@sarikayaercan

Çözüm için Meclis iradesi devreye girecek

Çözüm için Meclis iradesi devreye girecek
Çözüm için Meclis iradesi devreye girecek
Muhalefet tasarıyı değerlendirdi. CHP'li Tanrıkulu: Düzenleme ile çözüm için Meclis iradesinin devreye girecek. HDP'li Kaplan: Süreç yasallaştırılıyor.
Haber: ERCAN SARIKAYA - ercan.sarikaya@radikal.com.tr / Arşivi

Hükümetin, Meclis’e sevk ettiği çözüm süreci paketine muhalefet temkinli yaklaştı. CHP ’li Tanrıkulu yasal düzenleme ile çözüm için Meclis iradesinin devreye gireceğini söylerken, HDP’li Kaplan ise sürecin yasallaştırılması, Meclis'e getirilmesi, şeffaflaştırılması, muhalefetin süreç konusunda bilgi ve görüşlerinin almasını önemli olduğunu söyledi.

TANRIKULU: ÖNEMLİ VE DEĞERLİ
Hükümetin Çözüm süreciyle ilgili Meclis’e sevk ettiği yasa tasarısıyla ilgili Radikal’e konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu yasayla Meclis iradesinin devreye gireceğini dile getirdi. Atılan adamı olumlu ve değerli bulduğunu söyleyen Tanrıkulu şunları söyledi: “Getirilen taslak zaten bakanların yetkisinde olan ve uygulanan konuları yasal bir zemine oturtuyor. Düzenlemeyi olumlu buluyorum. Türkiye’nin Kürt sorunu çözülecekse atılması gereken adımlardan biridir. Benzer düzenleme daha önce MİT yasası kapsamında yapılmıştı. Şimdi MİT mensupları dışındakilerde bir güvence getiriliyor. Bu düzenlemenin en önemli yönü ayrı bir yasal çerçeve ile Meclis iradesinin devreye girecek olmasıdır. Ben bu adımı önemli ve değerli buluyorum” dedi.

KAPLAN: SÜREÇ YASALLAŞTIRILIYOR

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise TBMM'ye sevk edilen Çözüm Süreci Paketi'nin son derece önemli olduğunu belirterek, "Hayırlı olsun" dedi. Kaplan, düzenlediği basın toplantısında, çözüm sürecinin başından beri duyarlı ve sorumluluk üstlendiklerini, çatışmasızlık ve sürecin gelişmesinde rol oynadıklarını ifade ederek, sürecin yasallaştırılması, Meclis'e getirilmesi, şeffaflaştırılması, muhalefetin süreç konusunda bilgi ve görüşlerinin almasını önemli olduğunu söyledi. "Oslo ve Habur süreçlerinden çok ciddi dersler çıkarılarak gelinen aşamada sürecin olgunlaşması dikkate alınarak, akil insanlardan TBMM'deki Çözüm Süreci Komisyonu'na ve bugün Meclis'e sunulan tasarı, bu anlamda son derece önemlidir" diyen Kaplan, tasarının içeriğini ve konuyu partilerinin yetkili kurullarında değerlendireceklerini ve bu değerlendirmelerin sonucunda düşüncelerini kamuoyuyla kapsamlı olarak paylaşacaklarını ifade etti. Kaplan, tasarının beklentilerini karşılayıp karşılamadığı, yasalaşması konusunda nasıl bir takvim bekledikleri sorusuna, "Tasarı, çerçevedir. Yapılacakları yasal güvenceye bağlayıp, yapılacaklar konusunda Hükümet'e yetki tanıyor. Dünya örneklerine bakarsanız benzeri süreçler İrlanda'da, İspanya'da, Güney Afrika'da yaşandı ve onlarda da benzeri Meclis süreci geçirildi. Hem ülkemizin özgürlüğünü dikkat alıyoruz hem de dünya deneyimlerini de dikkat alarak sorunları nasıl çözebileceğimiz konusunda tarihi bir sorumluluk yüklendik. Tarihe ve halka karşı sorumluluğumuz vardır. Çözüm, barış, demokrasi isteyen tüm partilerin, ana muhalefetin sürece destek vermesi gerektiğini düşünüyoruz. İtirazların artık Meclis'te konuşulması gerektiği döneme geçeceğiz" karşılığını verdi.


