Çiçek: Cezaevi değil devlet konukevi

Cezaevi yerine 'devlet konuk evi' ifadesini kullanan Adalet Bakanı, "Cezaevi sistemimiz Avrupa'dan ileri" dedi.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, cezaevi sözünü rahatsız edici bulduğunu, buraların 'devlet konuk evi' olduğunu belirterek, "Şunu çok açık ve net iddia ederim ki; Türkiye'deki cezaevi sistemi bugün Avrupa'dakilerin çoğunun üzerindedir" dedi.
Bursa H ve E Tipi Cezaevleri'nde incelemelerde bulunan Çiçek, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Emin Özler'den brifing aldı. E Tipi Cezaevi'ndeki konfeksiyon atölyesinde cezaevlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Çiçek, ceza infaz sisteminin özünde, her ne sebeple olursa olsun suç işlemiş ve cezaevinde kalma durumunda olan insanların, infaz süresince bilgi ve beceri kazanmaları, üretici hale gelmeleri dolayısıyla topluma yeniden kazandırılmaları olduğunu söyledi.
Cezaevlerinin, eskiden şu veya bu şekilde başka suçların öğrenildiği ve eğitiminin yapıldığı yerler iken, belli bir süreden beri Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nce, dünyadaki gelişmeleri de takip ederek meslek eğitim merkezlerine dönüştürüldüğünü ifade eden Çiçek, tutuklu ve hükümlülerin çıkarılan yasalar sayesinde cezaevinde çalıştıkları süre içinde hem vakitlerini değerlendirdiklerini hem para kazandıklarını hem de sigortalı olma imkanı kazandıklarını vurguladı.
Bazı kuruluşlarla çeşitli protokoller imzaladıklarına da değinen Çiçek, Türkiye'nin belli bölgeler dışında 'kahverengi' bir coğrafyaya sahip olduğunu, geçen hafta Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü ile yapılan ortak çalışma çerçevesinde, tutuklu ve hükümlülerin de ağaçlandırma çalışmalarına katılımının sağlandığını söyledi. Türkiye'de ceza ve infaz sisteminde daha farklı bir döneme geçildiğini vurgulayan Çiçek, şöyle konuştu:
"Çok mütalaa etmek istemiyorum ama bu (cezaevi) lafı da bana rahatsız edici geliyor. Buralar devlet konuk evidir. Biz konuklarımızın, iyi halli olmak, bir daha buralara dönmemek kaydıyla, cezaevlerinden topluma yararlı insan olarak dönmeleri için çaba içindeyiz. Buradaki çalışmaların başka vilayetlere de örnek olmasını diliyorum...
AB ülkeleri zaman zaman Türkiye'deki cezaevleriyle ilgili olarak geçmişte çok olumsuz raporlar yazdılar ama çok şükür onlar geride kaldı. Şunu çok açık ve net iddia ederim ki; Türkiye'deki cezaevi sistemi bugün Avrupa'dakilerin çoğunun üzerindedir. Bazı noksanlıklarımız var, onları da gidermeye çalışıyoruz."

SSK'LI MAHKUMLAR

Çiçek, bir gazetecinin "SSK'dan kaç tutuklu ve hükümlü yararlanacak? Ağır şartlardan dolayı yıpranma alacaklar mı?" sorusu üzerine şöyle konuştu:
"Hayır. Türkiye'nin biraz daha çalışmaya ihtiyacı varken, kısa sürede devletten emeklilik gibi bir avantajı kimse düşünmesin. Bu, yanlış olur. Hak sahipleri olarak herkes ne zaman emekli oluyorsa, bu kişiler de o zaman emekli olur. Bizim cezaevlerinde şu an tutuklu-hükümlü sayısı 63-64 bindir. Bu sayı her gün değişir. Ama, hükümlü sayısı 35 bin cıvarındadır. İş yurtlarımızda çalışanların sayısı da yaklaşık 8 bindir. Bu Adalet Bakanlığı bütçesine de katkı sağlamaktadır."
Gazetecilerin "Tutuklu ve hükümlülere özel bir eğitim veriliyor mu?" sorusunu Çiçek, "Eğitim yapılıyor. Bu cezaevinde de diğerlerinde de çalışmalar sürüyor. Bildiğim kadarıyla 60 iş kolunda cezaevlerimizde üretim yapılıyor. Burası daha çok konfeksiyonla ilgili bir atölyedir" diye yanıtladı.

'YENİ CEZA İNFAZ KANUNU MECLİS'TE'

Yeni 'Ceza İnfaz Kanunu'nun Meclis'te olduğunu, dünyadaki gelişmeler dikkate alınarak alt komisyonda müzakerelerin devam ettiğini belirten Çiçek, "Yeni Ceza İnfaz Kanunu'nu bu yıl içinde çıkaracağız" dedi. Yeni Ceza İnfaz Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle çok şeyin değişeceğini ifade eden Çiçek, şunları söyledi:
"En azından bu zihniyet değişiyor, felsefe değişiyor. Yani cezaevlerini bir eğitim, meslek edinme merkezi olarak değerlendiriyoruz. Bu çok önemli bir anlayıştır. Buradaki insanlar tutuklu da olsa, hükümlü de olsa insandır ve bizim insanlarımızdır. 'Allah düşürmesin' diyoruz ama insanlık hali olursa da burayı bir 'dert kapısı' haline getirmeden, topluma daha eğitimli, moralli dönmeleri için bir anlayış gelişmiştir. İşin felsefesi önemli, geriye kalan bu anlayışın üzerine oturuyor."
Çiçek, daha sonra, Bursa Valisi Oğuz Kağan Köksal'ı makamında ziyaret ederek, kentin sorunları hakkında brifing aldı.