Davutoğlu'ndan Merkel'e '1915' ricası

Davutoğlu'ndan Merkel'e '1915' ricası
Davutoğlu'ndan Merkel'e '1915' ricası
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Almanya Başbakanı Merkel ile görüştüğünü belirterek, "Sayın Papa'nın açıklaması şanssız bir açıklamadır. Avrupa Parlamentosu karar aldı. Dün de sayın Merkel ile uzun bir telefon görüşmesinde Alman parlementosunun Türkiye'yi rencide edecek bir karar almaması yönünde kendisinin de devrede olmasını rica ettim" dedi.ABD ve Avrupa ülkelerinin 'soykırım' ifadesini kullanmasına dair sorulan bir soruya ise Davutoğlu, Avustralya ile Türkiye bayraklarını göstererek yanıt verdi: Bu basın toplantısı Ermenistan'a ders olsun. Bu bayraklar karşılıklı savaşan iki cephede bulunuyordu. Ancak şimdi yanyana.

RADİKAL - Türkiye ’yi ziyaret eden Avustralya Başbakanı Tony Abbot Ankara’da Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Görüşmenin ardından iki lider önce açıklama yaptı, ardından soruları yanıtladı:

Avustralya Başbakanı Tony Abbot: Çankaya Köşkü’ndeki ilk resmi ziyarette burada bulunmak benim için de büyük bir onur. Çok sıcak biçimde bizi karşıladılar. Atatürk ’ü de Anıtkabir’de ziyaret ettiğimizde oradaki aynalarda ve resimlerde hep Türklerin de Avustralya’lıların birbirlerine yardım ettiklerini gördük. Bu da bizim her zaman hatırlayacağımız önemli bir anıttır. Şu an için aramızda yakın bir işbirliği olması çok güzel bir şey. Terörizme karşı beraber mücadele ediyoruz. Yıllık olarak görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Çünkü aşırıcıların özellikle de IŞİD’in gösterdiği tehdit, tüm dünyayı tehdit eden bir tehdit. Türkiye ve Avustralya beraber hareket edecek. Bu tehdit bize kadar ulaşabiliyor.

Tabi ki ekonomik bir mucize Türkiye’de son 10 yılda gerçekleşmekte. Bu ülkeyi ilk kez ziyaret eden bir siyasetçi olarak, ülkenizin göstermiş olduğu kalkınmayı takdirle karşılıyorum. Dünyada bir çok ülke sizi kıskanıyor aslında.

Soru: Sizin Irak’tan Suriye’ye dönük hava operasyonuna desteğiniz söz konusu. Ayrıntı verebilir misiniz? Melbourne’de yaşanan olaylarda,n IŞİD’den etkilenme demiştiniz. İlerde açılacak bir dava konusunda ön yargı oluşturacağını düşünüyor musunuz?

Abbot: Bütün hava sahasında Suriye’yi de içine alacak şekilde hava saldırılarına destek verdiğimiz durum söz konusu. Bunu genişletmek gibi bir planımız yok. Ama tabi ki ufak tefek farklılıklar olabilir, Suriye’deki IŞİD ile Irak’taki IŞİD ile farklılıklar söz konusu olabilir. Ama nerede oluyorsa bu saldırılar, şu an için bizim operasyon merkezini daha da genişletme gibi bir niyetimiz yok. Diğer konuya geçecek olursak, Melbourne’de tutuklanan kişilerden bahsettiniz. Adalet yerini bulacaktır.

Son günlerde Türkiye’nin özellikle savaşçılarla ilgili olarak desteğinden bahsediyorsunuz. Türkiye’den bu konudan daha fazla ne yapmasını bekliyorsunuz?

Abbot: İşbirliğimiz sürecek. Türkiye’nin tek başına hareket etmesini bekleyemeyiz. Bir çok ülke Türkiye’den bir şeyler yapmasını istiyor, bilgi aktarımıda bulunuyor. Tabi ki bizim güvenlik güçlerimiz ve Türkiye’deki güvenlik güçleri arasındaki işbirliğinin arttığından bahsedebiliriz. Yıllık olarak terörle mücadele konusunda görüşmelerimiz sürecek. Türkiye’deki polisle işbirliği içinde hareket ediyoruz zaten.

