'Çirkin bir yakıştırma'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kızıltepe'de kamyon şoförü Ahmet Kaymaz ile oğlu Uğur'un ölümüyle sonuçlanan olayı üzüntüyle karşıladığını belirterek, "12 yaşındaki yavrumuzla ilgili 'terörist' yakıştırmasını çok çirkin buluyorum" dedi.

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kızıltepe'de kamyon şoförü Ahmet Kaymaz ile oğlu Uğur'un ölümüyle sonuçlanan olayı üzüntüyle karşıladığını belirterek, "12 yaşındaki yavrumuzla ilgili 'terörist' yakıştırmasını çok çirkin buluyorum" dedi.
AB'nin Kıbrıs için Türkiye'ye dayatmada bulunma hakkı olmadığını da belirten Başbakan, 'Türkiye'ye AB içinde özel statü' gibi formülasyonların kesinlikle kabul edilemeyeceğini söyledi.
Erdoğan, dün akşam NTV'nin canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Erdoğan'ın mesajları özetle şöyle:
Terörist yakıştırması çirkin: 12 yaşındaki yavrumuzla ilgili 'terörist' yakıştırması yapmayı çirkin buluyorum. Mümkün değil. Hukuk içerisinde 12 yaşındaki çocuğun konumu bellidir. Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığımız teftişini sürdürüyor. Gereken adım neyse bunu şüphesiz atacağız. 12 yaşındaki çocuğa bu yakıştırmayı yapmayı insani bulmuyorum.
Gümrük Birliği'ne onay
AB Kıbrıs dayatması yapamaz: 24 Nisan'daki referandumda Kuzey Kıbrıslı Türkler AB'nin taleplerine 'Evet' derken, Rumlar tam tersini söyledi. Ama buna karşın AB, 1 Mayıs'ta Kıbrıs'ı tam üye yaptı. Bu da Kopenhag Siyasi Kriterleri'ne terstir. AB, bize Kuzey Kıbrıs üzerindeki izolasyonların kaldırılacağını söyledi, ama hiç adım atmadı. Gümrük Birliği'ne üyelik konusunu gündeme getirdi. Türkiye, Güney Kıbrıs'ın Gümrük Birliği'ne üyeliğine zaten onayını verdi. Tüm olumsuzluklara karşın jest yaptı. AB Kıbrıs konusunda bize yeni bir dayatmayı getiremez. Kıbrıs'la ilgili yeni durumu 17 Aralık'ta yapılacak AB zirvesinden sonra konuşuruz.
Özel statü kabul edilemez: Türkiye'ye AB içinde özel statü verileceğine ilişkin iddialar yanlış. Kime uygulandı ki, Türkiye'ye uygulansın. Maç başlamış, maçın ortasında yeni bir kural ortaya koyuyorsunuz. Olmayan şeyleri öne sürmeye kalkarsanız, AB gibi ciddi oluşumun asilliğine sığmayacak durumlar ortaya çıkar. Özel statüyü kabul etmemiz mümkün değil.
2006'ya sarkmaz: Müzakerelerin 2006'ya sarkmasını aklımızın ucundan dahi geçirmiyoruz. Başmüzakereci henüz belli değil, belli olduğunda açıklarız.
Baykal'a cevap: CHP lideri, hükümetin 17 Aralık için net bir tavrının olmadığını söyleyerek çok çirkin yakıştırmalar yapıyor. Bizim tavrımız net ve bunu halkımız anlıyor. Biz önümüzdeki 16 günlük süreci de gerek halkımla gerek tüm parlamentodaki herkesle paylaşarak götüreceğiz. Genel görüşme talebi var. Müzakeresini yaptıktan sonra bunları parlamentoda görüşmekten kaçmayız. 17 Aralık öncesi devletin üst düzeyiyle görüşmemiz 7 Aralık'ta gerçekleşecek. Bu, bir son durum değerlendirmesi olacak.
Felluce tepkisi
ABD hassasiyetimizi anladı: Felluce operasyonu konusunda ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney ile yaptığım görüşme çok sertmiş gibi basına yansıdı. Çok üzüldüm. Oysa ABD bizim bu konudaki hassasiyetimizi anladı. Aramızda herhangi bir gerginlik yok.
Ekümenik tavizi yok: Vatandaşımız durumundaki bir insanın (Patrik Bartholomeos) böyle bir sıfatı olmadığı halde 'ekümenik' sıfatıyla hareket etmesini yanlış buluyoruz. Bunu da tüm kamuya bildirdik. Her ülkenin kendi hassasiyetleri vardır. Bu, Lozan'da belirlenen bir statüdür. Karşımızdakiler de buna uymak zorundadır. Bunu tartışma konusu haline getirenler art niyetli davranıyor. Keşke ekümenik sıfatı kullanılarak yemek daveti yapılmasaydı.
'ABD'nin tavrı yanlış'
PKK antrenman yapıyor: Kuzey Irak'taki PKK terör örgütüne dönük ABD'nin tavrını doğru bulmadığımızı Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı Caferi'ye de söyledim. Kuzey Irak, terör örgütünün antrenman alanına döndü. Biz orada, 70 civarında vatandaşımızı kaybettik. Bugüne kadar atılmayan adımlar artık atılmalı.
İrtica demirbaş: Bölücülük ve irtica ülkemizde demirbaş sıkıntı. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nde de bu dikkate alınıyor. Şu anda bu sıkıntılar sürüyor ve bu sıkıntıya karşı mücadelemiz devam edecek. Ancak sıkıntılar bittiğinde atılması gereken adımlar atılır.
YAŞ, MGK değil: MGK'nın rolünü YAŞ'ın üstlendiğine dair yorumları çok yanlış ve çirkin buluyorum. Zaten, MGK varlığını sürdürüyor. Sadece MGK Sekreterliği'nde AB sürecinde genel sekreterin sivilleşmesi gerçekleşmiştir.
Tribün terörü
Bedavacılar silinmeli: Büyük kulüplerin, bedavacıları listelerinden silmeleri lazım. Uyuşturucuya müptela, her türlü silahı da yanında taşıyanlara meydan verilmemeli. Gazeteler de çirkin başlıklar atıyor. Edebi olmayan topluluklar oluşturulup, onlar stadyuma taşınıyor. Bunlara fırsat verilmemeli.
Revizyon gerekirse yapılır: İktidarımızın birinci yılında kabine değişikliği konuşulmaya başlandı. Tek başına iktidarız, iki yılımızı hemen hemen doldurduk. Değişiklik gerekiyorsa, yapılması gereken anda yaparız. Bu tür şeyleri gündemde tutmak hem kabinede, hem ülkede huzursuzluk yaratır. Bazıları gönüllerden geçenleri dile getiriyor.