Davutoğlu: AK Parti fire vermez!

Davutoğlu: AK Parti fire vermez!
Davutoğlu: AK Parti fire vermez!
AK Parti, 1 Kasım seçimleri için seçim startını bugün Ankara Arena'daki "aday tanıtım toplantısı" ile veriyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu yaptığı konuşmada 7 Haziran sonrası tablodaki tutumları nedeniyle 258 vekiline teşekkür etti.

RADİKAL - AK Parti "aday tanıtım toplantısı"nın başlangıç saati 10.00 olarak açıklanmasına rağmen, Arena Spor Salonu sabahın erken saatlerinden itibaren doldu.

AK Parti Kongresi'nde delegelere ayrılmış olan salon zemini, bu kez 1 Kasım seçimlerinde AK Parti milletvekili adaylarına ayrıldı. 

Toplantıya katılacak 550 milletvekili adayından sadece 312'si 7 Haziran listesinde de yer alıyordu. AK Parti, 7 Haziran seçimlerine göre kadın aday sayısını da azalttı. 7 Haziran'da seçimlere 99 kadın adayla giden AK Parti, 1 Kasım'da listelere sadece 69 kadın aday koydu.

Aday tanıtım töreninde konuşan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Değerli dava arkadaşlarım, muhterem aday arkadaşlarım hepinizi saygıyla muhabbetle selamlıyorum. Haydi Bismillah diyorum. Milletleri zor zamanlarda o zor zamanların içinden çıkaran öncü kadrolar yüceltir. Zor zamanlarda söyleyecek sözü olan, yürüyecek yolu olan kadrolar milletin önündeki engelleri aşar ve tarihi yürüyüşte onlara yeni hamle imkanları sunar. İşte AK Parti milletin bağrından çıkan böylesi bir kadronun başlattığı tarihi bir hareketin adıdır. Kurucu liderimiz genel başkanımız, şimdi Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğüyle başlayan bu hareket mutlak suretle hedefine ulaşacaktır. Dün sayın Cumhurbaşkanımızla milyonlara hitap ederken vurguladığımız gibi, bu kutlu yürüyüş nesilden nesile her adımda daha da güçlenerek devam edecek. İlk günkü aşkla son nefese kadar yürüyeceğiz. Allah aşkımızı daim, sözümüzü etkili, ulaşacak menzilimizi yakın kılsın.

Son 4 dönemin aday tanıtım toplantılarına baktığımızda aslında davamızın köşe taşlarını ortaya çıkartabiliriz. 2002’de açıklandıktan sonra bu hareketin kurucu genel başkanı yasaklandığı zaman tanıtım toplantısı yapılamamıştı. Ama o kadrolar 28 Şubat’ın zulümlerini arkasında bırakarak Türkiye’ye özgürlük hamlelerinin önünü açmak için yola çıktı. Ekonomik krizin o dehlizlerinden ülkeyi çıkaran bu kadro bir araya geldiği zaman daha bir çoğu birbirini tanımıyordu. Şimdi nice başarılı bakanlar, başbakanlar ve cumhurbaşkanları çıktı. Ne bereketli bir hareket ki ilk aday listelerinin içinden nice devlet adamlarına öncülük etti.

BİZİ DURDURAMADILAR

2007 seçimlerine giderken listeler açıklandıktan sonra, 13 Haziran 2007’de aday tanıtım toplantısı yapıldığında adaylarımızın arkasında 27 Nisan e-muhtırası vardı. Baskıyla AK Parti’nin içinden cumhurbaşkanı çıkartmayacağız diyen karanlık odaklara karşı, o toplantıya katılan adaylar Temmuz seçimlerine yürüdü ve gerideki e-muhtırayı bütün anti demokratik çevrelerin tuzaklarını yerle bir ederek büyük bir zafere imza attı. O kadroları da saygıyla selamlıyorum.  7 Haziran 2011 seçimlerine giderken, 18 Nisan 2011’de yine burada toplantı yapıldığında geride parti kapatma davasından başarıyla vakur bir şekilde çıkmış AK Parti kadroları vardı. Hiçbir aşamada bizi durduramadılar. Ne 2002’de genel başkanımızı yasaklarken durdurabildiler, ne e-muhtırayla durdurabildiler, ne parti kapatma davasıyla durdurabildiler. Ne de 2015’e giderken arkamızda kalan Gezi provokasyonları, 17-25 Aralık provokasyonlarıyla durdurabildiler.  Şimdi yeni bir seçime onurla yürürken demokrasiyi egemen kılmaya var mıyız?

Ben burada 7 Haziran seçimleriyle TBMM’de görev yapmış olan bütün arkadaşlarımı 258 milletvekilimizi saygıyla bir kez daha anıyorum. Her birine teşekkür ediyorum. 258 milletvekili almış olmamıza rağmen, tek başımıza iktidar olamamamızın sonucunda Türkiye’nin bir kaosa krize yöneleceğini düşünenler şunu gördüler ki, Türkiye’de siyasetin mayası omurgası AK Parti’dir. AK Parti olmadan siyasete şekil de dizayn da verilemez.