CHP'Lİ ALTAY: SÜREÇTE ROL ALANLARA ZIRH GELİYOR

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, çözüm sürecine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı tasarıyı, "Genel gerekçesi çok iddialı ama maddelerine baktığınızda hiçbir şey yok. Çözüme yönelik somut adım yok, sadece bu süreçte rol almışlara bir zırh getiriyor" diye değerlendirdi. Tasarının, bugüne kadar yürütülen çalışmalara yasal çerçeve getirdiğini ifade eden Altay, CHP olarak çözüme, barışa hep "evet" dediklerini, akan kanın durmasını istediklerini söyledi. Altay, hükümetin, muhalefet partileri ve toplumun diğer kesimleriyle istişare etmeden yürüttüğü, bir proje, projeksiyon, adına çözüm süreci denilen bir süreç bulunduğunu belirtti. "Tasarının genel gerekçesine baktığınızda çok iddialı ama maddelerine baktığınız zaman hiçbir şey yok" diyen Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:"Sadece bugüne kadar yürütülen çalışmaları, yasal çerçeveye dayandırıyor ve bu çalışmalarda görev alan kişilere, hukuki bir zırh getiriyor. Tasarının 4. maddesinin 2. fıkrasındaki kanun kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin, hukuki, idari ve cezai sorumluluğu doğmaz hükmü, hukuk devleti ilkeleri bakımından sıkıntı yaratabilir. Bunun dışında tasarının diğer maddelerinde olumsuz bir şey yok, 'bu olmaz, nereden çıktı' diyeceğimiz bir şey yok. Sadece 4. maddenin 2. fıkrasındaki hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran hüküm, hukuk devleti ilkeleri bakımından tartışmalı bir konudur. Çözüme yönelik somut adım yok, sadece bu süreçte rol almışlara bir zırh getiriyor. Tasarıda başka bir şey göremedik."

KÜRT OYLARINI ALMAYA YÖNELİK HAMLE
Tasarını zamanlamasına işaret eden Altay, AK Parti'nin, seçim öncesi Kürt vatandaşlara yönelik bazen yasa, bazen yönetmelik, bazen genelge şeklinde taviz, vaatler verdiğini, adeta mavi boncuk dağıttığını savundu. Altay, "Seçimden sonra verdiği sözü tutmadığı da Kürt vatandaşlarımızın da çok iyi bildiği konudur. Bir kaç defa aldatıldığını Kürt yetkililer de zaman zaman söylüyor. Zamanlaması cumhurbaşkanlığı seçimine, Kürt oylarını almaya yönelik bir hamle olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu.

 MHP'Lİ VURAL : EY CEMİL ÇİÇEK BU YASA TEKLİFİNİ İADE ET

 MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, çözüm sürecine yönelik yasa tasarısını Meclis'te düzenlediği basın toplantısıyla eleştirdi.  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmak için "her şeyi yapabilecek tıynette" olduğunu öne süren Vural, "Çözüm süreci" adı altında ülkenin çözülme ve bölünmenin kıyısına geldiğini savundu. Vural, "AKP-PKK eliyle ülkeyi bölecek yasalar çıkarılmakta, kardeşliğimiz dinamitlenmektedir" diye konuştu.
Vural, tasarı için "paçavra" ifadesini kullanarak, şunları söyledi: "PKK terör örgütünün taleplerinin yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Burada Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasının yanında terörist başının da imzası vardır. Kendi iradesini terör örgütüne rehin vermiştir. Terör örgütünün dayatmalarıyla bu kanun tasarısı gelmiştir. Bırakın bakanlıkları, istifa edin. Bu, İmralı'nın onayıyla, kirli pazarlıklarla Erdoğan-Öcalan eş başkanlığındaki sürecin neticesinde gelmiştir. Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılmadan önce İmralı'ya paraf için gönderdiniz.
Bu kanun tasarısı, hükümetin terör örgütüne teslimiyet tasarısıdır. Erdoğan zaten iradesini teslim etmişti, şimdi Türk milletinin egemenliğini temsil eden milletvekillerinin iradesini kılıf yaparak kirli, pis, ahlaksız pazarlıklarını meşrulaştırmak istiyor. Bu belge aynı zamanda hükümetin bugüne kadar suç işlediğini ortaya koyuyor. Ucu açık, 'PKK'nın her isteğini yerine getireceğim' taahhüdünden başka anlam taşımıyor. Hükümet terör örgütünü meşru muhatap kabul etmiştir. 'PKK ile görüşen şerefsizdir' demişlerdi. Erdoğan, şeref ve haysiyetini kaybettiğini imzasıyla ortaya koymuştur."

