Davutoğlu: IŞİD tehdidi açıkça gündemde

Davutoğlu: IŞİD tehdidi açıkça gündemde
Davutoğlu: IŞİD tehdidi açıkça gündemde
Başbakan Ahmet Davutoğlu, bugün yapılan operasyonlarla ilgili olarak, "Bu operasyonlar bir günle, bir bölgeyle münhasır değil. Bugün başlatılan operasyonlar noktasal operasyonlar değildir, bu bir süreçtir. Üçlü bir terör kıskacı saldırısıyla karşı karşıya kaldık. DAEŞ tehdidi açıkça gündemde. Toplam 297 kişi gözaltına alındı" dedi. IŞİD hedeflerinin Suriye sınırı ihlal edilmeden vurulduğunu ve Şam yönetimine bilgi verilmediğini anlatan Başbakan, sınırdaki tehditler için ikinci bir emre gerek duyulmaksızın gereğinin yapılması talimatı verildiğini de açıkladı. Davutoğlu, Teröre karşı gerekli tedbirlerin alınacağını ancak, savaşa girme gibi bir niyetlerinin olmadığını da ifade etti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör'ü ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından açıklama yapan Davutoğlu, gazetecilerin, bugün başlatılan geniş kapsamlı operasyonlar ve Suriye'de IŞİD hedeflerinin vurulmasıyla ilgili olarak soruları yanıtladı. 

Davutoğlu, Danıştay ziyaretiyle ilgili olarak, şu açıklamada bulundu: "Bende şimdi adli tatilin başlamasına müteakip hem teşekkür ziyaretinde bulundum hem de yargı ile ilgili konuların, istinat mahkemelerinin kurulması bağlamında ihtiyaçları tespit ettik. 220 bin dosyalık birikim var. çok güzel bir yeni mekana kavuştu Danıştay’ımız. Ben tekrar kendilerine misafirperverlikleri için teşekkürü borç biliyorum."

'ÜÇLÜ TERÖR KISKACI'

Başbakan Davutoğlu daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Dün akşam başlayan operasyonla ilgili detayları paylaşabilir misiniz? Bülent Arınç, ABD ile uzlaşma sağlandığını söyledi. Güvenli bölge, uçuşa yasak bölge kapsamında İncirlik açıldı mı? Türkiye uçakları Suriye sınırını ihlal etti mi, etmeden mi bombalama yaptı?


Türkiye’nin ne kadar kritik bir süreçten geçtiği hepimizce malum. Çevre ülkelerin çoğunda kamu düzeni sarsılmış, terör örgütünün baskıları altında son derece kaotik bir dönem yaşanıyor. Güvenlik boşlukları sınırlarımızı etkiliyor. Türkiye kendi güvenliğini tahkim etmek, diğer taraftan özgürlükçü demokrasiyi korumak zorunda. Çevredeki ülkelerin çoğunda seçim yapmayı bırakın, günlük hayatı bile sürdürmek mümkün değil. Ama Türkiye sadece bölgenin değil dünyanın en güçlü demokrasilerinden biri olduğunu ortaya koydu. Türkiye yeni bir döneme hazırlanırken, milletimizin beklentileri doğrultusunda adımlar atarak, Türkiye’nin daha güçlü şekilde geleceğe hazırlanmasını sağlarken, üçlü bir kıskaç terör saldırısıyla karşı karşıya kaldık. Bir taraftan daha biz 2013 Ekim ayında kendisini terör örgütü olarak ilan ettiğimiz ve her aşamada da Suriye’deki yıkıcı ve tahrip edici özelliği dışında İslam dünyasında oluşturduğu kötü algı dolayısıyla açıktan tehdit olarak gördüğümüz DEAŞ’ın saldırıları var… Suruç’ta intihar saldırısı ve dün itibariyle de sınırımıza saldırı. DEAŞ tehdidi açıkça gündemde. Bununla ilgili planlamar yaparken, PKK ’nın bir çok ilde araç yaklamaları dışında adıyaman’da bir askerimizi şehit etmesi, Ceylanpınar’da iki polisimizi şehit etmesi ve bunu küstahça, alçakça üstlenmesi ve arkasından da Diyarbakır’da bir polisimizi şehit etmesi. Burada PKK’nın ve IŞİD’in terör eylemleri arasında neredeyse paralellik var.

'NOKTASAL OPERASYONLAR DEĞİL, BU BİR SÜREÇ'

Yüzlerine maske takmaya devam eden DHKPC ve bağlantılı örgütlerin sahneye çıktığını görüyoruz. Suruç saldırısı olduğu gün hatırlarsanız açıklamada şunu söylemiştim, bu saldırının hedefi Türkiye’dir. Şu anki değerlendirmemiz de aynı değerlendirmedir. DEAŞ’ın saldırılarında, PKK’nın saldırılarında, DHKPC’nin saldırıları da Türkiye’yi hedef almıştır.