AK PARTİ MEYDANA ÇIKTI MI BİR TEK FİRE VERMEZ

Üç ay içinde bir çok engelle karşılaştık. 8 Haziran sabahından itibaren blok tartışması başlatıldı. Dediler ki AK Parti karşıtı blok Meclis’te çoğunluğu ele geçirdi, AK Parti’nin iktidar yılları bitti… İşte bu bloklara karşı 258 yiğit adam dimdik durdu ve bütün blokları çökertecek güçlü bir iradeyi Meclis’e yansıttı. 258 arkadaşımı tek tek tebrik ediyorum. Onların iradesiyle TBMM Başkanlık seçimlerinde bütün partiler fire verirken, AK Parti hiçbir pazarlığa girmedi ve 258 vekil bir tek fire vermeden, 258 oyla değerli başkan adayımız İsmet Yılmaz’ı destekledi. İşte AK Parti farkı bu. AK Parti meydana çıktı mı bir tek fire vermez.

O GÜN HERKES HESAP İÇİNDEYDİ

O gün herkes hesap içerisindeydi. Onlar AK Parti’yi tanımamışlar. AK Parti erdemliler hareketidir ve hiçbir gizli pazarlığın esiri de olmamıştır, iradesini de teslim etmemiştir. Yine bu bloklaşma tartışmalarından sonra 20 Temmuz’da Suruç’ta DEAŞ’ın başlattığı terör eyleminden sonra, bölücü terör örgütü ve DHKP-C de harekete geçti.

HUZUR VE DEMOKRASİ OPERASYONLARI KAMU DÜZENİNİ İHDAS EDENE KADAR DEVAM EDECEK

Birileri Türkiye’de karanlık tuzaklar içinde puslu havayla beslenerek sırtlarını teröre verdikleri iddiasında bulundular. HDP zihniyetine karşı, onları destekleyenlere karşı 23 Temmuz’da başlattığımız huzur ve demokrasi operasyonları, kamu düzenini ihdas edene kadar sonuna kadar devam edecektir. Bir kez daha sesleniyorum, bu vatanın birliği ve beraberliği, milletimizin huzuru, demokrasimizin mutlak anlamda hakim kılınması için inşallah başlattığımız huzur ve demokrasi operasyonu başarıya ulaşana kadar, sonuna kadar devam edecektir.

Türkiye’nin her ilinde, ilçesinde, köyünde, sokağında, her mezrasında kamu düzeni tesis edilene kadar terörle mücadelemiz devam edecek. 7 Haziran seçimlerinden sonra CHP lideri Kılıçdaroğlu blok tartışmaları başlatırken, HDP eşbaşkanı 'teröre sırtımızı dayadık' derken, MHP Başkanı Bahçeli de her şeye 'hayır' dedi. 'Gelin koalisyon kuralım' dedik, 'hayır' dedi. 'Gelin seçime Meclis kararıyla gidelim' dedik, 'hayır' dedi. 'Azınlık hükümetine destek verin' dedik, 'hayır' dedi. 'Gelin cumhurbaşkanımızın anayasal zorunluluk olarak kurmakla görevli olduğu hükümete katılın' dedik, 'hayır' dediler. Ama zannettiler ki AK Parti Türkiye’yi yönetme sorumluluğu konusunda tereddüt eder.

Biz blok siyasetine karşı, teröre karşı, yönetme sorumluluğundan kaçanlara karşı, Türkiye’nin son üç ay içindeki bütün sorunlarına, bütün konulara doğrudan ve etkin müdahalede bulunduk hem de milletimizin 1 Kasım’da seçimlere gitmesi için gereken adımları attık. Şimdi 1 Kasım’da milli iradeye yürüyoruz. Şimdi 1 Kasım’a doğru giderken, tekrar milli iradeyi hakim kılmaya var mıyız? Önümüzdeki 40 gün içinde geceyi gündüze katarak çalışmaya hazır mıyız? İnşallah tekrar tek başımıza iktidar olmak için haydi Bismillah demeye var mıyız?

ADAY LİSTELERİNDE BULUNMAYAN ARKADAŞLARIMIZ GÖNLÜMÜZÜN TA DERİNİNDEDİR

Değerli aday arkadaşlarımıza buradan seslenmek istiyorum. 3667 aday adayı arasından bugün aramızda bulunan 550 adayımız, sadece illeri değil 78 milyonu temsil ediyorlar. Her şeyden önce 3667 aday adayına da teşekkür ediyorum. Her biri bizim için kıymetlidir. Onlardan aday adaylarımızdan aday olmuş gibi çalışmaları ricasında bulunuyorum. Yine 258 milletvekilimizi tek tek tebrik ederken, 258 vekilimiz arasında bulunup da adaylar arasında olmayan kardeşlerime sesleniyorum, sakın ola ki kendilerinde hatalar olduğu kanaatiyle aday gösterilmedikleri fikrine kapılmasınlar. Her biri vazifelerini onurla yapmışlardır. Bu arkadaşlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Bugün aday listelerinde bulunmayan arkadaşlarımız, gönlümüzün ta derinindedir.