SURİYE SINIRINI KAPATAMAYIZ

Davutoğlu: Türkiye Suriye konusunda da, DEAŞ konusunda da bu tutumunu sürdürmüştür. Türkiye’yi eleştirme cüretinde bulunanlar şunu bilmek durumundalar. Türkiye ve Suriye komşudur. Türkiye Suriye’den iki milyon mülteci almıştır. Sınırlarınızı kontrol edecekseniz, sınırlarınızı kapatmanız gerekir. O zamanda tüm dünyaya Suriyeli masumların hali ne olacak diye sorma hakkımız var. Yani hem sınırlarını açan Türkiye’yi eleştireceksiniz, hem de Suriye’deki krizin sona ermesi için hiçbir şey yapmayacaksınız. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Dolayısıyla Suriye’den Türkiye’ye girişlere kapıyı kapatamayız. Çünkü bunlar kimyasal silahlardan DEAŞ’tan kaçan masum insanlar. sınırı kapatma şartımız yok.

İkincisi, Türkiye’de herhangi bir suç işlememiş bir yabancıyı muhtemel potansiyel suçlu diye tutamayız. 35-40 milyon turist ağırlayan bir ülkeyiz. O zaman ne yapmak icap eder? Yapılacak olan şudur. Üzerinde istihbari bilgi olarak, bu kişilerle ilgili olarak ülkeler gerekli tedbirleri almalı, engellemeli. Engelleyemiyorsa Türkiye’ye isim vermeli. 10 bini aşkın kişiyi engelledik, içerde olanları deporte ettik. Herkesin bilmesi gereken şu; terör örgütleri herkesten daha çok Türkiye için sorundur. Bu konuda her türlü işbirliğine hazırız.

1915 OLAYLARI

Soru-Obama’nın ‘soykırım’ ifadesi kullanmayacağı yönünde haberler var. Bir de eğer 24 Nisan’da diğer vrupa ülkelerinden soykırım ifadesi kullanırsa ne dersiniz?

Davutoğlu: Her şeyden önce bu basın toplantısı bile hem Ermenistan’a hemde diğer bu konuda karar almaya çalışan üçüncü taraf ülkelere güzel bir ders olmalı. Bakın bu bayraklar karşılıklı savaşan iki cephede bulunuyordu. Bir tepeye dikmeye çalışıyordu. Ama şimdi bu bayraklar yanyana. Savaşanların torunları olarak Tony ile biz yanyanayız. Ermenistan’ın ve bütün dünyanın, Türkiye ve Ermenistan bayraklarını görmek istiyorlarsa, tarihten nefret çıkarmaktansa ders almayı öğrenmeleri gerek. Hepimiz gereken çabayı göstermeliyiz. Son 10 yıldır özellikle, 2005’te TBMM’de aldığımız kararla Ermenilere tarihi bir fırsat sunduk. Gelin ortak tarih komisyonuyla bütün bu tarihi birlikte ele alalım dedik. biliyorduk bu provokasyonların yapılacağını. 2009’da protokoller imzalandı, rafa kaldırdılar.

Bu sene ben Hrant Dink’in ölüm yıldönümünde, hemde taziye mesajı yayınladım.

MERKEL’LE GÖRÜŞTÜM

Şimdi tabi Sayın Papa’nın açıklaması şanssız bir açıklamadır. Vatikan’dan da Papa’nın kendi görüşünü ifade etmediği gibi yorumlar geldi. Avrupa Parlamentosu karar aldı. Dün de sayın Merkel ile uzun telefon görüşmesinde Alman parlementosunun Türkiye’yi rencide edecek bir karar almaması yönünde kendisinin de devrede olmasını rica ettim.

Ayrıca Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ile Türkiye aynı saftaydı. Bu belgeler var. Hep beraber bunu inceleyebiliriz.

Biz göz mesafesinde herkesle konuşuruz. Ama herhangi bir makam, göz mesafesinin üstüne çıkıp da bize yukardan konuşmaya kalkarsa onun da cevabını veririz.

Sayın Obama’nın da, kendisiyle bir çok sefer, hepimiz bu konuları Amerikan tarafıyla konuştuk. Dışişleri bakanımız da paylaştı. Son 8 yıl ABD başkanı olarak kazandığı deneyimler ışığında Türkiye’yi rencide edecek bir açıklamada bulunmayacağını temenni ediyorum.