, Sayın Numan Kurtulmuş, Sayın Binali Yıldırım, Sayın Efkan Ala Bey. Bunlar seni zaten kuşatmışlar. Odacı bile atayamayan bir başbakansın sen. Bir zamanlar muktedirin Sayın Kılıçdaroğlu'na söylediği gibi 'Ahmet Bey senin de nefes alışın izleniyor' merak etme. Talimatı alır ancak yerine getirirsin. Sıfatın Başbakan ancak görevin mühürdarlık."

ASGARİ ÜCRETLİ ALTIN HESABI

Başbakan Davutoğlu'nun dün grup toplantısında ekonomiyi öve öve bitiremediğini ifade eden Koç, "AKP'li yandaş şirketlerin işi tıkırında olabilir ama vatandaşın penceresinde işler hiç de öyle değil. Yani hırsızlık parasını faiziyle, bavulla götüren hayırsever iş adamı sana hak verebilir, 'ekonomi iyi, işler tıkırında' dediğin zaman. Ama her 10 Türk vatandaşından birisi işsiz, Ahmet Bey" diye konuştu. Gerçek gıda enflasyonun yüzde 13'e yaklaştığını savunan Koç, şöyle devam etti: "Sen memur emeklilerine 24 lira, işçi-bağkur emeklilerine 45 lira zam veriyorsun. Günlük bir simit parası bile değil, hangi tıkırdan bahsediyorsun? Tıkırı iyi olanlar belli, malı götürenler belli. Haramın üstüne saltanat kuranlar belli, 'işler tıkırında' diye alay etme bari. 10 milyon emekliye bir kere daha seslenmek istiyorum: Size reva görülen bu. Ama haram parayı, sizin ödediğiniz helal vergilerin faiziyle bavulla koyup götürdüler, unutmayın bunları. AKP'ye vereceğiniz her oy sizi daha da yoksullaştıracaktır. Bunu görün artık."
Artık simit hesabı değil, altın hesabı yapılması gerektiğini belirten Koç, 2000'de 120 lira olan asgari ücretin karşılığının 26 gram altın olduğunu, bugün ise 950 lira olan asgari ücretle 6 gram altın alınabildiğini söyledi. Koç, "Simiti unutmuşlardır, onun için altınla yapıyorum hesabı. Simit eski günlerdeydi, şimdi altınla anlatacaksınız ki belki anlarlar çünkü uğraştıkları konu bu, mevzuları bu" dedi.

SEÇİM BARAJI TARTIŞMASI

Anayasa Mahkemesinin seçim barajı kararını da değerlendiren Koç, mahkemenin daha düne kadar iktidar partisinin sözcüleri, hukukçuları tarafından topa tutulduğunu, "Darbe vesayetinin son kalesi" olarak nitelendirildiğini ifade etti. Koç, "Başkan'ın oturuma katılmadığı bilgisi var. Bu durumda Sayın Haşim Kılıç'ın, Anayasa Mahkemesi üyeleri üzerinde iktidar partisinin baskı, yıldırma, sindirme politikalarının bir şekilde tuttuğunu gösteriyor bu sonuç. Yani bir eyleme kalkışmışlar ve bu eylem karşılığını bulmuş gözüküyor" görüşünü savundu.
CHP'nin seçim barajına karşı tavrının çok net olduğunu, yüzde 7, yüzde 5, yüzde 3, tamamen kaldırılması gibi hepsine yönelik tekliflerinin bulunduğunu kaydeden Koç, "İkinci adım şu; yüzde 10 olarak baraj uygulanırsa baraja takılacak siyasi partilerin yaratacağı siyasi manzara, bunu tahlil etmek gerekiyor. Bazı siyasi partiler tarafından atılacak adımın baraja takılmasıyla ortaya nasıl bir siyasi şekillenme çıkacak? Ve bu tavrın acaba bir pazarlığın parçası olup olmadığı konusundaki siyasi sorgulama. Çok açık konuşuyorum, bu düşünce malum AKP-Öcalan ittifakı stratejileri arasında mı değil mi" diye sordu.

'ŞİŞLİ İÇİN SAVCIYI BEKLİYORUZ'

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Koç, genel seçimlerde milletvekili adaylarının "önseçim mi yoksa merkez ataması yöntemiyle mi belirleneceği" yönündeki bir soruya, "CHP'nin tüzüğü ortada, yerelde ve genelde adaylarını hangi yöntemlerle, hangi oranlar kullanılarak belirleneceği açık, net ifade edilmiş durumda" yanıtını verdi.
Koç, üç-beş kişinin eline kalem kağıdı alıp bir hesap yapmasının mümkün olmadığını ifade ederek, "Bu dönemde de en geniş şekilde üyelerimizin de katkısıyla adayları belirleme iradesini gösterecek parti CHP'dir" diye konuştu. Koç, Şişli Belediyesi ile ilgili tartışmalara yönelik bir soru üzerine de şunları dile getirdi:  "Evet, Şişli'de birtakım sıkıntılar var ama bunlar yolsuzluk boyutunda tartışılan, iktidar partisini kuşatan diğer sorunlar gibi değil. Bir husumet konusu söz konusudur. Ve bazı ifadeler savcılığa intikal etmiştir. Savcılıktaki yargı sürecinin önümüze koyacağı neticeye bakacağız. Savcının vereceği karardan sonra bu olayın bir siyasi değerlendirmesinin CHP organlarınca mutlaka yapılacağını bilinmesini istiyorum."

ANKARA/AA

CHP, Şişli ve Beşiktaş'a neşter vuruyor