CHP'den 'Kürt' itirafı: Algıyı yerleştiremedik

CHP'den 'Kürt' itirafı: Algıyı yerleştiremedik
CHP'den 'Kürt' itirafı: Algıyı yerleştiremedik
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, "Toplumun bütününde 'CHP gelirse bu meseleyi (Kürt sorunu), özgürlük, eşitlik, adalet, insan hakları ve demokrasi ekseninde çözecek' algısını yaygınlaştıramadık" dedi.

ADANA - Tanrıkulu, Çukurova 5'inci Kitap Fuarı kapsamında Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) tarafından düzenlenen “Kürt Sorununa Demokratik Çözüm” konulu paneldeki konuşmasında, Kürt sorunuyla ilgili bir genel seçim bildirgesi yazdıklarını ve Türkiye 'yi ortaklaştırabilecek bir zemin sunduklarını kaydetti.

Sundukları önerilerin Türkiye'nin doğusuna az, batısına ise fazla gelebileceğini ifade eden Tanrıkulu, “Ancak, Türkiye'yi bir zeminde bütünleştirecek bir şey sunmuşuz, iyi ya da kötü, yazılı hale getirmişiz, seçim bildirgemize koymuşuz, Güneydoğu raporu yazmışız ona koymuşuz. Daha da önemlisi, demokrasi raporu yazmışız. Bana göre Türkiye'nin üzerinde uzlaşabileceği ve gerçekten de Türkiye'yi demokrasiyle buluşturabilecek bir rapor” dedi.

Her gittikleri yerde bunları anlatmaya çalıştıklarını belirten Tanrıkulu, şöyle devam etti:

“Seçim öncesi bir radyo programında anlatırken, bir dinleyici 'bunlar olacak mı, bunları gerçekten söylüyor musunuz' diye soruyordu. Yazmışız daha ne yapabiliriz, MYK'dan geçirmişiz, parti programında ifade etmişiz.

CHP bu konuda gerçekten çok doğru şeyler söyledi, dürüst şeyler yazdık ve bunu parti hukuğumuzun parçası haline getirdik. Ancak maalesef işte son 1 yılda bütün bu meseleler üst üste geldiği için, toplumun bütününde 'CHP gelirse bu meseleyi, özgürlük, eşitlik, adalet, insan hakları ve demokrasi ekseninde çözecek' algısını yaygınlaştıramadık. Bence önemli bir katkı sağladık, ancak, CHP programını seçim öncesi yeterince anlatamadık. Bu konuda gerçekleştirilen toplantılar, bundan sonrası açısından bizim için çok önemli.”

Kürt sorununu çözeceği konusunda AK Parti 'nin “sahte bir inanç yarattığını” belirten Tanrıkulu, “Geldi iktidara, işte 'ben engelleniyorum, vesayet kurumları, ordu, YÖK, üniversiteler, yargı beni engelliyor, çözemiyorum, ayağımda pranga var' gibi bir sahte imaj yarattı. Aradan 10 yıl geçti. Şimdi kendi devletini ve iktidarını kurdu. Engel yok, kendisi devlet oldu. Devletin yerine geçti. Aynı aygıtı, demokrasi dışı aygıtı bu sefer kendisi yeniden kullanıyor. Onun yarattığı sahte inancın cilaları dökülmeye başladı bütün Türkiye'de. Bunları artık yurttaşlarımız etkin biçimde görüyorlar” dedi.

YENİ ANAYASA HAZIRLIKLARI
Yaşanan söz konusu durumun son somut örneğinin, yeni anayasa hazırlıkları olduğunu ifade eden Tanrıkulu, şöyle devam etti:

“Bu konuda büyük beklentiler vardı. En son bizim için şunu söylediler: 'CHP masada oturmadı, anayasa yapmak istemiyor.' İlk başta biz oturduk ve 'yeni bir Anayasa yapılıncaya kadar masadan kalkmayacağız. Çünkü Türkiye'de özgürlüğü, eşitliği, adaleti, gerçek demokrasiyi savunan parti, bu aşamada Türkiye ölçeğinde CHP'dir' dedik. Kalkmadık masadan.

TBMM Başkanı ve Cemil Çiçek sivil toplum kuruluşlarını geziyorlar. Bu kuruluşlarda şu söyleniyor, çok çarpıcıdır. 'Acaba anayasa konusunda bir şey söylersek, başımıza bir iş gelir mi?' Şimdi Türkiye'de bütün yurttaşlık hukukunu düzenleyecek yeni bir anayasa yapılacak, vatandaşlarda anayasa gibi temel bir belge konusunda görüş bildirme hakkında bir tereddüt var. Biz yeni anayasa yapma konusunda böyle bir korkunun oluştuğu ortamda nasıl Kürt meselesi gibi bir meseleyi çözeceğiz?”

Kürt meselesinin nasıl çözüleceğinden ziyade, nasıl çözülmeyeceğinin konuşulmasın gerektiğini belirten Tanrıkulu, “Bugüne kadar yaptıklarımızı yapmayalım, sorun çözülme yoluna girer. Tersini yavaş yavaş yapamaya başlarsak, bu iş çözüm rayına girer. Bugüne kadar tek denenmeyen yol, demokrasi araçları ve demokrasi yöntemlerdir. Özgürlüğü yurttaşlığı insan haklarını temel alan yöntemlerdir” dedi. (aa)