Tarhan Erdem yazdı. "Dönemeç geçiliyor mu?"

Müzakere masasına 'tek taraflı' hukuki zırh

Atalay: Temel hedef şiddetin sona ermesi

AF VE İŞ TAAHÜDÜ VAR
Vural, tasarıda terör örgütüne af ve iş taahhüdü olduğunu da savunarak, "Milletin birliğini, bütünlüğünü korumak için canlarını veren şehitlerimize, ailelerine iş imkanı gibi terör örgütü mensuplarına da iş taahhüdü veriyor" dedi. Tasarıda çözümün ne olacağına ilişkin hiçbir şey olmadığının altını çizen Vural, "Terör örgütüne 'senin her istediğini yapacağım' demektir. Tasarı, AKP-PKK yapımı terörist başına özgürlük, Kürdistan'a özerklik ve statü taahhüdünün çerçevesini oluşturmaktadır. Ey Cemil Çiçek, bu yasa teklifini iade et. Nasıl fezlekeleri iade ediyorsan, 'terör örgütünün dayatmasıyla, arzusuyla TBMM'ye bir yasa teklifi getirilemez' de. Görelim seni haydi" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın, Kandil'deki terör örgütü yöneticisi Murat Karayılan'ın "Bir iki hafta içinde yasa çıkmazsa çatışma başlar" tehdidinden korkarak tasarıya imza attığını iddia eden Vural, "Milletin helal oyları, bu adımları atanlara haram olsun" dedi. Oktay Vural, tasarının nihai hedefinin "terörist başını İmralı'dan çıkartmak, terör örgütünü siyasallaştırmak, doğu ve güneydoğuda KCK devleti kurmak, Erdoğan'ı terör örgütü ele başı Öcalan'ın desteğiyle Cumhurbaşkanı yapmak olduğunu" öne sürdü.
Tasarının Oslo protokolüne taahhüt olduğunu da savunan Vural, "AKP kılavuzları ve Erdoğan, PKK'nın emir eri gibi çalışmaktadır. AKP hükümeti terör örgütünün sekreteryası konumuna gelmiştir" diye konuştu.
Çözümün ne olduğunun millete anlatılması gerektiğini dile getiren Vural, şöyle devam etti:"Bunun neresinde terör örgütünün silah bırakması var? Silahla ulaşamadığı amaçlarını silahsız yerine getirmek amacıyla hazırlanmış yasadır. Çözümün ne olduğunu niye millete anlatmıyorsunuz? Çözüm, ucu açık bir süreçte Türkiye'yi milli devletten uzaklaştırmak, milleti etnik kimliklerine göre bölmek suretiyle devletin üniter yapısını bozarak, PKK-KCK yapılanmasıyla büyük Kürdistan'ı oluşturmaktır. Teröristlerin 30 yıldır bölemediği ülke, Erdoğan'ın siyasi ikbali ve ideolojisi uğruna ayrışma ve bölünme aşamasına getirilmekte, bu da sözde çözüm olarak millete yutturulmak istenmektedir. Bu tasarı, milli iradeye ihanet edenlerin korunduğu tasarıdır. Bu tasarıya imza atanlar Anayasal suç işlemektedirler. Bu yasaları ne kadar getirirseniz getirin bölünmenin ve ihanetin hiçbir meşruiyeti yoktur ve kabul edilmeyecektir. 'Bu yasa kapsamında verilen görevleri yerine getirenlerin hukuki, idari ve cezai sorumluluğu olmaz' deniyorsa, bunun ilham kaynağı Kenan Evren'dir. Kenan Evren de geçici 15. maddeyle 12 Eylül döneminde yaptıklarından sorumluluğu doğmayacağını getirmişti. 34 yıl sonra mahkum oldu. Bu paçavra seni kurtarmaz. Bilerek suç işlediklerini itiraf ediyorlar. Parmak çoğunluğuyla bunu geçirmen bir şey ifade etmez. Bunun hesabı sorulur. İşte Kenan Evren'e soruldu. 'Sorumluluğum doğmasın' diyerek, yükü milletvekillerinin sırtına atıyorsun."