Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Selahattin Demirtaş'a sert yanıt

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Selahattin Demirtaş'a sert yanıt
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Selahattin Demirtaş'a sert yanıt
Cumhurbaşkanı Erdoğan, '100. Yılında Dünya Savaşı'nın Belgeleri' etkinliğinde yaptığı konuşmada HDP eşbaşkanları Demirtaş ve Yüksekdağ'ın Osmanlı'nın 1. Dünya Savaşı'ndaki durumuna ilişkin açıklamasına sert yanıt verdi: Şuurunu kaybetmiş...

RADİKAL - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "100. Yılında Dünya Savaşının Belgeleri" konulu Dünya Arşiv Yöneticileri Kongre ve Sergisi'nin açılışını gerçekleştirdi.  Açılış töreninde konuşan Erdoğan Ermenistan yönetimine çağrıda bulundu. Erdoğan, HDP eşbaşkanlarının yazılı açıklamasındaki "Osmanlı Çanakkale'de kuklaydı" ifadesine de "şuurunu kaybetmiş" cevabını verdi.

Türkiye 'nin 2015 yılını şanlı mücadelelerin ve zaferlerin 100. yılı olarak kutladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birileri de bu yılı, Türkiye karşıtlığının, Türkiye düşmanlığının bayrağı haline dönüştürmek istiyor" dedi. 

Ermeni diasporasının dünyanın her yerinde soykırım iddialarına dayalı kampanyalarıyla Türkiye düşmanlığını geniş toplum kesimlerine aşılamaya çalıştığını belirten Erdoğan, "Bu kampanyaların amacı, tarihin bir döneminde Ermenilerin yaşadığı acıları canlı tutmaktan ziyade, doğrudan ülkemize ve milletimize  düşmanlık yapmaktır. Biz en başından beri aynı ilkeli, tutarlı tavrı sürdürüyoruz. Ne diyoruz? Dediğimiz şu: Tarihin her döneminde olduğu gibi, bu büyük savaş yıllarında da yaşanmış acılar, trajediler olabilir. Bundan sadece Ermeniler etkilenmiş değildir. Balkanlarda tarihin en büyük Müslüman katliamları bu dönemde yaşanmıştır. Anadolu'da Ermenilerin gördüğü zarar kadar, Ermenilerden zarar gören Yüz binlerce Müslüman vardır. Bunlar belgelerde kayıtlıdır. Bu mesele günlük siyasete, hele hele uluslararası politikaya alet edilecek bir mesele değildir" diye konuştu.

Ermenistan yönetimine çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ey Ermeni diasporası, ey Ermenistan yönetimi, gelin buyurun bizim arşivlerimiz. Belgeler burada. Bizim şuanda milyonu aşmış, şuanda tasnifi yapılmış belgelerimiz var. Senin ne kadar belgen var? Sen de belgeleri koy. Tarihçileri görevlendirelim. Arşivcilerimizi görevlendirelim. Siyaset bilimcilerimizi görevlendirelim. Hatta hatta arkeologları, hukukçuları görevlendirelim. Gelsinler bu  belgeler üzerinde çalışsınlar. Her şey ortada. Ülkeleri dolaşıp, oralarda para yedirmek suretiyle, oralarda lobiler oluşturmak suretiyle, ahlaki olmayan yollara tenezzül etmek suretiyle, Türkiye'nin aleyhinde yapacağınız kampanyalardan bir şey kazanamazsınız" diye konuştu.

'VEREMEYECEK HESABIMIZ YOK'

Başka ülkelerin meclislerinde, Türkiye aleyhinde konuşmalar yapılmasını, medyalarında yazılar yazdırılmasının nasıl yapıldığını çok iyi bildiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Gerçeğin aranacağı yer, işte bu arşivlerdir. Biz bu çağrımızın karşılığını bulamadık. 'Üçüncü ülkelere gidelim' dedik. 'Oralarda çalışmalar' yapalım. Olumlu bir cevap yok. Biz ordumuzun dahi arşivlerini açmaya hazır olduğumuzu söyledik. Olumlu bir cevap alamadık. 'Ortak bir komisyon kuralım', onlar da burada ve diğer ülkelerdeki arşivlerde çalışsın, tüm belgeleri toplasın ve sonuçta gerçek fotoğrafı ortaya koysun. Bizim bu teklifimiz ısrarla görmezden geliniyor. Amaç gerçeği bulmak değil, oluşturulan algı üzerinden Türkiye'ye saldırmak, Türkiye'ye zarar vermek. Hiç kimse kusura bakmasın. Bizim bu konuda kimseye veremeyecek bir hesabımız yoktur" dedi.

 

"ÇOK DAHA FAZLA SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ VAR"

Erdoğan, "Biz sadece kendi milletimiz son 100 yılda yaşadığı acıların peşine düşsek Ermeni iddialarından kat ve kat daha fazla söyleyecek sözümüz, soracak hesabımız çıkar" diye konuştu.

 

"TARİHİMİZ 1923'DE BAŞLAMADI"

Türkiye'de kendi tarihini araştırmak konusunda uzun süre tembellik yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nesiller boyunca, bu milletin tarihinin 1923'de başladığı dikte edildi. Türkiye Cumhuriyeti 1923'de kurulmuş olabilir. Ama bizim köklerimiz çok derinlere iner. Türkiye Cumhuriyeti bizim ilk değil, son devletimizdir. Cumhurbaşkanlığı forsunda sembolize edilen devletlerimizin geçmişi 2 bin 200 yıldan fazladır" dedi. 

