Davutoğlu: Kılıçdaroğlu kumpasla genel başkan oldu

Davutoğlu: Kılıçdaroğlu kumpasla genel başkan oldu
Davutoğlu: Kılıçdaroğlu kumpasla genel başkan oldu
Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na ağır itham: "Sen kendi genel başkanına ihanet ederek, kendi genel başkanına kurulan kumpas üzerinden, bu çetenin kurduğu kumpas üzerinden genel başkanlığa geldin. Anlaşılan şimdi bunun diyetini ödüyorsun."

RADİKAL - AK Parti Sakarya 5. Olağan İl Kongresi’ne katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kılıçdaroğlu 'na seslenerek "Sen kendi genel başkanına ihanet ederek, kendi genel başkanına kurulan kumpas üzerinden, bu çetenin kurduğu kumpas üzerinden genel başkanlığa geldin. Anlaşılan şimdi bunun diyetini ödüyorsun. Biraz bağımsız davran, kendin ol. Milleti kışkırtma" dedi.

İşte Davutoğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:

Kongrelerde kim ne yaparsa yapsın, kim ne engel çıkarırsa çıkarsın bu millet bir daha parya muamelesi görmeyecek diyoruz. Biz işte bu aşk ile yola çıktık. Bu aşk ile yola çıkarken 28 Şubat sonrasında Sakarya depremi gibi bir deprem de ekonomide yaşandı. 2001 krizi ile bu kez tüm Türkiye parya muamelesi gördü dünyada. Öyle bir hal aldı ki esnaflar kasalarını kırdı, çiftçilerin bereketi kalmadı, herkes yurt dışına gitmeye çalışıyordu. Biz o günlerden bu ülkeyi alarak bugün IMF'ye borç veren ülke haline geldik.

"ŞAH DA MAT DA" DİYECEĞİZ
İşte 12 yıldır bu millet ayakta. 12 yıldır onlarca yıl parya muamelesine tabi tutulmuş millet ayağa kalktı. Ak Parti kadrolarıyla bu ülkeyi yeniden inşa etmeye başladık. 2001'de böyle zayıf bir ülkeden, dünyada parya muamelesi gören bir ülkeden, 2023'te küresel bir güç olmaya ilerleyen bir ülke haline getirdik. Bugün 7 Şubat, 7 Haziran'a gidiyoruz inşallah. Şah da diyeceğiz mat da diyeceğiz inşallah. Ama bu sefer Sakarya’dan 7'de 5 değil, 7'de 7 istiyoruz. Matın tanımı bu olacak. İnşallah Sakarya'dan 7 Haziran'da Ankara 'ya 7 güzel hediye göndereceğiz. Sakarya'da 7 Haziran'da sizlerden yüzde 70 bekliyoruz. Biz millete hükmetmeye değil, milletle birlikte bir yanda Sakarya öbür yanda biz yürümeye ahdetmişiz

"BAŞBAKAN SAKARYA'YA ULAŞAMIYORDU"
Bir devletin acziyet içine düşmüş olmasını Sakarya depreminden en iyi siz anlarsınız. Sakarya depreminde ülkenin başbakanı buraya günlerce gelememişti. Yollar kapanmıştı. O zaman biz bu davanın neferi olarak buraya geldiğimizde neler yaşandığını çok iyi hatırlıyorum. O zor günlerde millet bir taraftan 28 Şubat baskısıyla uğraşırken bir taraftan da Sakarya'nın yaralarını sarmak için seferber oldu.

Ama devlet öylesine acizdi ki, başbakan Sakarya'ya ulaşamıyordu. Şimdi biz geldikten sonra Sakarya'nın yeniden inşasına ve Sakarya'yı bütün Türkiye'nin kavşak şehri, harman şehri olması için her türlü hizmet ile donattık. Van'da da deprem oldu. Deprem olduğu gün bakanların yarısı neredeyse oraya indi. Hepimiz oradaydık. Bir yıl içinde yaklaşık 20 bin konut inşa ettik orada. İşte Türkiye'nin değişen çehresi bu. Nasıl depremlerden sonra şehirler inşa ediliyorsa biz de 28 Şubat depreminden sonra 2001 ekonomik depreminden sonra Türkiye'yi yeniden inşa ettik. Kolonları sağlamlaştırdık.

"BU SATRANÇ DEĞİL"
"Dünyanın her yerinde Türkiye'nin yükselişinden bahsedilmeye başlandı. O zaman bu ihanet çeteleri yeni oyunlar kurmaya başladılar. Ama bu satranç değil. Satranç zeka gerektirir. Bunlar hileye, tuzaklara başvurdular. Bunlar satrancı düzgün oynasalardı biz satranç oynamasını da biliriz. Ama bunlar tuzaklar kurdular. Son 13 yılın tarihini iyi bilmelisiniz ki bundan sonrasına hazır olabilesiniz. Önce kurucu Genel Başkanımızı siyasetin dışında tutarak engellemeye çalıştılar, başaramadılar. 2003'te demokrasiyi tekrar ihya ederek halkın desteğini almış olan liderimizi başbakan yaptık. Sonra 2004'te genç subaylar rahatsız diye o kolonları sarsmaya çalıştılar. 2006'da adından başka hiçbir şeyi cumhurlu olmayan cumhuriyet yürüyüşleriyle sarsmaya çalıştılar.

2007'de bu kez 367 safsatasını çıkarıp e-muhtıra ile AK Parti'nin Cumhurbaşkanı seçmesini engellemeye çalıştılar. Biz yolumuzda yürümeye devam ettik. Çünkü daha milletin binasının inşa edilecek çok kolonları vardı. 2008'de partimize kapatma davası açtılar. Zannettiler ki biz daha öncekiler gibi yılıp geri çekileceğiz. Biz bir taraftan bu tuzaklarla uğraşırken bir taraftan da ülkeyi yeniden inşa çabasına girdik. Şeytan taşlarken tavaf da ettik hamdolsun. Sonra 2012 yılında baktılar ki AK Parti binası, Türkiye Cumhuriyeti sarsılmıyor. Provokasyonlarla, Gezi'yle, 17-25 Aralık operasyonlarıyla milleti sokağa dökmeye çalıştılar. Zannettiler ki biz geri çekileceğiz. Ama başarılı olamadılar.

"BU ZAT NE YAPMAK İSTİYOR?"
Gayrimüslim vatandaşlarımızla, dini liderlerle daha iki hafta önce görüştüm, hepsi hükümetimize teşekkür etti. Peki bu zat (Fethullah Gülen) ne yapmak istiyor? Amerikan kongresindeki lobilere oynuyor. Rum lobisini, Yahudi lobisini, Ermeni lobisini aleyhimize kışkırtamaya çalışıyor.

"MİLLETİ KIŞKIRTMA"
Kılıçdaroğlu'na buradan sesleniyorum: Sen kendi genel başkanına ihanet ederek, kendi genel başkanına kurulan kumpas üzerinden, bu çetenin kurduğu kumpas üzerinden genel başkanlığa geldin. Anlaşılan şimdi bunun diyetini ödüyorsun. Biraz bağımsız davran, kendin ol. Şuradan, buradan gelen talimata göre hareket etme. Bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Anamuhalefet partisinin lideri olarak sorumlu hareket et. Milleti kışkırtma.