Cumhurbaşkanı Erdoğan Demirtaş'a yüklendi: İyi saz çalan biri çıkmış...

Cumhurbaşkanı Erdoğan Demirtaş'a yüklendi: İyi saz çalan biri çıkmış...
Cumhurbaşkanı Erdoğan Demirtaş'a yüklendi: İyi saz çalan biri çıkmış...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Gençlik Kulübü Federasyonu (TÜGEF) Kongresi'ndeki konuşmasında HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a yüklendi.

RADİKAL - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı eleştirerek "Saz çalan birileri çıkmış 'bayraklara saygısızlık yapan mı var' diyor? Siz kimi kandırıyorsunuz? Bayrağa nasıl saldırdığınızı çok iyi biliyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarının önemli satır başları şöyle: 

'TEK MİLLET, TEK VATAN,TEK MİLLET'

Millet olmak için aynı sınırlar içinde yaşamak yetmez, Aynı ulvi değerlere ve aynı gelecek tasavvuruna sahip olmalıyız.Her badirenin arkasından daha da kenetlenerek istikbalimizi şerefimiz, namusumuz bilerek bu günlere gelebildik. Bizim bir rabiamız var. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek millet. Bu millet ne zaman zincirlerini kırdıysa prangalarından kurtulduysa hemen kirli senaryolar devreye girdi. Başbakan olduğumda ne demiştim; Batı'da ne varsa Doğu'da o olacak. Bu vatan topraklarının tamamını ayağa kaldıracak ve modern Türkiye 'yi inşaa edeceğiz demiştik. 

ERDOĞAN'DAN DEMİRTAŞ GÖNDERMESİ

Şimdi birileri çıkmış iyi saz çalıyormuş. Ne diyor? 'Bayrağa saygısızlık yapan mı var' diyor. Siz kimi kandırıyorsunuz? Bayrağa nasıl saldırdığınızı çok iyi biliyoruz. Teröristlerin cesetlerini kendi bayrağınızla sarıyorsunuz. Güya cenaze namazı kılıp, bunu da sosyal medya ile tüm dünyadan paylaşıyorsunuz. Sizin gerçek yüzünüz o. Bunu kimseye yutturamazsınız. Milletim bunun hesabını sormaya hazırlanmalı. Buna hazır mıyız? Bu millet ne zaman zincirlerini kırdıysa, prangalarından kurtulduysa hemen kirli senaryolar devreye girdi.

'EY MEDYA MENSUPLARI..."

Ülkeyi gerici ilerici, laik antilaik gibi kamplara bölmek isteyenlerle mücadele ettik. Siz değil ama babalarınız, dedeleriniz çok iyi bilir. 1970'llerde birçok ilimizde gençlerin hayatları ideolojik kavgalar uğruna söndürüldü. O karanlık günlerden birileri, gençlerin heyecanını, hayallarını istismar etti. Kullandı. Çirkin emellerine alet etti. Ardından 1984 yılından itibaren Türkiye'nin Güneydoğusundaki bir örgüt tarafından milletimiz birbirine düşürülmek istendi. Bugünde güvenlik güçlerimize yönelik alçakça saldırılarla ülkemizi karanlığa sürüklemek için her türlü oyunu oynamayı sürdürüyorlar. Şimdi soruyorum. Ey medya mensupları. Bu teröristlerin eline bu silahları kimler veriyor. Bu ülkede benim mehmetçiğimi şehit edenlere siz ve paralel yapı nasıl alkış tutuyorsunuz. Bunun hesabını nasıl vereceksiniz? Şu an paralel yapı terör örgütüyle el ele omuz omuza. Ama şunu bilsinler. Bu ten bu canda oldukça biz bu mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

'TERÖRÜ TOPRAĞA GÖMELİM'

Önde insan olacak devlet arkada olacak. Devlet milletinin hizmetkarı olacak. Biz hizmetkar devlet dedik, efendi devlet değil. Bu anlayışı getiren biz olduk.  Bugünde güvenlik güçlerimize yönelik alçakça saldırılarla ülkemizi karanlığa sürüklemek için her türlü oyunu oynuyorlar. Siyaset çözüm aracı olmasın diye uğraşanları görüyoruz.  Dün sağ sol çatışmasıyla birbirine düşürülmeye çalışılan gençlik bugün de Türk-Kürt ve Sunni-Alevi çatışmasına sürüklenmek isteniyor. 1 Kasım bir milat olsun. Bir yeniden doğuş olsun. Gelin bu terörü toprağa gömelim.

'TERÖR AMACINA ANCAK MİLLET BİRBİRİNE DÜŞERSE ULAŞIR'

Bu tabloda başta gençlerimizin oynanan oyunları görmesi gerekir. Gençlik tepkisini demokratik tepkilerle gösterecetir. Bu bazen yürüyüş olur, bazen salonlarda olur. Şunu asla unutmayın gençler. Bizim gençliğimiz kaleminden mürekkep akan gençliktir. Bizim gençliğimiz kanla beslenen gençlik değildir. Farkımız bu. Gücünüz burada. Terör amacına ancak millet birbirine düşerse ulaşır. 

HDP'YE YÜKLENDİ

Terör örgütü, iplerini elinde tuttuğu siyasi parti hergün sokakları provoke etmeye şiddeti meşrulaştırmaya çalışıyor. Bir siyasi partinin görevi teröre perde olmak mıdır? Milletime bir siyasi partinin görevi acaba kendi etnik yapısında olan Kürt kardeşini öldürmek midir? Sırtını millet yerine terör örgütüne dayayan bir parti, parti olarak kalabilir mi? Meclis'te yer alan bir milletvekilinin görevi ateşe benzin dökmek midir? Kime hizmet ederlerse etsinler, bu kiralik katillerle sonuna kadar mücadele edeceğiz.

Bu ülkenin siyasetçilerini, yazarlarını, medyasını sağduyuya davet ediyorum. Kışkırtmayı teşvik edenler mahcup olurlar.