Davutoğlu: Peygambere hakaret basın özgürlüğü değildir

Davutoğlu: Peygambere hakaret basın özgürlüğü değildir
Davutoğlu: Peygambere hakaret basın özgürlüğü değildir
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Brüksel ziyareti öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, "Türkiye'de yaşayan makul bir insan Hz. Peygamber'in ne anlama geldiğini bilir. Hazreti Peygambere hakaret edilmesine izin vermeyiz" dedi.

RADİKAL – Avrupa Birliği yetkilileriyle görüşmek üzere Brüksel'e giden Başbakan Ahmet Davutoğlu, Belçika'ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye ’de büyük tartışma ve gerilim yaratan Charlie Hebdo dergisinin kapak karikatürüyle ilgili bir soruyu yanıtlayan Davutoğlu, “Hazreti Peygambere hakaret edilmesine izin vermeyiz” dedi.

Davutoğlu, "Paris’teki saldırının ardından karikatür tartışması Türkiye’ye yansıdı, mahkeme kararı var. Bu anlamda genel değerlendirme alabilir miyiz?" sorusunu şöyle yanıtladı: 
Bu konuda ilkesel tutumumuz var:

1- Terör saldırılarına karşıyız. Çünkü terör saldırısında masum insanların ölümü söz konusudur. Terör saldırılarına karşı olmamız sebebiyle Paris’teki yürüyüşe katıldık.

2- Basın özgürlüğü hakaret etme özgürlüğü anlamına gelmez hele hele bu bizim şahsiyetlerimizden çok daha büyük anlam taşıyan bir peygambere hakaret ise bu basın özgürlüğü değildir. 1,5 milyar insanın inandığı alemlere rahmet olarak gördüğü bir kişi ile ilgiliyse buna basın özgürlüğü denmez. Bu anlamda Türkiye’de geniş kitlelerin hassasiyeti var. Şahsına gelen hakareti sabırla karşılayabilecek insanlar, peygambere hakaret söz konusu olduğunda saygıyla karşılayamayabilir. Bu durumda böyle bir baskı yapmak açık bir tahriktir. Herhangi bir insana hakaret edildiği zaman karşı çıktığımız gibi Hz. Peygamber’e yapılacak hakarete karşı çıkarız. Bu ülkede Hz. Peygamber’e hakaret edilmesine izin vermeyiz. Bu kadar hassas süreçten geçerken açık tahrik niteliği taşıyan bir tavır takınılıyorsa başka bir hesap var mı sorusu akıllara getirir. Paralel yapının bu konudaki tavrına da dikkat çekmek gerekir.

3- Eğer böyle bir durum varsa tahrik hakaret söz konusu ise çıkabilecek güvenlik problemi için tedbir alınır. Neredeyse gelin bize saldırın diye hakaret karikatürü basacaksınız, güvenlik güçlerimiz tedbiri alır. Geçmişteki olayların benzerlerinin yaşanmasına izin vermeyiz.

Bu konudaki tutumumuz kamuoyu ile paylaşılmıştır. Bunun ifade edilmesine de ihtiyaç yok. Türkiye’de yaşayan makul bir insan Hz. Peygamber’in ne anlama geldiğini bilir. Türkiye bu konularda kayıtsız bir toplumsal dokuya sahip değil. Yolda çevirip sıradan bir insana hakaret ettiğinde nasıl bir tavır ile karşılaşıyorsa ulu bir şahsiyete nasıl bir tepki göstereceği belli.

'NETANYAHU İNSANLIK SUÇU İŞLEMİŞTİR'
Davutoğlu, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Dışişleri Bakanı Lieberman’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’e ilişkin sözlerine verdiği tepkiler için ne düşündüğü sorulduğunda ise şöyle dedi:

“Sayın Cumhurbaşkanı’nın verdiği tepki doğrudur. Nitekim Netanyahu Paris’te yalnızları oynadı. Paris’teki teröristler ne kadar insanlık suçu işledilerse, Gazze’de çocukları katleden, her fırsatta Filistinliyi öldürmeyi doğal fırsat haline getiren bir hükümetin başı olarak Netanyahu insanlık suçu işlemiştir. Bundan kaçamaz. Orada bulunması insanlık vicdanı ile aynı perspektifte baktığını anlamına gelmez.”


CİZRE'DE 12 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN ÖLÜMÜ
Başbakan, dün Cizre’de 12 yaşında bir çocuğun daha hayatını kaybettiğinin hatırlatılması üzerine de “Biraz önce İçişleri Bakanımızdan daha detaylı bilgi aldım. [Çocuğumuzun] Emniyet görevlilerinin kurşunları ile öldürülmesi söz konusu değil. Ne fiili bir müdahale, ne gaz kullanımı söz konusu oldu. Cizre’de gerginlik yaratmaya çalışanlar provokatörlerdir. Bunun için gereken tedbirlerin hepsinin alınması talimatını verdik. Vatandaşları sükûnete davet ediyorum. 4-7 Eylül olaylarının benzerlerinin yaşanmaması için sükûnete davet ediyorum” dedi.