'DAEŞ'le mücadele ediyor diye PYD gibi örgütlerin meşrulaştırılmasına karşıyız'

'DAEŞ'le mücadele ediyor diye PYD gibi örgütlerin meşrulaştırılmasına karşıyız'
'DAEŞ'le mücadele ediyor diye PYD gibi örgütlerin meşrulaştırılmasına karşıyız'
Ömer Çelik "Müttefiklerimizin bu konudaki tutumumuza destek vermelerini bekliyoruz. DAEŞ ile mücadele konusunda Türkiye ilkeli bir tutuma sahiptir" diye konuştu.

RADİKAL- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Sırf DAEŞ ile mücadele ediyor diye PYD gibi örgütlerin meşrulaştırılması çabalarına karşı olduğumuzu ifade ediyoruz" dedi.

Yeni Şafak gazetesinin Topkapı'daki binasını ziyareti ardından gazetecilere açıklama yapan Çelik, geçmiş olsun dileklerini iletti ve saldırıyı kınadı.

"Bu saldırının açığa çıkması şimdi en büyük amacımız, bu saldırıyı yapanları bir kere daha kınıyoruz. Bir kere daha Yeni Şafak gazetesiyle ve ailesiyle dayanışma içerisinde olduğumuzu söylüyoruz" diyen Çelik, sorumluların açığa çıkması için herkesin gayret edeceğini vurguladı.

Çelik, "Gerek Albayrak ailesi, gerek Yeni Şafak ailesi Türkiye'nin en zifiri karanlıkta olduğu dönemlerde her zaman dik durmuş ve ilkeli yayın yapmışlardır. Geçmişte hem Albayrak ailesi kişisel olarak bunun bedelini ödedi, çeşitli zulümlerle karşı karşıya kaldı. Hem de Yeni Şafak'taki kalemler birçok sıkıntıyla karşı karşıya kaldılar. O sebeple bunlar Yeni Şafak için bir korku vesilesi değil onur vesilesidir. Buraya saldırılması da buranın ne kadar doğru bir yayın yaptığını gösteriyor" diye konuştu.

"DAEŞ İNSANLIK DÜŞMANI BİR ÖRGÜT"
Suudi Arabistan uçaklarının IŞİD ile mücadele için Türkiye'ye geleceği iddialarıyla ilgili soruyu Çelik, şöyle yanıtladı.

"Türkiye'nin DAEŞ ile mücadeledeki pozisyonu belli. Türkiye uluslararası koalisyonla beraber hareket edeceğini söylüyor. DAEŞ konusunda ilkeli olmak lazım. Orada pek çok devlet 'DAEŞ ile savaşıyorum' diyerek geldi ve Suriye'ye yerleşti ama başka amaçlar peşinde koştuğunu görüyoruz. Muhalifleri bombalıyorlar, ılımlı muhalefeti bombalıyorlar, sivil halkı bombalıyorlar. DAEŞ bir terör örgütü, insanlık düşmanı bir örgüt. Bu örgüte karşı uluslararası koalisyonun ilkeli bir şekilde davranması gerekir. Bu ortak tehdide karşı ortak mücadele etmek gerekir. Burada özellikle bazı terör örgütlerinin sırf DAEŞ ile mücadele ediyor diye, PYD gibi örgütlerin meşrulaştırılması çabalarına da karşı olduğumuzu ifade ediyoruz. Müttefiklerimizin bu konudaki tutumumuza destek vermelerini bekliyoruz. DAEŞ ile mücadele konusunda Türkiye ilkeli bir tutuma sahiptir. Türkiye'nin özel meselesi değil bu mesele. Türkiye, burada daha önce de ifade ettiğim gibi uluslararası koalisyonla dayanışma içerisindedir."

CİZRE AÇIKLAMASI
Cizre ile ilgili soru üzerine operasyonlarda sona yaklaşıldığını belirten Ömer Çelik, "Güvenlik güçleri zor mekansal koşullarda vatandaşa zarar vermemek amacıyla çok ince bir çalışma yürütüyor. Bu 3 gün sürüyor, 5 gün sürüyor. Belki arzu etmediğimiz şekilde süre uzayabiliyor. Hassasiyetimiz, vatandaşa zarar gelmemesi ve oranın terör unsurlarından tam olarak temizlenmesi için. Bu konuda hükümet kararlıdır, devlet kararlıdır. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında meşru güvenlik güçleri dışında silahlı unsur kalmayacak" diye konuştu.

SURİYELİ SIĞINMACILAR
Birleşmiş Milletler'in Türkiye'ye, sınır açmayla ilgili çağrısının "komedi ile trajedi arası" olduğunu, Türkiye'nin tüm dünyanın kapıları kapattığı bir dönemde kapılarını açtığını ifade eden Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz 2 milyondan fazla kardeşimizi misafir ediyoruz. Avrupa ülkeleri hala binlerle ifade edilecek misafir alıp almamayı düşünüyor. Türkiye 10 milyar doların üzerinde para harcadı. Avrupa daha yeni yeni Türkiye'ye katkı sağlamaya çalışıyor. Dolayısıyla başka bir evrende yaşıyormuş gibi bize 'kapıları açın' diyorlar. Asıl bize değil Avrupa'ya bunu söylemeleri ve Avrupa'nın bu kapıları açması lazım. Hem siyasi ahlak bakımından, hem de fiziken bu kapıların açılması lazım. Dolayısıyla bu çağrıyı yapanların, bu çağrıyı yapan organizasyonların, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, bu çağrı ile bölge gerçeklerine ne kadar uzak bir değerlendirme yaptığını, Türkiye'nin yaptıklarını anlamaktan ne kadar uzak bir değerlendirme içerisinde olduklarını gösteriyor. Türkiye tabii ki bunu yapmaya devam edecek, bu tarihe geçecek anlamlı ve ahlaklı bir tutumdur ama ahlaki açıdan sınıfta kalanlar başkalarıdır. O çağrının onlara yapılması lazım." (AA)