Çiçek de o raporları sordu

Çiçek de o raporları sordu
Çiçek de o raporları sordu
Radikal'in manşeti üzerine Çiçek de Sayıştay'a raporları sordu. Sayıştay, "Yasa değişti. Bu raporlar yok hükmünde" yanıtını verdi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Sayıştay’ın 2011 yılına ait mali denetim raporlarını TBMM’ye göndermemesini, Sayıştay’a sordu. Sayıştay, Radikal’e verdiği yanıtın bir özetini yazılı olarak TBMM Başkanı Çiçek’e de gönderdi. Sayıştay’ın yanıtında şöyle denildi: 2010 yılında çıkan yasaya göre hazırlanan Sayıştay raporları, 4 Temmuz 2012’de yürürlüğe giren yasa değişikliği ile ‘yok hükmünde’ sayılmış. 

‘Açıklama yapın’ telkini
Hacer Boyacıoğlu imzasıyla geçen pazartesi Radikal’in yayımladığı haberde, Sayıştay’ın 2011 mali raporlarını TBMM’ye göndermediği anlatılmıştı. Muhalefetin ve kamuoyunun tepkisini çeken bu durum, yasalara göre 13 Eylül’e dek Sayıştay’ın rapor vermesi gereken TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in de dikkatinden kaçmadı. Çiçek, yurtdışından dönerken Radikal’in “Nerede bu raporlar” başlıklı haberini okumuş ve Ankara ’ya vardıktan sonra konuyu Sayıştay’a sormuş. Sayıştay Başkanı da yardımcılarından birini elinde bir bilgi notu ile TBMM’ye göndermiş. Çiçek, görüştüğü Sayıştay yöneticisine konunun bir gazetenin manşetine taşındığını anımsatarak, “Açıklama yapın” telkininde bulunmuş.
Sayıştay Başkan Yardımcısı’nın Çiçek’e verdiği bilgi notunda da 2010’da çıkan 6085 sayılı Sayıştay Yasası’nın 35. maddesine Temmuz 2012’de 6353 sayılı yasayla eklenen fıkralarla mali denetim standartlarının değiştirildiği, bu nedenle yeni fıkralarla hazırlanan 2011 raporlarının denetim standardının uyuşmadığı anlatılmış. Daha önce “Raporlar neticelendirilmedi”, “Raporlar eski yasaya göre hazırlanmıştı, yeni yasaya uymadığı için rapor sayılmaz” gibi görüşler açıklayan Sayıştay, “Raporları neden göndermediniz” sorusunu yönelten Çiçek’e de “Sorun yasa değişikliğinden kaynaklanan geçiş dönemi. 2012’de bu sorun yaşanmayacak” yanıtını verdi.
TBMM Başkanı Çiçek’e göre, Sayıştay önündeki yasayı uygulamak zorunda ve yapılan değişiklik nedeniyle de böyle bir durumun yaşanması normal. Hatta 2012’de yapılan yasal değişiklik ortadayken, Sayıştay’ın bu değişikiliği görmezden gelmesi yasayı ihlal olurdu. Sayıştay’ın “yasa kurbanı” olduğu kabul edildiğinde ise ortaya çıkan tek bir soru var: Sayıştay’ın raporları TBMM’ye sunmasına iki ay kala, hükümet bu sonucun ortaya çıkacağını bile bile neden iki yıl önce “ Avrupa Birliği ’ne uyum amaçlı reform” olarak lanse ettiği yasayı apar topar değiştirdi. Üstelik, raporlar görüşleri alınmak üzere kamu kurumlarına gönderilmeye başlandıktan sonra. 

Gül neden onayladı?
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 29 Mayıs 2012 günü Sayıştay’ın 150. kuruluş yıldönümü töreninde “Son yıllarda yaptığımız en köklü reformlardan birisi 2010’da çıkarılan yeni Sayıştay Yasası’dır. Çünkü bu yasa ile sivil, askeri, istihbarat, KİT’ler, belediye şirketleri de dâhil olmak üzere devletin bir kuruşunun bile harcandığı her yer, ilk defa Sayıştay’ın denetimi kapsamına girmiş oldu” demişti. Bu açıklamadan sonra yasaya yeni fıkralar eklendi ve onaylandı. Kulislerde Gül’ün yasayı, içindeki kritik maddeler nedeniyle iade etmediği konuşuluyor. Söz konusu maddeler şehit yakınları ve gazilerin özlük haklarını düzenleyen maddelerdi.