Davutoğlu'ndan Demirtaş'a Tahir Elçi cinayeti yanıtı

Davutoğlu'ndan Demirtaş'a Tahir Elçi cinayeti yanıtı
Davutoğlu'ndan Demirtaş'a Tahir Elçi cinayeti yanıtı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Tahir Elçi cinayetine ilişkin olarak, HDP'den gelen "Polis kurşunuyla öldürüldü" iddiasına cevap verdi. "Elçi cinayetinin aydınlatılması isteniyorsa niçin başsavcımıza saldırılar yapılıyor" diye soran Davutoğlu, "Demirtaş'ın elinde bir belge mi var da böyle konuşuyor" ifadesini kullandı.

RADİKAL -Başbakan Ahmet Davutoğlu, KKTC'ye yapacağı ziyaret öncesi Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında konuştu. 

Davutoğlu'nun açıklamaları özetle şöyle: "Bütün uluslararası tarafların yapılan görüşmeler bağlamında varlığını hissettirmeleri ve katkıda bulunmaları önem taşımaktadır. Maruz kaldığı tüm ambargolara rağmen KKTC, çok sağlıklı bir demokrasidir. Türkiye’den KKTC’ye sağlanan su aktarımını ise adaya dönük olarak bakış tarzını da ortaya koyan önemli bir adımdır. Özellikle Suriye’deki gelişmeler bağlmanında Doğu Akdeniz'in bir istikrar bölgesi olması bütün ülkeler için önem taşımaktadır.  Biz dileriz ki müzakereler sonuca ulaşır. Bu krizin sona ermesi yönünde iki halkın da destek vereceği bir çözüme ulaşırız. Ben tekrar TBMM’de güven oyu veren meclise ve millete teşekkür ediyorum.

ELÇİ CİNAYETİNİN AYDINLATILMASI İSTENİYORSA NİYE BAŞSAVCIYA SALDIRIYORLAR?

Bir kez daha Tahir Elçi’ye rahmet diliyorum. Olayın olduğu gün yaptığım görüşmede bu konudaki araştırmaların mutlaka en şeffaf şekilde kamuyla paylaşılacağını teyit ettim. Adli makamlar yoğun çaba içerisindeler olayın aydınlatılması için. Spekülasyon yapanlara çağrıda bulunuyorum; niçin olay yerine giden başsavcımız, olay inceleme ekibi, baro temsilcilerine dönük saldırılar yapılıyor? Üstünün örtülmesini istiyorsa o saldırıları gerçekleştirenlerin arkasındaki odaklardır. Yaptığımız toplantıda derhal olay yeri incelemesi talimatı verdik. Güvenlik görevlimiz ve başsavcımıza roketle saldırı gerçekleştirildi. İyi niyet ve şeffaflığımızı göstermek babında baro temsilcilerini ekledik, onlara da saldırı yapıldı. Tüm bunlar herkesin gözü önünde gerçekleşiyor. Biz demokratik hukuk devletinin kurallarını çerçevesinde, bunu araştırmaya çalışırken oraya giden sivil ekiplere saldıranlar bu cinayetin gerçek failleridir.

DEMİRTAŞ'A SORMAK LAZIM

Demirtaş’a sormak lazım bu kanaati söylüyor. Kendisi olay yerini mi inceledi? Her olayda dönüp devlete katil diye bağırmanın, suçu poliste aramanın ne kadar yanlış olduğu ortaya çıktı. Eğer Demirtaş’ın bir sözü varsa, o hainlere, o teröristlere karşı konuşmalı. Teröristleri arkasına alarak yanında durarak, ulaşacağı tek yer Tahir Elçi’nin katlini yapanlara yardım etmektir. O saldıranların peşinden gidenlere hiçbir şey söylemeyenler, aslında cinayeti örtme çabasıdır. Sayın Elçi’nin ailesi ve çevresi Elçi yaşasaydı önce kendisinin katledilmesine sebep olan olay inceleme ekibine dönük olarak adaletin gerçekleşmesine engel olmayın diye haykırırdı. Kendi cenazesini istismar ederek, kendisinin ölümüne sebebiyet veren PKK teröristlerinin paçavrasını oraya örtenlere hesap sorardı.

