CHP'ye onurlu bir 'çıkış yolu' lazım

CHP'ye onurlu bir 'çıkış yolu' lazım
CHP'ye onurlu bir 'çıkış yolu' lazım
Erdoğan, Simav'daki sözlerinin arkasında durunca, CHP'nin umudu söndü. Çiçek'in CHP'ye onurlu çıkış için öneri sunması beklenecek.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

TBMM’de dün yapılan başkanlık seçimi, CHP ’nin ‘yemin etmeme’ eyleminin şu sonuçlarını ortaya çıkardı:

- CHP yasama faaliyetlerine katılmasa da TBMM’de kıyamet kopmuyor, süreç saat gibi işliyor, parlamento, başkanını aksaklık olmaksızın seçebiliyor.
- MHP’nin sürece katılmış olması, CHP’nin “muhalefetsiz yasama faaliyeti olmaz” söylemini boşa çıkarıyor.
- Yasama faaliyetleri CHP’siz sürdürülünce de CHP’nin yemin etmeme eylemi, iktidar partisinden çok CHP’yi vuruyor. CHP, TBMM Başkanlık seçimi, Mehmetçiğin Lübnan’daki UNIFIL’deki görev süresinin uzatılması, 61. hükümetin programının görüşülmesi ve hükümetle ilgili güvenoylaması gibi kritik faaliyetlerin dışında kalıyor.

Oysa CHP, yemin etmeme kararı alırken, TBMM faaliyetlerini kilitlemeyi hedeflemişti. Plana göre CHP’nin komisyonlarda olmaması, yasama faaliyetlerine katılmaması hükümetin TBMM’de büyük sorunlar ile karşılaşmasını sağlayacaktı ve bu tablo nedeniyle hükümet eninde sonunda CHP’nin istediği yönde adım atacaktı.

CHP Milletvekili İsa Gök’ün “Kuzu kuzu yapacaklar” yaklaşımı bu beklentinin en yalın ifadesiydi. Gök, biraz da tehdit kokan sözleri ile iktidar partisinin bam teline dokunurken, şahin kanattan Süheyl Batum “İki arkadaşımız gelmeden yemin etmek namussuzluktur” diyerek kendi partidaşlarını da bağladı. Artık CHP’den ‘yemin edelim’ diyecekler ‘namussuzlukla’ suçlanacaktı.

Başbakan’ın Simav’daki “Tükürdüklerini yalayacaklar” sözleri bu üsluba yanıttı. CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce dün TBMM’nin yeni başkanı Cemil Çiçek’in olumlu adım atması halinde CHP’nin yemin edebileceği sinyali verince CHP’nin geri adım atabileceği düşünüldü. Ancak Çiçek’i dün yakın markaja alan Erdoğan, daha Çiçek salondan çıkmadan çıkıp Simav’daki sözlerinin arkasında durunca, CHP’nin bu umudu da fiilen söndü.

İktidar kulislerinde dün Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç başta, her AKP sözcüsü aynı fikirdeydi: CHP geri adım atmadıkça bir gelişme olmayacak ve kriz ekim ayına ertelenecekti.

CHP bunu neden yaptı?
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç , dün TBMM Genel Kurulu’nda konuşmak için mücadele veriyordu. Oysa bu çabası partisinin ‘yemin etmeme’ eyleminin ruhuna da aykırıydı. Başbakan Erdoğan ‘2 numara’yı kazasız belasız seçtirip yeni kabinesine son rötuşlarını atmak için TBMM’den ayrılırken, çözümü önce Başbakan’a, ardından Adalet Bakanlığı’na ve en sonunda da TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e havale eden Kılıçdaroğlu’nun bütün seçenekleri tükenmişti. Peki siyaset satrancında CHP’yi buraya kim taşımıştı? Hangi CHP yöneticisine sorduysak, önce “perde gerisini bilmiyorum” kaydını düştüler. Ardından eklediler: “Kararın alındığı MYK toplantısında genel başkan ‘yemin etmiyoruz’ dedi ve birkaç itiraz ve farklı öneri dışında itiraz gelmedi.”

Perde gerisinde ne olduğu sorusunun yanıtını ararken, dün biten kurultay arayışlarını, Deniz Baykal ve Batum’un açıklamalarını unutmamak lazım. Şimdi hep birlikte Çiçek’in CHP’ye de onurlu bir çıkış olanağı sunacağı bir öneri getirmesini bekleyeceğiz.