Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan başkanlık sistemi açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan başkanlık sistemi açıklaması
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan başkanlık sistemi açıklaması
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlık sistemiyle ilgili olarak 'Eğer bizde başkanlık sistemi olsaydı çok daha ileri bir noktada olurduk. Pek çok kez önümüz tıkandı' ifadelerini kullandı.

RADİKAL - TRT 1, TRT Haber , TRT Türk ortak yayınında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çok başlı bir yönetimin sıkıntı yarattığını belirterek, “Çünkü çok başlılık bir defa ayaklarımızı adeta prangaya vurmuş gibi süreci ağırlaştırıyor, hızlandırmıyor. Eğer bizde başkanlık sistemi olsaydı biz geldiğimiz noktanın çok daha ilerisinde olurduk” dedi.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

“Bir çok alışkanlıkları siz değiştirmeye yönelik adımlar atarsanız, bunların üzerinde spekülasyonlar yaparlar. Bizden önceki cumhurbaşkanları da başkanlık sistemini dile getirmiştir. Dünyada bugün G20 ülkeleri içinden 10 tanesi başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Artık bir gerçeği görmemiz lazım. Acaba çok daha seri, çok daha kolay nasıl muassır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarız sorusunu sormamız lazım. Biz bunun peşindeyiz. Çok başlı yapı bizim ayağımıza pranga vuruyor.”

“Başkanlık sistemi konusunda, başbakanlığımın ikinci, üçüncü yılındaki kamuoyu araştırmalarıyla bugünkü durum çok farklı. ‘Evet-hayır’da denge çok çok olumlu istikamette. Biz dünyayı yeniden keşfetmiyoruz.”

'BEN DAMDAN DÜŞMÜŞ BİRİYİM'

“Teori noktasında bir çok insanlar pek çok şeyin teorisini ortaya koyabilir ama yaşayarak bir şeyi yapıyorsanız o noktada çok daha farklı olur. Nasreddin Hoca’nın bana doktor değil damdan düşen birini getirin dediği gibi. Ben damdan düşmüş biriyim. Eğer bizde başkanlık sistemi olsaydı çok daha ileri bir noktada olurduk. Pek çok kez önümüz tıkandı. Abdullah Bey ile Ahmet Bey ile olan durumumuz farklı ama bu sistemde bir üçlü kararnamede bir atama yapmak çok zor. Ben istediğimle çalışırım ama bu sistemde sizinle gelen sizinle gitmiyor. Mesela yargı bunu engelliyor. Yargı ile 11 kere görevden alınan 12. kez geliyor. Mesela Nasuhi Bey’in durumu. Bu hükümet Nasuhi Bey’i TRT Genel Müdürlüğü’ne atadı. Kaç kere alındınız görevden? 2 kez. İşte bu kurum nasıl yürüyecek? Yargı alıyor, siz atıyorsunuz. Yargı alıyor, siz atıyorsunuz. O zaman kurumdaki alt üst ilişkisi bozuluyor. Tabii bu değişiklik için Anayasa değişikliği şart. Bizim hukuku zorlama noktasından sıyrılmamız için başkanlık sistemine ihtiyacımız var. Halkımızın bu tür sistemleri tanıması isabetli olur.”

"Amerika, Brezilya, Güney Kore, Meksika olunca padişahlık olmuyor, yani Türkiye'de böyle bir tez ileri sürülünce niye padişahlık oluyor? Eğer biz şu 12 seneyi bu kadar zor şartlarda yürüttüysek bu da demek ki gördüğümüz bazı şeyler var. İstiyoruz ki daha ileri gidelim, halkımızın yaşam standardını daha yüksek seviyelere çıkartalım."

"(Parlamento, Anayasa Mahkemesi, Sayıştay gibi kurumların denetiminin geçerli olduğu başkanlık sistemi) Bu sistemler oluyor ama bu sistemlerin işleyişinde başkanın belli bir yere kadar yetkisi oluyor. Başbakan, bu defa başbakan olarak değil başkan birinci yardımcısı, ikincisi yardımcısı olarak görev alanlar var. Onların muadilleri, hükümet başkanlarının olduğu ülkelerde başbakanlar. Bu demek değildir ki başkan, başbakanlarla görüşemez. Onlarla da görüşür. Sistemin omurgaları vardır. O omurgalarla lüzumsuz olanlar varsa onları zaten koyarsınız bir kenara. Olması gerekenler varsa onlarla beraber zaten yola devam edilir."

