Çiçek'ten Avrupa Birliği'ne sert çıkış

Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk'in Türk Silahlı Kuvvetleri'yle (TSK) ilgili açıklamalarını kınadı.

ANKARA - Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk'in Türk Silahlı Kuvvetleri'yle (TSK) ilgili açıklamalarını kınadı. Çiçek, dün yapılan Bakanlar Kurulu'nun ardından şunları söyledi:
Lagendijk'e kınama: Türkiye'ye gelen yabancı misafirlerimizden bizim beklediğimiz, Türkiye'nin değerlerine, kurumlarına olabildiğince saygılı olmalarıdır. Joost Lagendijk'in özellikle TSK'yı PKK terör örgütüyle, aynı kefeye koyarak bir değerlendirme yapmış olmasını esefle karşılıyor ve kınıyoruz.
TSK destek oldu: Türk ordusu, bu milletin ordusudur ve ülkenin en değerli kurumudur. Üç yılı aşan bir süreden beri AB üyeliği süreciyle ilgili yaptığı çok önemli gayretleri vardır.
Siyaseti yargının içine çekmek: Bir taraftan AB, 'Yargıya siyasetin gölgesi düşmesin, yargı ile siyasetin ilişkisi kesilsin istiyoruz' deyip, İlerleme Raporu'na birçok hususu koyarken, öbür taraftan adeta siyaseti yargının içine çekecek açıklamalarda bulunulmuştur.
İki takipsizlik: Bahse konu olan olayla ilgili iki yerden takipsizlik kararı verildi. Bunları yok sayıp, bir kısım beyanların yargı üzerine baskı oluşturacak tarzda yapılmasını yargıya saygı açısından ve özellikle Anayasa'nın 138. maddesi açısından sakıncalı buluyorum.
Polisin tutumu: Yanlış yapan kurum varsa gereğini yaparız. Olayları tasvip etmiyoruz. Protestoları yasal ölçüler içinde yapmak lazım.
Dosya ulaştı: Bugün (dün) saat 09.00'a 20 kala dosya (Orhan Pamuk davasında yargılama izniyle ilgili) bana geldi. Arkadaşlarımız dosayayı inceliyor. Daha önce takipsizlik kararı verilmesine esas olan soruşturmayla ilgili görüşümüzü bildirmiştik. Bu dava üzerinden siyaset yapılıyor, bir kampanya sürdürüldüğü açık.
Fehriye Erdal örneği: Türk yargısının bir gün içinde karar vermesi isteniyor. Fehriye Erdal işinde silahın yarı otomatik mi otomatik mi olduğunu bir başka ülkenin yargısı iki senedir sonuçlandırmadı. 'Bunlar Türkiye'de kan döktü' denildiği zaman, 'Bizde yargı bağımsız, karışamayız' diyorlar. Onların yargısı bağımsızsa Türkiye'deki yargı müstemleke yargısı değil. Yargı kendi kuralları içinde hatasıyla sevabıyla işini yapsın. Bir hukuki hata varsa sorumlusu da hükümet değil yargıdır.