DDK raporu: TRT'de usulsüzlükten geçilmiyor

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu raporu, TRT'deki yönetim zaafiyetini, para ve unvanların nasıl hovardaca dağıtıldığını gözler önüne serdi.

Cumhurbaşkanlığı müfettişleri TRT'de büyük usulsüzlükler saptadı. Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporu TRT'deki yönetim zaafiyetini, para ve unvanların nasıl hovardaca dağıtıldığını gözler önüne serdi.
Cumhurbaşkanlığı DDK müfettişlerinin raporuna göre, TRT'nin ihale uygulamalarında da çok sayıda usulsüz ve hatalı işlem belirlendi. Çukurova, Trabzon, Antalya Merkezleri ve Prodüksiyon Merkezi inşaatlarıyla ilgili fazla ödemeler yapılırken, arsa alımında zemin özellikleri dikkate alınmadı.

FİLMLER GENELLİKLE AYNI YERDEN ALINDI

Yerli film alımlarının, 2000 yılında yüzde 90'ı, 2001'de yüzde 53'ü, 2002'de ise yüzde 70'i sadece Sezer Film ve Erler Film şirketlerinden yapıldı. 'Çiçek Taksi' ve 'Bir Başka Gece' programları için ödenen tutarlar da dahil edildiğinde, TRT bu firmalara KDV hariç 15 trilyon lira cıvarında ödeme yaptı.
Rapora göre, Ulusal Radyo Televizyon Yapım A.Ş. ile birlikte gerçekleştirilen Bir Başka Gece programında stüdyo izleyicilerinin sağlanması firmaya ait olduğu halde buna ilişkin ödemelerin TRT tarafından üstlenildiği, yersiz ödenen tutar, faiz ve KDV dahil 436 milyar liranın denetimler sırasında firmadan tahsil edildiği saptandı. Programın her bölümü 120 dakika olarak belirlenmesine karşın, bunun 90-95 dakikalık kısmı yayımlanabildi.
DDK raporunda personel alımıyla ilgili, "Kişiye özel sınav yöntemi ile Kurumdaki ve diğer kuruluşlardaki üst düzey yöneticilerin, bazı siyasetçilerin, TRT'den sorumlu devlet bakanlarının, Kurumu denetlemekle görevli olan bazı denetim elemanı yakınlarının işe alındıkları belirlenmiştir" denildi.

"PERSONEL ALIMINA TİTİZLİK GÖSTERİLMEDİ"

İdari personel alımında da titizlik gösterilmediği belirtilirken altı aylık sözleşmeler anlamına gelen istisna sözleşmesinin "kötüye kullanımı" sonucunda gerçekte odacılık veya daktilo memurluğu yapan kişilerle "oyuncu, makyajcı, grafist, efektçi" gibi isimlerle istisna sözleşmesi imzalandığı da vurgulandı.
Raporda, 1998'de ÖSYM tarafından yapılan sınava giren 19 teknisyen adayının başarısız olmasına karşın, 1998-1999 arasında yapılan yeterlik sınavları ile TRT'ye atandıkları örneği verildi.
31 Aralık 2002 itibariyle kurumun 10 bin 221 kadrosundan 7 bin 996'sının dolu olduğu belirtilen raporda, "Personelin işe alınması ve görevlendirilmesinde tamamen Genel Müdüre ait olan yetkinin, Daire Başkanı ve üstü görevler için Yönetim Kurulunca paylaşılması uygun olacaktır" denildi.

KADRO YOK AMA SEKRETER ÇOK

Raporda, TRT'de ünvan verilmesinde herhangi bir standardın bulunmamasının ünvanların çok kolay dağıtımına yol açtığı, istenen her personele her ünvanın verilebildiği anlatıldı.
Raporda, "Onlarca sekreterin görev yaptığı Kurumda, sekreter kadrosunda 1 kişinin bulunması, bir yılda bekçi sayısının 1'den 375'e, baş teknisyen sayısının 97'den 300'e çıkarılması gibi uygulamalar unvan dağılımındaki özensizliği göstermektedir" denildi.
Personel alımında izlenen yol eleştirilirken, "1998-2002 döneminde işe alınan ve naklen atanan toplam 2 bin 260 kişiden yalnızca yüzde 11.8'i genel duyurulu sınavla alınmıştır. Kuruma bu dönemde naklen atanan personelin bir bölümünün, yayıncılık alanında bilgi ve deneyimi olmadığı halde, Kurumun yayıncılıkla ilgili birimlerinde görevlendirildikleri belirlenmiştir" denildi.