ERMENİ SORUNU

"Ermeni diasporası rahat durmuyor. Onlar yine karıştırmaya, kurcalamaya devam edip, Türkiye ile bu noktada bir cedelleşmenin, adeta bir kavganın içerisinde bu süreci işletmek istiyorlar. Böyle bir şeyi kabul etmemiz mümkün değil. Birilerinin siparişi üzerine biz, bir sözde Ermeni soykırımını da kabul etmeye mecbur değiliz. Biz diyoruz ki: Bu konuda samimiyseniz gelin bunları tarihçilere bırakalım. Tarihçiler bu konuda çalışsınlar."

ÇÖZÜM SÜRECİ

"Ben, Çözüm Süreci'nde hiçbir zaman maalesef, bu arkadaşların samimi olduğunu görmedim. Şu anda da samimi değiller. Eğer samimi olsalar 6-7 Ekim olayları, hala Cizre, Silopi, buralardaki olaylar olmazdı."

"NEDEN KOBANİ ÇOK AÇIK ORTADA..."

Neden Kobani; çünkü orada yeni bir yapı kurmaya çalışıyorlar. Obama'ya da söyledim; bakın PYD, PKK'nın benzeridir. Bu silahları vermeniz yanlıştır. Verilen ağır silahlar bundan sonra kime karşı kullanılacak?

"BELKİ ARGO OLACAK AMA 'SEVSİNLER SENİ' DERLER"
Bu örgütün hali ortada. Şu ana kadar verilmiş bir cevap yok. Biz de takibini yapacağız.
Bu konuda Halep bizim için büyük önem arz ediyor. Kobani'deki Türkiye'ye sığınmış olan 200 bin civarında insanın da durumu Kobani inşaa edilmeden olmaz. Birileri çıkıyor 'TOKİ gitsin inşaa etsin' diyorlar. Ben bu makamdayım belki argo olacak ama 'sevsinler seni' derler. Bu kadar sahipleniyorsunuz hadi buyrun inşaa edin.

Biz gereken insani yardımı ve desteği yine veririz. Kobani halkının kurtulması benim için çok daha önemlidir.

Kobani'yi konuşuyoruz da niçin Halep'i konuşmuyoruz? Biz her türlü insani görevi yerine getirdik. Bu yardımları yürüten onların belediyeleri değil AFAD'tır. Başta AFAD ve Kızılay olmak üzere birçok kurumumuza teşekkür ediyorum.

CİZRE'DEKİ OLAYLAR

Bölgedeki belediyeler bu çalışmaların içerisinde yer alıyorlar bu da çözüm sürecini engelliyor. Oradaki vatandaşlarımızın yaşam hakkını çok daha iyi hale getirmemizin önünü kesiyorlar. Bütün bunların hepsi çözüm sürecini engellemeye yöneliktir.

FETHULLAH GÜLEN'İN İADESİ

Benim için iadesinden öte, deport edilmesi çok daha isabetli olur. Deport edilsin ve Amerika, en azından 'Stratejik ortağım' veya 'Model ortağız' dediği Türkiye'ye karşı görevini yerine getirsin. Şu anda Milli Siyaset Belgesi'ne girmiş olan böyle bir örgütün başı, artık bu noktada Amerika'da tutulmamalıdır. Çünkü Amerika-Türkiye ilişkileri açısından bu önemlidir.

"MADEM SUÇLU DEĞİLSİNİZ NİYE KAÇIYORSUNUZ?"

Şu anda ciddi manada Türkiye'den kaçış var. Geçenlerde bir gazetede, imamlar yayınlandı. Bu imamların bir kısmı şu anda Türkiye'yi terk etmiş durumdalar, kaçıyorlar. Madem suçlu değilsiniz niye kaçıyorsunuz? Yakayı artık ele veriyorlar.

FRANSA'DAKİ SALDIRILAR

Fransa istihbaratı içeride yatıp çıkanları neden takip etmedi? Olaya buradan bakmak lazım.

"NETANYAHU YİNE KIZACAK AMA..."

Şimdi bunu söylüyorum ya Netanyahu yine kızacak ama olsun. İsrail'in oraya (Paris'teki yürüyüş) davetli olmadığı halde geldiğini daha sonra ilgili mercilerden öğrendik. Mesela Sayın Abbas oraya davet edilerek gitti ve Sayın Hollande'ın ısrarla oraya gelmesini istediğini bana Sayın Abbas söyledi.

Bakın Netanyahu, Hizbullah saldırıları sonrası açıklama yapıyor ve diyor ki; "Size Gazze'yi hatırlatırım" ne demek Gazze'de 2500 masumun canını almakla mı övünüyorsun? Bunların eski bir başbakanları vardı hatırlarsanız "benim en mutlu olduğum an tankların üzerinde olduğum andır" diye bir sözü vardı.