CHP'den 'dul kadın' teklifi

CHP'den 'dul kadın' teklifi
CHP'den 'dul kadın' teklifi
CHP'li Rıza Yalçınkaya, kadınlara pozitif ayrımcılığı bir adım ileri götürerek, 'Nakit yardımında eşi ölmüş ölmemiş ayrımının kaldırılarak eşi hayatta olan dul kadınlara da para yardımı yapılmasını' teklif etti.
Haber: Miray ÇİMEN / Arşivi

RADİKAL - CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya dul kadınlara yapılan nakdi yardımları Meclis’e taşıdı.

Yalçınkaya, eşi vefat etmiş olsun veya olmasın tüm dul kadınların, nakit yardımı alabilmesi amacıyla kanun teklifi verdi. Teklifin gerekçesinde, eşi vefat etmiş dul kadınlara yönelik düzenli nakit yardım programı uygulanırken, kocası hayatta olan ve hiçbir geliri olmayan dul kadınların göz ardı edildiği ifade edildi.

Yalçınkaya, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nda değişiklik yapılması maksadıyla, TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifiyle, boşanmış ve hiçbir geliri olmayan, geçimini sağlayamayan fakat eşi hayatta olduğu için düzenli nakit yardım programından yararlanamayan kadınlara da düzenli nakdi yardım yapılmasını talep etti.

Yalçınkaya kanuna “Eşi vefat etmiş veya ayrılmış olup, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayan ve muhtaçlığı tespit edilmiş dul kadınlara, Fon Kurulu ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları’nca belirlenecek ölçüt ve süreler çerçevesinde nakit sosyal yardım verilir” şeklinde bir ibarenin Kanuna eklenmesini talep etti.

TÜM DUL KADINLAR YARARLANSIN
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, eşi vefat etmiş dul kadınlara yönelik düzenli nakit yardım programı uygulamasına rağmen, kocası hayatta olan ve hiçbir geliri olmayan dul kadınları göz ardı ettiğini belirten Yalçınkaya, hazırladığı kanun teklifiyle bu haktan tüm dul kadınların yararlanabileceğini söyledi.

Kanun teklifinin gerekçesinde, Bakanlık tarafından kocası hayatta olan ve hiçbir geliri olmayan dul kadınların göz ardı edildiğini ifade eden Yalçınkaya, durumun düzeltilmesi gerektiğini ifade etti. Yalçınkaya, “İhtiyacı olan dul kadına maaş bağlanabilmesi için mutlaka kocasının ölmüş olması gibi bir şart aranması etik olmamakla birlikte aynı zamanda ayrımcılığa da yol açmaktadır” ifadesini kullandı.