Çocuk Başbakan'a Erdoğan'dan 'koltuk' uyarısı

Çocuk Başbakan'a Erdoğan'dan 'koltuk' uyarısı
Çocuk Başbakan'a Erdoğan'dan 'koltuk' uyarısı
Başbakanlık koltuğuna oturan Enes Karabulut'un, 'Artık kalkmayacağız' sözleri üzerine Başbakan Erdoğan 'Yok, öyle yok. Kalkmamak üzere oturma, çünkü bugüne kadar kalkmamak üzere oturanlar bu ülkeye çok şeyler kaybettirdi' dedi.

ANKARA - Başbakan Erdoğan, Bakanlar Kurulu Toplantı Salonu'nda düzenlenen etkinlikte, başbakanlık koltuğunu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Keçiören Tarhuncu Ahmet Paşa 5. Sınıf Öğrencisi Enes Karabulut'a bıraktı.

Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, kendi çocukluğunda sabah güneşin doğmasıyla sokağa çıkarak, akşam hava kararıncaya kadar sokaklarda oynadıklarını anlatarak, şöyle konuştu:

“Korkuyorum sizler bunu yaşayamıyorsunuz, sizler apartmanın beton kalıpları arasında sıkışıp kalıyorsunuz. Sizler için yeni bir dünya tabii ki hazırlanıyor, ama bizim yaşadığımızı bu noktada sizler yaşayamadınız. Sokakta güneşin battığını, havanın karardığını annelerimiz, babalarımız bizleri çağırdığında hatırlıyorduk. Sadece okullarda değil, sokakta, mahallede arkadaşlarımız vardı. Geniş mahallelere yayılan, farklı mahallelerden arkadaşlarımız vardı. Örneğin ben okula yayan olarak yarım saatte gidip, yarım saatte geliyordum. Annem kolumdan tutup beni getirmiyordu, ama şu andaki anneler her halde 5 dakika mesafede çocuğunu elinden tutmadan, servis aracına bindirmeden götürmez. Yaya giden var mı? Yok.
Teknoloji, hayat , gelişen sanayi bizleri bir yerde tehdit ediyor, bu yoğunluktan korkuyoruz. Arkadaşlarımızla her zaman dayanışma içinde olduk, her şeyi paylaştık. Bir arkadaşımızın annesi ekmeğin içine domates, peynir koyup verdiyse onu hep birlikte bölüştük. Birimizin harçlığı varsa bir kişi için değil, hepimizin paylaşacağı şeyler alırdık. Kendi evimizde ne kadar rahatsak, arkadaşlarımızın evinde de o kadar rahat olurduk. Zamanımızda sokak araları topraktı, hava yağdığı zaman çamur olurdu. Çamurun içerisinde benim annem yoksa komşumuz Müşerref Hanım kendi çocuklarıyla beraber beni de alır, beni de yıkar akşam annem gelince beni anneme teslim ederdi. Aynı şekilde Müşerref teyzenin çocuğunu da çamurlandığı zaman benim annem alır, yıkar, temizler, akşam Müşerref teyze geldiğinde annem Ahmet'i teslim ederdi. Böyle bir çocukluğu, arkadaşlığı mahallede zevkle yaşadık. Anne babalarımız bizi nasıl koruyup gözettiğiyse arkadaşlarımızın anne babaları da bizi öyle gözettiler, gülmeyi, ağlamayı, dostluğu, dayanışmayı, paylaşmayı, kardeşliği biz hep sokaklarda öğrendik.”

“EN FAZLA YATIRIMI EĞİTİME YAPIYORUZ”
Türkiye 'nin kaderiyle ilgili kararların bulundukları salonda Bakanlar Kuruluyla birlikte alındığını anımsatan Başbakan Erdoğan, “kendi çocukluğundaki imkansızlığı, yoksulluğu, yokluğu bugünün çocukları da yaşamasın diye” çalıştıklarını söyledi.

