Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diyanet iftarının maliyeti 3 bin 390 TL

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diyanet iftarının maliyeti 3 bin 390 TL
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diyanet iftarının maliyeti 3 bin 390 TL
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda muhtarlar için verilen iftar yemeğinde önemli açıklamalarda bulundu. Gündeminde Diyanet İşleri Başkanlığı'na verilen iftarla ilgili iddialar vardı: Tamamen iftira, böyle bir maliyet söz konusu değildir. Yemekte kullanılan çatal bıçaklar Demirel'in döneminden kalma. Yemeğin maliyeti 3390 TL'dir.

RADİKAL- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda muhtarlar için verilen iftar yemeğinde hitap etti. Erdoğan, "Diyanet İşleri Başkanlığı’na verilen iftarla ilgili iddialar tamamen iftiradır. Böyle bir maliyet söz konusu değildir. Yemekte kullanılan çatal bıçaklar Demirel’in döneminden kalmadır. Misafirlerimiz için 110 kişilik yemek hazırlandı. Yemeğin malzemeleri bu külliyenin aşçılarınca pişirildi. Servis külliyenin garsonları tarafından yapıldı. Servis de külliye elemanları hazırladı. Yemeğin maliyeti 3390 TL’dir. Kişi başı yemek ise 30 TL’dir. Milyon liralık rakamlar ile bu yemek kamuoyuna getirilmeye çalışıldı" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Görmez ve ilim adamları ile iftar yaptı


Cumhurbaşkanlığı'ndan '6.5 milyonluk sofra' açıklaması


Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

'BENİM DÖNEMİMDE ÇATAL, BIÇAK ALINMADI'

- Biz onların niyetlerini biliyoruz: Onlar hukuk önünde ifade verecekler, hesaplaşacağız. Bunların niyetlerinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Nasıl bir yaşam içinde olduklarını çok iyi biliyoruz. Ama bunun hesabını verecekler. Benim dönemimde çatal, bıçak, tabak gibi bir malzeme alımı yapılmamıştır. Hangi malzemeler ile devralmışsak onlarla devam edeceğiz. İhtiyaç olduğunda elbette alacağız.
Bu akşam burada söylemek istemezdim. Altın klozet meselesi başta olmak üzere, “Ben Kocaeli valiliğini kastettim dedi ana muhalefet lideri zat. Bilirkişi bunun altın klozetle alakası yok dedi.

'Belgeleri kalem kalem açıklasınlar'


'ZENCİ TÜRK OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM'

- Artık şahsımı aşmıştır bu iftira ve yalanlar. Erdoğan şimdi Cumhurbaşkanı olarak buradadır, devletin temsili olarak buradadır. Bu iftiralar doğrudan cumhurbaşkanlığı makamına devletin hükmüne zarar verir hale gelmiştir. Burada mesele Cumhurbaşkanlığı külliyesinin millete mal olmuş olmasıdır. Bugün burada 7. Kez muhtarlar ile buluşuyoruz. 7 aydır şehit yakınları ve gazilerle, işçilerle velhasıl toplumun her kesiminden insanlarla bir araya geliyoruz. Asıl rahatsızlıkları budur. Onları bu rahatsız ediyor. Milletimizle bir araya gelip kucaklaşmak yerine bunların beyaz Türklerini ağırlayıp… Çünkü onlar bize zenci Türk diyor. Ben de öyle bir zenci Türk olmaktan gurur duyuyorum. O zaman böyle bir saldırıya maruz kalmazdık.



'PARTİLER ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMAZSA ÇÖZÜM YİNE MİLLETTİR'

- (Koalisyon görüşmeleri) Cumhurbaşkanı olarak, ben milletimin arzusu doğrultusunda hareket etmeye, ön açıcı, teşvik edici olmaya gayret ediyorum. İçeride ve dışarıda yaşamakta olduğumuz kritik dönem, hükümet meselesinin bir an önce çözülmesini zorunlu kılıyor. Siyasi partilerimiz bu konuda üzerlerine düşeni yapmazlarsa çözüm mevki yine milletimizdir.

'KOALİSYON HÜKÜMETİNİN EN KISA SÜREDE ÇIKMASINI TEMENNİ EDİYORUM'

- Mevcut Meclis yapısı içinde, en kısa sürede bir koalisyon hükümetinin çıkmasını temenni ediyorum. Bu konuda tüm siyasi partilerimize, onların genel başkanlarına büyük görev düşüyor. Türkiye'nin, geçmişini tartışan değil, geleceğini aydınlatan bir koalisyon hükümetine ihtiyacı var. 1990'lı yıllarda şahit olduğumuz koalisyon tecrübelerinin ülkemize yaşattığı sıkıntıları tekrarlatmaya kimsenin hakkı yok.

- Seçim sonuçlarına bakıp, 'Türkiye sıkıntıya düştü' diye adeta sevinç çığlıkları atanları hep birlikte takip ediyoruz. Kendi çıkarlarını, ülkenin çıkarlarının önüne koyanların yüzlerindeki memnuniyet ifadesinin gayet iyi farkındayız. İnşallah ya en kısa sürede yeni hükümeti kurarak ya da seçimleri yenileyerek, bu heves sahiplerini bir kez daha hüsrana hep birlikte uğratacağız.