ÖZEL ŞİRKETTEN ELEMAN ALMIŞLAR

DDK üyeleri, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü'nün de ortak olduğu Anadolu Radyo ve Görüntü Hizmetleri A.Ş. isimli özel şirket elemanlarından 33'ünün, şirketin tasfiyesi üzerine TRT'ye "naklen" atandıklarını belirtti.
1997-2003 arasında diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da TRT'ye toplam 436 personel atandı, bu dönemde Kurumdan değişik nedenlerle ayrılan 123 personelin, eski görevlerinde veya ek göstergesi daha yüksek kadrolarda göreve başlatıldıkları saptandı.

236 BİN DOLARIN NEDEN ÖDENDİĞİ ANLAŞILAMADI

DDK Raporunda, her televizyon kanalının naklen yayınladığı Türk futbol takımının Güney Kore dönüşü için Futbol Federasyonu'na neden 236 bin dolar ödendiği konusunun anlaşılamadığı belirtildi. Ödemenin "Resmi evrak akışına uygun olmayan bir yöntemle sağlanan belgeye dayanılarak" aktarıldığına işaret edildi.
Raporda ayrıca, 2000-2002 arasında, yüzde 94.5'i merkezde olmak üzere TRT'de toplam 724.1 milyar liralık temsil ve ağırlama harcaması yapıldığı da vurgulanırken, "temsille ilgili olmayan kişisel tüketimlerin bile temsil ödeneğinden karşılandığı" saptandı, kurumun son 5 yıllık temsil ağırlama harcamalarının Başbakanlıkça incelenmesinin uygun olacağı bildirildi.

İHALE YOLSUZLUKLARI KUŞKUSU

Kurumun hizmet alımları için firmaların verdiği teklif mektuplarının birbirini izleyen sıra sayılarının dikat çekici bulunduğu belirtilen raporda, "Bu tablo, firmaların aralarında anlaşmış olabilecekleri kuşkusunu doğurmaktadır" denildi.
Alımlarda mevzuata aykırı biçimde tahmini birim fiyatlarının gerçekçi belirlenmediği anlatılan raporda, ihaleler için şartname düzenlemediği, malların teslim sürelerinde keyfiyet yaşandığı anlatıldı.
Bilgi İşlem Dairesi'nin, 3 Kasım seçimleri için istediği iki yazılım programının seçimler yapıldıktan 40 gün sonra satın alınmasını eleştiren DDK, döviz tahsis işlemleri yirmi yıl önce kaldırılmasına karşın TRT'de döviz servisi bulundurulmasına da karşı çıktı.

RESMİ YOLLA VERGİ KAÇAKÇILIĞI

İstanbul Bölge Müdürlüğü'nde, öğle yemeği verilmesi amacıyla özel bir firmaya verilen yemek ihalesi için Kasım 2001'de sözleşme düzenlendiği belirtilen raporda, sözleşmede yer almamasına karşın, firmaya personel tarafından ödenen yemek bedelleri yanında Kurum katkı paylarının da ödenmesiyle fazladan 36 milyar lira ödendiği bildirildi.
DDK, TRT'nin yapım işlerinin büyük bir kısmında tercih etiği emanet yöntemiyle, 2000-2002 arasında gerçekleştirilen işlerde fazladan 183 milyar 493 milyonluk ödeme yaptığını saptadı.

YABANCI FİLM ALIMINDA SOMUT ÖLÇÜ YOK

Son üç yılda, yabancı film alımı için en fazla sözleşme düzenlediği firmaların merkezlerinin "genellikle vergi cenneti olarak bilinen küçük adalarda bulunduğuna" işaret edilen raporda, film alım sözleşmesinin bu şirketlerin Türkiye'deki temsilcilikleriyle yapılmasına karşın ödemelerin hiçbir vergi kesintisine tabi tutulmadan yurt dışındaki banka hesaplarına transfer edildiği belirtildi.
Yabancı film bedelinin belirlenmesinde somut bir ölçü bulunmadığını kaydeden DDK bedellerin bir anda 75 bin dolardan 150 bin dolara çıkarılmasına dikkat çekti. Raporda izleme ölçümlerinde TRT-1'in tam gün, prime time, tüm kişilerde ratinginin ortalama yüzde 6-7 olduğunu kaydetti.
DDK'nın raporunda bulduğu usulsüzlük, aksaklık ve bozukluklardan bir bölümü de özetle şöyle:

* 7 KİŞİ BİR YILDA 11 BANT ARŞİVİNİ YAPTI: Gereksiz biçimde Basın Halkla İlişkiler ve Protokol, Reklam gibi işlevsiz birimler kuruldu. İzmir Radyosu Arşiv Şubesinde, sigortalılar-akitliler-stajyerler hariç olmak üzere 7 kişilik kadro bulunmasına karşın, 2002 yılında arşive sadece 11 bantın girişi yapıldı. İstanbul Artistik Hizmetler Müdürlüğünde görevli dekoratörlerden bazıları 2000-2003 arasında yıllık 10-30 arası, bazılarının ise hiçbir katkıda bulunmadılar. İstanbul'da görevli bazı prodüktörler yıllardır herhangi bir eser üretmiyor.
* YURTDIŞINA GİDİŞTE NİTELİK ARANMIYOR: Yurtdışı temsilciliklerin örgütlenme düzeyi, buralarda görev alması gereken personelin nitelikleri gibi konularda aranılması gereken koşullarda uygulama birliği bulunmuyor.
* GENEL MÜDÜR'ÜN YURTDIŞI VE YURTİÇİ GEZİLERİ: Genel Müdür 3 yılda toplam 209 gün yurt içi, 123 gün yurt dışı seyahat yaptı. Genel Müdür'e otel ve misafirhane masrafları hariç olmak üzere sadece 2002'de yurt dışı geçici görev gündelik-yolluk tutarı olarak 23 milyar ödendi.
* YURTDIŞI SPOR KARŞILAŞMALARI TURİSTİK GEZİ: Yurtdışında gerçekleştirilen spor karşılaşmalarına gönderilecek personel daha özenli seçilmeli.
* ÇALIŞANLAR DEVAMSIZ: İşe en devamsız 17 personel, 75 işgününde sadece 4-40 gün arasında değişen sürede işe geldi. Kurumda bir başka ilde yükseköğrenim gören personel de var ve bunların durumu bilinmiyor.
* HAKLAR KÖTÜYE KULLANILIYOR: DDK Raporunda, geçici görevlendirme hakkının da kötüye kullandığı kurum personelinin beşte birinin kadrolarının bulunduğu birim dışında görevlendirildiği saptandı.
* MAL BİLDİRİMLERİ EKSİK: Kurum personelinin mal bildiriminin geriye dönük olarak karşılaştırılmaması eksiklik olarak sayıldı.
* BİR YILDA 371 MİLYARLIK GSM FATURASI: Yurtdışında sürekli bulunan elemanlara Türkiye hatlı cep telefonu verilmesinin bir açıklaması yok. Son 3 yılda cep telefonuyla 10 milyara varan görüşme yapan personelin faturası ödendi. 2002 yılında ödenen cep telefonu konuşma ücretleri toplamı 371 milyar lirayı buldu. Başbakanlık genelgesine aykırı biçimde TRT Genel Genel Müdürü de dahil olmak üzere bulunmaması gereken araç telefonlarının sayısı 41'i buluyor.
Kamu Konutları Yönetmeliği uyarınca TRT Genel Müdürünün konut telefonu ödenemeyeceği hükmü bulunmasına karşın buna uyulmadı.
* KİRA ZARARI: Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Personeli Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Vakfının (RATELVAK) TRT'den kiraladığı yerleri, üçüncü kişilere kiraya vererek son üç yılda 271 milyardan fazla gelir elde ederken, TRT'ye 11 milyar lira verdi.
* YİYECEK SORUNU: TRT'ye konuk olarak gelen kişilere verilen yiyeceklerden program çalışanları da yararlanmalı.
* DİĞER AKSAKLIKLAR: DDK raporunda yer alan diğer bilgilere göre Kurum müfetişleri sosyal tesisleri son 5 yılda hiç denetlemedi. Görevliler, arşivde bulunan ve başka programlarda da kullanılabilecek olan malzemeden habersiz olarak gereksiz alımlar yapıyor.

TRT Tekelinin bulunduğu dönemlerde yapılmış olan çekimlerin özel TV'lerde yayımlanmasından dolayı ortaya çıkan kayıpların giderilmesi gerekiyor.
Personelin bir bölümü işe gelmiyor, kuruma giriş kartını dahi almayan personel var.
* PROGRAM YAPMA SÜREÇLERİ ŞEFFAF DEĞİL: Kurumun yeniden yapılandırılmasıyla ilgili olarak 1997'den itibaren çeşitli yabancı firmalara toplam 8.1 milyon dolar ödeme yapıldı. Bu tutardaki harcamaya karşın Kurumda yapılan iyileştirme, maliyet muhasebesi sistemi ile yönetim bilgi sisteminin uygulamaya konulması ve Pittard Sullivan Firmasından alınan (TRT'nin yeni logosunun da dahil olduğu) görsel bazı ürünlerin kullanımı ile sınırlı kaldı.