Hükümet olarak en fazla yatırımı eğitim alanında yaptıklarını, çocukların evlerine yakın okullarda, kalabalık olmayan sınıflarda okumaları için yoğun çaba sarf ettiklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ben 70 kişilik sınıfta okudum, ama yine aynı dönemde 100 kişinin üzerinde öğrencinin okuduğu sınıfları da biliyorum, ama sizler böyle sınıflarda şu anda okumuyorsunuz. Şu anda Türkiye ortalamasında 30'un altına düşmüş vaziyetteyiz. Bu tabii ideal bir rakama ulaşmaktır. Sizlerin böyle sınıflarda okumanız, kalitenizi artırmaktadır, artıracaktır.

“İMTİHANLARDAN YAVAŞ YAVAŞ ÇOCUKLARIMIZI KURTARACAĞIZ”
Öğrencilerin ödev ve sınavlardan şikayetçi olduğunu belirten başbakan, kendi hayatından örnek verdi:

“Yeğenim bana, 'dayı, bize çok ödev veriyorlar biz bu ödevlerden bıktık. Ben buraya geldiğim zaman hafta sonu tatil yapamıyorum, devamlı, nefes almadan ödevlerimi yetiştirmeye çalışıyorum' diyor. Artık bunlardan çocuklarımızı kurtaralım, rahat rahat bayramımızı yapalım, bayramda bile ödev, hafta sonu ödev, ama bu imtihanlardan yavaş yavaş çocuklarımızı kurtaracağız, çok daha farklı sistemlere geçeceğiz, zira bu imtihanlarla başarı yakalanmıyor. Bunları farklı sistemde çözeceğiz, farklı sistemle başaracağız. Çünkü ailelerin, anne, babaların ceplerini sövüşülüyorlar. Parası olan gidiyor, olmayan neyi var, neyi yoksa satacak çocuğunu üniversite hazırlık, Anadolu, fen lisesi hazırlığa gönderecek. Böyle bir mantık olmaz, bunun değişmesi lazım. Ben siyasetçiyim benim görevim ufuk vermektir, bunun altını doldurması gereken teknokratlardır, bürokratlardır. Bunun değişmesi lazım, bunu gerçekleştirmek zorundayız. Niye okulları kuruyoruz? Okulları kurmanın anlamı yok, okullarda gerekli olanı verecek kalitede öğretmenlerimiz de olmalı, bu öğretmenleri de yetiştirmeliyiz, ve bu öğretmenlerle birlikte okullarımızda başarı serüveninin hep birlikte görmeliyiz.”

ÇOCUK BAŞBAKAN: ARTIK KALKMAYACAĞIZ
Bugünün çocuklarının Türkiye'nin geleceği, umudu olduğunu ve yakın bir gelecekte yönetici konumunda bu çocukların oturacağını vurgulayan Başbakan Erdoğan, “Yakın bir gelecekte bizim oturduğumuz bu koltuklarda artık kalkmamak üzere oturacaksınız” dedi.

Başbakan Erdoğan'ın bu sözleri üzerine, koltuğunu devrettiği Keçiören Tarhuncu Ahmet Paşa 5. Sınıf Öğrencisi Enes Karabulut, “artık kalkmayacağız” karşılığını verdi. Başbakan Erdoğan, da “Yok, öyle yok. Bak biz ne diyoruz, tüzüğe bir kayıt koyduk, 3 dönemden fazla milletvekili olamazsın. Sen de öyle ol. Kalkmamak üzere oturma, çünkü bugüne kadar kalkmamak üzere oturanlar bu ülkeye çok şeyler kaybettirdi. Biz öyle yapmayalım, devamlı hücre tazelemesi olsun. Belli bir süre biz oturuyorsak, belli bir süre de daha farklı arkadaşlarımız gelsinler, buralarda otursunlar, farklı bir havayı teneffüs ettirme fırsatımız olsun” ifadesini kullandı.