OLAY İNCELEME EKİBİ BÜYÜK ÖLÇÜDE İŞİNİ TAMAMLADI

Biz tekrar bir çatışma olmaması için çalışma yaparken onlar saldırılarını yoğunlaştırıyorlar. Tek tek mahallelere girip adaletin önüne çıkartılacak. O mübarek mahalle silah sesleriyle, roketlerle halkımızın gününü karartmaya çalışanlardan hesap sorulacak. Herkesin konuşulurken neyi amaç edindiğini düşünmek durumundadır. Halkımıza sesleniyorum; en doğru şekilde değerlendireceklerdir. Şimdi bir önceki soruda şunu söyleyeyim bütün baskılara rağmen olay inceleme ekibi büyük ölçüde araştırmayı tamamladı. Hâlâ yapılması gerekenler var ama büyük ölçüde tamamlandı.

TÜRKİYE GERİLİMİN TARAFI OLMAK İSTEMEZ

Dün NATO Genel Sekreteri ile kapsamlı bir şekilde ele aldık. Türkiye hiçbir zaman geriliminin, çatışmanın tarafı olmak istemez. Bu olayda da Türkiye sadece kendi hava sahasını savunmuştur. Rus yetkililerin bilmesi icap eder. Türk uçakları Rus hava sahasını ihlal etmedi, herhangi bir hava sahasında hedef almadı. İhlal edilen Türk hava sahasıdır, dünyanın her yerinde hava kuvvetlerinin birinci görevi ihlallerin korunmasıdır. Hemen sınırımızda bir savaş olurken, mülteciler akın akın buraya gelirken, sahamızı ihlal eden uçakları uyarırken tekrar tekrar göz yummak sorumlu bir davranış değildir.

Olayın hemen sonrasında Rusya’ya çağrıda bulunarak, olayla ilgili detaylı bilgi verildi. Dün NATO’da da söylediğim gibi bunun yaşanmasını istemezdik. Yanı başımızda bir savaş olurken sessiz kalamayız hava sahamızın ihlali karşısında. Türk hava sahası bilinçli bir şekilde ihlal edilmediyse Rusya’yı bizzat hedef alan bir tavır yoktur. Oturup konuşulur, tekrar iletişimimizin iletişime açık bir şekilde sürmesi sağlanabilir. Türkiye’ye dönük asılsız ithamlarla, Türkiye DAEŞ’ten petrol alıyormuş gibi ithamlarla, ihlalin üzerini örtemezsiniz. Suriye krizi bir Rus ya da Suriye-NATO krizi değildir.

DAHA BÜYÜK KRİZLERİN ÖNÜNE GEÇELİM

NATO- Rusya arasında bir gerilim konusu olarak gündeme girmiştir. Müttefik ülkelerle yakın temas içerisindeyiz. Ümit ederiz ki böyle bir olay yaşanmaz, provokatif adımlar atılmaz. Ama Türkiye’nin kendi sınırlarını koruma güdüsünden de şüphe edilmemelidir.  Askeri iletişim kanallarımızı, diplomatik ilişki kanalları açalım, daha büyük krizlerin önüne geçelim. Türkiye ve Rusya komşudur ve bu kadar değişmeyecektir.  Bunun gereğini hep beraber yapmanın zamanıdır. Oturup masa başında ne yapacağımızı konuşmalıyız. Bundan sonra iletişim kanallarını açık tutmak, soğukkanlı bir söylem belirlemek gerekiyor. Her iki tarafın kaybedeceği bir ilişkilerin önü açılmamalıdır. Kimse Türkiye’nin sınırları konusunda geri adım atmasını bekleyemez. Kurallar neyse dün neyse bugün de odur, yarın da bu olacaktır." (Ntv)