Cumhurbaşkanı: Diyanet İşleri Başkanı'na zırhlı Mercedes verilecek

Cumhurbaşkanı: Diyanet İşleri Başkanı'na zırhlı Mercedes verilecek
Cumhurbaşkanı: Diyanet İşleri Başkanı'na zırhlı Mercedes verilecek
Adıyaman'daki açılış töreninde yaptığı konuşmada "Bir sürprizim olacak" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu da canlı yayında açıkladı: Diyanet başkanımıza yapılan nezaketsizliğe bizler bir jest yapalım dedik, bu sabah sayın diyanet işleri başkanımla görüştüm ve mutabık kaldık. Köşk envanterinden zırhlı bir mercedes verilecek.

RADİKAL- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ATV, AHaber ortak yayınında soruları yanıtladı. Adıyaman’daki konuşmasında Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e sürprizi olduğunu dile getiren Erdoğan, canlı yayında sürprizini de açıkladı. Cumhurbaşkanı, "Diyanet başkanımıza yapılan nezaketsizliğe bizler bir jest yapalım dedik, bu sabah sayın diyanet işleri başkanımla görüştüm ve mutabık kaldık" dedi. Diyanet İşleri Başkanı'na köşk envanterinden zırhlı bir mercedes verileceğini dile getirdi.

Erdoğan: Yarın bir müjde duyabilirsiniz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ya Mehmet hocam sen niye sattırıyorsun, o Mercedes'in fiyatı ne ya!


Erdoğan konuşmasından önemli başlıklar şöyle:

FENERBAHÇE İLE BURSASPOR ARASINDAKİ TÜRKİYE KUPASI YARI FİNAL MAÇI

BU GALİBİYET AZ GÖRÜLEN BİR OLAY: Bursaspor'un Fenerbahçe sahasında böyle bir galibiyet alması az görülen bir olaydır. Bursaspor'u tebrik ediyorum. Finalde başarılar diliyorum.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

TÜRKİYE SERİ KARAR ALINABİLECEK BİR İDARİ YAPIYA SAHİP OLMALI: Ben bu seçimlere girerken partili cumhurbaşkanlığı sistemini getirdim ama bu muhalefetin işine gelmedi. Dedim ki 'Gelin partili cumhurbaşkanı sistemini hep beraber hemen bir anayasa değişikliği ile getirelim.' Bu Türkiye'yi çok daha farklı kılacaktır. Türkiye'nin kalkınmasına yönelik çok ciddi imkanlar getirecektir. Türkiye'deki sıkıntı partili-partisiz olayından kaynaklanıyor. 1982 Anayasası'nda partili bir cumhurbaşkanı yok. Partili olmayınca orada ciddi bir güç kaybı oluyor aslında. Amerika'ya baktığımız zaman, Amerika'da başkan partili. Partili olduğu için oradan aldığı bir gücü var. Partili Cumhurbaşkanlığı'nın olduğu ülkelerde daha seri karar alabilme imkanı oluyor. Son seçimlerde aldığımız oy yüzde 50'ye yaklaşmıştık Cumhurbaşkanlığı seçimde ise yüzde 52 ile farklı açılardan oy alabildik. Buradaki en önemli unsur Türkiye'nin seri kararlar alabilmesi gereken bir idari yapıya sahip olması.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez o makam aracını iade ediyor

ÇÖZÜM SÜRECİ

HİÇBİR ZAMAN SAMİMİ OLARAK SARILMADILAR: Demokratik açılım safhasını tamamladıktan sonra milli birlik ve kardeşlik safhasını tamamladık. Bu aşamada da akil insanlar aşamasını başladık. Bazı yerlerde milliyetçi kesim akil insanlara saldırılar düzenledi. Bunlardan sonra üçüncü adımı attık ve çözüm süreci dedik. Bu terör örgütünün desteklediği siyasi yapı hiçbir zaman samimi olarak çözüm sürecine sarılmadı. Dün Muş’ta kaçırılan insanlar, kaçırılan araçlar var. Ağrı’daki olayda askerimize ateş açılıyor, askerimiz cevap vermeyecek mi? Mersin ve Adana’daki olayları ben de Başbakanımız da kınadı. Bunlara rağmen beyefendiler bizlere fatura kesti. Bunlardan sonra eşbaşkan olan bu zat insanları sokağa davet ediyor. 

'İMRALI İLE GÖRÜŞMELERE DEVLET KARAR VERİR'

İnsanları sokağa davet eden birisiyle nasıl olur da çözüm süreci işleyebilir? Bu ülkede mal ve can güvenliğini sağlamak ile görevliyiz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacak güçteyiz. Böyle bir adım atarlarsa bunun bedelini, faturasını ağır öderler. “İmralı’dan ne gelirse o olur” böyle bir durum yok. “Bir aydır İmralı ile görüşülemiyor” diyorlar. Görüşmelere devlet karar verir. İmralı’nın görüşme trafiğini dağ belirlemeyecek.

BU NASIL BARIŞ

7 HAZİRAN KIRILMA SÜRECİDİR: Bu mesele bana göre bir tabu meselesi. İmralı tabulaştırıldığı için İmralı’dan gelebilecek mesajların dağı, siyasi hareketi etkilediği düşünülüyor. Burada biz bir hukuk devleti olduğumuz için bunları hukuk çerçevesinde yapmak durumundayız. Bu çiğnendiği zaman devlet B planını C planını devreye koyacaktır. Devletin böyle planları mevcut. 7 Haziran bir kırılma sürecidir. Ne barışı ya? Böyle barış olabilir mi? Van’da musluklardan su akıtıyorlar. Bu nasıl barış? Nasıl bir demokrasi? Böyle bir şey olabilir mi? Bu sadece o tür bilboardlarla değil bu gün yine terör örgütü evlere mektuplar yazıyor. “İktidar partisine oy çıkarsa sizinle görüşürüz…” diyor. “ Ak Parti ’nin oylarını nasıl aşağı çekeriz” bu aydınların ortak düşüncesi bu. Ben bunlara ‘aydın’ demiyorum ‘karanlık’ diyorum.