Bunun karşısında bizim atıl durmamız beklenemez. Dün güvenlik toplantısıyla, ilgili güvenlik birimlerimizi bir araya getirdik ve alınacak tedbirleri bir araya getirdik. Bugün başlatılan operasyonlar noktasal operasyonlar değil bu bir süreçtir. Nasıl arka arkaya ülkenin huzurunu bozacak şekilde

Bizim için de bugünden itibaren teröre, süreç geniş kapsamlı bir süreçtir. Sadece bir günle, bir bölgeyle münhasır değildir. Alınacak tedbirleri tek tek gözden geçirdik. İl bazında, örgüt bazında değerlendirmeler yaptık. Başta TSK, MİT müsteşarlarımız olmak üzere güvenlikle ilgili birimlerimiz, en detay şekilde talimatlandırıldı.

"ERDOĞAN'A BİLGİ VERİLECEK"

Alacağımız tedbirler konusunda yaptığımız çalışmalardan sonra, toplantının bitişine müteakip, cumhurbaşkanımızı da arayarak atacağımız adımları arz ettim. Cumhurbaşkanımız istanbul’da olduğu için ikili görüşme imkanımız olmamıştı. Yarın görüşmemizi istanbul’da gerçekleştireceğiz.


"SINIRDAKİ TEHDİTLERE GEREĞİ YAPILACAK'

Bu sabah itibariyle silahlı kuvvetlerimiz, Suriye sınırında Türkiye’yi tehdit etme potansiyeli taşıyan DEAŞ hedeflerini, yüzde yüz isabetle tam bir başarıyla ortadan kaldırmıştır. Sabahleyin Genelkurmay başkanımızdan bilgiler aldım, biraz sonra da başbakanlık kriz masası, ki, Suruç’taki gelişme üzerine oluşturmuştuk. Kriz masasına giderek oradan da detaylı bilgiler alacağım. Şu an itibariyle kim sınırımıza tehdit oluşturursa, talimat çok açık ve nettir. TSK’yı yetkilendirdik. Kim tehdit oluşturacak mahiyetle yaklaşırsa, ikinci emre gerek olmaksızın gerekli tedbir alınacak.

Bir astsubayımızı şehit verdik, şehit olan askerlerimize polisimize rahmet diliyorum. Ama o askerlerimizin ve polislerimizin de katilleri mutlak suretle cezalandırılacaktır. DEAŞ’a dönük operasyon hedefine ulaşmıştır ve durmayacaktır. Her an suriye’nin üzerinde ve sınıra yakın bölgeleri gözetliyoruz. En ufak hareketlilik karşısında en şiddetli tepki gösterilecektir.


'SAVAŞA GİRME NİYETİMİZ YOK'

Burada açık suretle ifade edeyim. Bizim kimseyle bu anlamda savaşa girmek niyetimiz yok. Suriye’de kriz dört yılına yaklaştı ama Türkiye herhangi bir savaşın parçası haline gelmedi. Bunların, bu tedbirlerin, dün aldığımız tedbirin ABD ile yürütülen müzakerelerle hiçbir alakası yoktur. Alakası yoktur derken, bilgilendirildi ama bu Türkiye’nin ulusal güvenliği bağlamında aldığı karardır.

'İNCİRLİK AYRI BİR SÜREÇ'

İncirliğin açılmasıyla ilgili müzakereler, ayrı bir süreçtir. 

'ŞAM YÖNETİMİNE BİLGİ VERİLMEDİ'

Şam yönetimine bilgi verildi gibi haberler görüyorum. Hayır, Türkiye kendi kararlarını Ankara ’da alır. Ama müttefik ülkeleri bilgilendirdik. Aynı sahada müttefik ülkelerin askeri hareketleri var. Dün bu kararların alınmasına müteakip Dışişleri Bakanlığımız bilgi verdi. Ama ikisinin ayrı süreç olduğunu vurgulamak isterim. Dün saldırı olmamış olsaydı da ABD ile biz eğit donat, güvenli bölge VE DEAŞ çerçevesinde müzakerelerimiz olurdu, atılacak adımlar atılırdı.