"ŞUURUNU KAYBEDENLER VAR"

'Birilerinin' Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlının verdiği mücadeleyi küçümsediğini söyleyen Erdoğan, "Bakıyorsunuz birileri '7 düvele karşı savaştık' cümlesiyle alay ediyorlar. 'Biz yenilmedik. Almanlar yenildi', 'Osmanlı Çanakkale'de kuklaydı' diyecek kadar, şuurunu kaybeden, Çanakkale'nin ifade ettiği anlamdan bihaber olanlar var" diye konuştu. 


SERGİYİ GEZDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a konuşmasının ardından Devlet Arşivleri Genel Müdürü Uğur Ünal tarafından Birinci Dünya Savaşı Hat Madalyası verildi. Erdoğan daha sonra serginin açılışını gerçekleştirdi. Erdoğan özel görüşmelerde bulunmak için Haliç Kongre Merkezi'ndeki ofisine geçti.

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

Osmanlı Arşivleri'nin Kağıthane İmrahor Caddesi üzerinde binasında geniş güvenlik önlemleri alındı. Binanın etrafına kısa aralıklarla sivil polisler yerleştirilirken özel tim de çevrede önlem aldı.

BAŞBAKANLIK DÖNEMİNDE AÇMIŞTI

Kağıthane'deki Osmanlı Arşivleri binasının açılışı 2 Haziran 2013'de Gezi olaylarının başladığı günlerde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılmıştı. Erdoğan 21 ay sonra bu kez Cumhurbaşkanı sıfatıyla Osmanlı Arşivleri binasına geldi.


"100.YILINDA BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI BELGELERİ" SERGİSİ

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından 19-21 Mart 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan “100. Yılında Birinci Dünya Savaşı Belgeleri" adlı uluslararası etkinlik kapsamında bir sergi hazırlandı.

“100. Yılında Birinci Dünya Savaşı Belgeleri" adlı bu sergide 43 ülkenin milli arşivinden derlenen 121 belge, fotoğraf ve harita yer alıyor. Bu sergi ile Birinci Dünya Savaşı'na katılan yahut katılmayan ancak herhangi bir şekilde bu savaştan etkilenen birçok ülkenin arşivindeki değerli kaynaklar bir araya getirildi. Sergide ayrıca, Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Dairesi Başkanlığı (ATASE) arşivinin katkılarıyla hazırlanan ayrı bir bölüm de yer alıyor. Bu bölümde Osmanlı Devleti'nin himayesinde bulunan birçok ülkeden savaş esirinin ifadeleri ve esaret şartlarına ışık tutan fotoğraflar bulunuyor. (Özgür ALTUNCU-Gülseli KENARLI/İSTANBUL/DHA)


HDP'nin açıklaması neydi?

HDP eşbaşkanları Selhattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ imzası ile Çanakkale Zaferi'nin 100. yıldönümünde yapılan açıklama şöyleydi:

"Çanakkale Savaşı'nın yüzüncü yılında, yaşamını yitirenleri saygı ve rahmetle anıyoruz. O savaşta çokuluslu Osmanlı İmparatorluğu'nun vatandaşları Türkler, Kürtler, Ermeniler, Museviler, Araplar, Çerkeslerin onbinlercesi aynı siperlerde toprağa düştü. İngiliz ve Fransız devletlerinin dünyayı paylaşmak uğruna ülkelerinden koparıp getirdiği onbinlerce Anzak ve Kuzey Afrikalı da aynı akıbeti paylaştı.

Sömürgeci emperyal güçler, dağılmaya başlamış olan Osmanlı İmparatorluğu'nun toprakları başta olmak üzere, yeni hakimiyet alanları kazanmak uğruna militarist vahşetin, kirli ve kanlı ittifakların olağanüstü boyutunu bütün yönleriyle sergilediler.

"OSMANLI HÜKÜMETİ ALMANYA'NIN KUKLASI OLDU"

Dönemin Osmanlı Hükümeti, büyük paylaşım savaşlarının ilki olan 1. Dünya Savaşı'nda kaderini Alman emperyalizminin kaderine bağlayarak büyük bir felakete yol açtı ve insan kıyımında kendine düşen rolü oynadı. Bir yandan Çanakkale'de, İngiliz ve Fransız işgal girişimine imparatorluğun bütün topraklarından getirilen her dinden ve dilden vatandaşlarının oluşturduğu savunma siperleriyle karşı koyarken, diğer yandan Rus Çarlığı'na yönelik Alman hamlelerinin kuklası olmaktan sakınmadı.

"ONURLU BİR YAŞAM İÇİN..."

100 yıl önce bu topraklarda omuz omuza kahramanca savaşıp, yanyana toprağa düşen, Türk, Kürt, Ermeni ve diğer farklı Anadolu halklarından bize kalan değerli miras, onurlu bir yaşam için omuz omuza durabilme halidir.

Bu durumdan bugün ve gelecek için çıkarılması gereken en önemli ders ise ortak vatanda demokratik bir ulus olarak, demokratik cumhuriyette eşit yurttaşlar olarak yaşama hedefidir. Bugün, barışı kazanmak için 100 yıl önce bu topraklarda yaşananlardan öğrenmek ve 100 yıl öncesinin hatalarını tekrarlamamak gerekiyor. Çanakkale'de yaşamını kaybedenlerin aziz hatırası önünde bir kez daha saygı ile eğiliyoruz."