Sizlerden bazı özel ricalarım var. 


Birincisi siyasetimizin felsefesi milletle birlikte siyaset yapmaktır. Lütfen milletimizle bağınızı hiçbir şekilde koparmayınız. Milletin temsilcisi demek millete herhangi bir şekilde hükmeden kişi değildir. Aksine milletin derdiyle dertlenen, sevinciyle sevinen, milletin iradesini Ankara’ya taşıyan kadrolar demek.

İkincisi, 7 Haziran seçimlerinde bir iç muhasebe yapacağımızı söyledik. Bu mesaj da erdemliler hareketi olan AK Parti hareketinin erdeminin yürüyen timsali olacaksınız. Bizde tevazu vardır, bizde aşk, sevda vardır. Bize kibir, şatafat, bize tekebbür yakışmaz. Her birimiz başta sizinle birlikte yola çıkmış nefer olarak ben, her birimiz erdemliler hareketinin mensubu olarak siyasi ahlakın gerçek temsilcileri olalım.

Üçüncüsü, AK Parti hareketi her türlü dışlamayı reddederek yola çıktı. Burada bütün kutuplaştırıcı söylemlere, blok siyasetine karşı sizden ricam milletimizin her ferdini kucaklamanızdır. İster bize taraftar, ister karşı olsun bu milletin her ferdi azizdir. Üslup olarak sadece ve sadece mahviyet ve muhabbet üslubu kullanacağız. Bizi eleştirenlere en güçlü şekilde karşılık vereceğiz. Bize baskı kurmak isteyenler karşısında dimdik ayakta duracağız. Onlara nefret bize muhabbet yakışır. Onlara hiddet, bize merhamet yakışır. Onlara şiddet bize rahmet ve bereket yakışır.

4 Ekim’de seçim beyannamemizi açıklayacağız. Buradan sözlerime son vermeden önce siyasi parti liderlerine çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin hep beraber şiddete ve teröre karşı birleşelim. Suruç’ta saldırı olduğunda ortak deklarasyon çağrısı yapmıştım. Ama maalesef Kılıçdaroğlu dışında olumlu yanıt veren olmadı. Bir kez daha sesleniyoruz, teröre karşı şiddete karşı ortak deklarasyonda buluşalım. Çağrıda bulunalım. Bütün siyasi parti liderlerine çağrıda bulunuyorum, terör ve şiddet üzerinden sandıklara, sandık iradesine tasallut etmek isteyenlere karşı ortak bir tavırda buluşalım.

Dikkat ediniz 13 Ağustos’ta 553 STK lideri Güneydoğu’da 'edi bese' dedi. 'Yeter artık, silahları bırakın' dedi. Şimdi biz siyasi parti liderleri olarak bu çağrıya destek vermeliyiz. Köklü aşiret liderleri çağrıda bulundu, 'silahları bırakın' diye çağrıda bulundu. Geçen hafta Ankara’da 'teröre hayır kardeşliğe evet' yürüyüşü gerçekleştirildi. Dün de milyonlarca nefes, 'teröre karşı tek ses' dedik. Şimdi tekrar çağrıda bulunuyorum, gelin seçim kampanyaları başlamadan, ortak deklarasyonla her türlü şiddete karşı omuz omuza duralım. Şiddet kime karşı yapılırsa yapılsın, bunun karşısında olacağımızı ilan edelim. Biz bütün şiddet eylemlerini kınadık ama AK Parti’ye yapılan şiddet eylemleri diğer partilerce kınanmadı.

Birbirimizi eleştirelim, ama kesinlikle hakaret etmeyelim. Aileleri, özel hayatı siyasi rekabetin parçası haline getirmeyelim. Özellikle cumhurbaşkanı makamını siyasi tartışmaların dışında tutalım. Cumhurbaşkanı makamına yönelik her saldırı, hakaret karşısında AK Parti kadroları devletin zirvesini korumaya kararlıdır. Kimse diğer rakibinin mahremine girmesin. Vizyonlarımızı tartışalım ama şahsiyetleri kişilikleri tartışma konusu yapmayalım.

Gelin, bu kampanya esnasında halkımızı rahatsız edecek her türlü fiil ve davranıştan uzak duralım. Mesela, eğer kabul ederlerse 7 haziran öncesi zaten ülkenin her yerini bayraklarla donattık. Eğer bütün partiler kabul ederse, çevre kirliliğini ve gürültü kirliliğini engellemek için kampanyaların en az masraf ve çevre kirliliği için centilmenlik anlaşması yapalım. Seçim ofislerinin dışında bayraklama yapmayıp çevre kirliliğini engelleyelim. Eğer bu çağrımıza olumlu cevap verirlerse, sükunet içinde 1 Kasım seçimlerine hep beraber gideriz.

Ve nihayet parti liderlerine çağrımız şudur, 1 Kasım’da millet ne derse ona evet diyelim. Milli iradeyi tartışmayalım. Milli iradenin dediğinin gereğini yapalım. 1 Kasım’da zaten AK Parti’nin tek başına iktidarı görünüyor.