Saat 3 sıralarında sınır ötesi operasyon başlarken, 16 ilimizde DEAŞ PKK ve DHKPC unsurlarına karşı binlerce polisimizle operasyon yürütüldü. Türkiye’nin huzurunu, halkımızın huzurunu tehdit etme potansiyeli taşıyan bütün unsurlara dönük ortak yapılan ve sağlam bir istihbaratla noktasal operasyonlardı. Şu ana kadar 297 kişi gözaltına alınmıştır. Nerede kimlere dönük nasıl tavır alınacağı, bize aktarıldı. Biz de düğmeye basılması talimatını verdik ve bunlar şu an yürütülüyor.

297 KİŞİ GÖZALTINDA

Ceylanpınar’da polislerimizin şehit edilmesiyle ilgili olarak 35 kişi, Diyarbakır’da da 19 kişi gözaltına alındı. Kimin bu cinayetlerle ilişkisi varsa, kimin varsa, bu bizim ülkemize polislerimizin ailelerine, askerlerimizin ailelerine borcumuzdur.

Kamu düzeninin sarsıntıya uğradığı bir ülke hiçbir zaman olmayacaktır. 297 gözaltı içinde 37 yabancı uyruklu vardır. Çok sayıda mühimmat ve silah ele geçirilmiştir. İstanbul’da ciddi bir terör odağı olarak yapılandırılan operasyonda, bir DHKPC üyesi, silahla mukabelede bulunduğu için ölü olarak ele geçirilmiştir.

'SONRA NİYE MÜDAHALE EDİLDİ DİYE SORULMASIN'

Bu hafta sonu bazı grupların gösteri yapacakları bilgisine göre söylüyorum, Türkiye’de izin verilen yerde herkes yürüyüş yapma hakkına sahiptir. Ama herhangi bir cenaze bahane edilerek, İstanbul sokaklarında maskeli ve silahlı gösteri yapılmaya kalkışılmasın. Sonra kimse niye müdahale edildi diye sormasın, kimse neden bu şekilde müdahale edildi diye sormasın. Maskeli yapıları tek tek tespit ediyoruz. Tek tek yasanın gerektiği cezaya çarptırılacaklar.

IŞİD militanları, PKK’nın ve bağlantılı grupların üyeleri ve DHKPC üyelerine yönelik operasyonlar aralıksız sürecek. Ağrı, Adıyaman ve Şırnak gibi belli yerlerde araç yakma, yol kesme, kırsal kesimde illegal yapılara yönellik faaliyetlere operasyon devem edecek.  

Bir bedel ödetirlerse, karşılığını on misli görürler. Türkiye’yi kıskaca almaya çalışan, Türkiye söz konusu olduğunda ortak hedef gibi saldıranlara Türkiye  hadlerini bildirmeye muktedirdir. Bu konuda da vatandaşlarımızın soğukkanlı ve devletine güvenerek bir tavır sergilemesi konusunda çağrıda bulunuyorum.

"IŞİD'E KARŞI SOMUT ADIMLAR ATILACAK"

Artık Türkiye’nin yıllardır zikrettiği bazı hususların ne kadar önemli olduğu herkes tarafından algılanıyor. Üç senedir neredeyse vurguladığımız güvenlikli bölgeler o zaman olsaydı, DEAŞ türkiye sınırına yaklaşamazdı. Son dönemdeki müzakereler çerçevesinde belli bir aşamaya gelinmiştir. Türkiye ulusal güvenliğiyle ilgili planlamalar yapar ama DEAŞ terör örgütünün bütün dünyaya tehdit teşkil ettiği de aşikardır. Önümüzdeki günlerde somut adımlar atılacak.

Güvenli bölge konusunu zikrettiniz ama, bunun için uçuşa yasak bölge gelmeliydi. ABD’den gelen açıklamalar uçuşa yasak bölge olmadığı yönünde…

 Bu mutabakatın detaylarını biz biliyoruz. Ama detaylarını benim tartışmam doğru değil.

"UÇAKLAR SURİYE SINIRINI İHLAL ETMEDİ"

Suriye’nin hava sahasına girilmediği detayı paylaşıldı…

Tespit edilen hedefler bağlamında. Bunun gururla söylüyorum, pilotları tebrik ediyorum. Türkiye’nin askeri kapasitesini gösteren bir husustur. Türk hava kuvvetlerinin yok edebileceği hedeflerdi. Suriye sınırına girme ihtiyacı olmaksızın hedefler vurulmuştur, güdümlü füzelerle. Suriye sınırına geçme ihityacı hissedilmemişti. Hissedilmi olsaydı da geçilirdi. Nereden yapılırsa yapılsın o saldırıyı yapanlar yok edilirdi.

Şunu söyleyeyim. Tespit edilen hedefler yüzde yüz isabetle vurulmuştur ve gereken netice hasıl olmuştur.