Deliller yok, mütalaa var

Deliller yok, mütalaa var
Deliller yok, mütalaa var

Duruşmayı izleyenler, avukatlarla birlikte salonu terk etti. Dışarı çıkanlar arasında Oral Çalışlar, Adalet Ağaoğlu ve Rakel Dink de vardı.

Dink cinayeti davasında savcı mütalaa verdi, avukatlar 'deliller toplanmadığı için' itiraz etti. Hayal ve Tuncel için müebbet isteniyor.
Haber: MUSTAFA GÖKKILIÇ - mustafa.gokkilic@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesiyle ilgili davada mütalaa veren Savcı Hikmet Usta, cinayetin, ‘Ergenekon örgütünün Trabzon hücresi tarafından’ işlendiğini fakat hücre ile örgütün merkezi arasında bağ kurulamadığını iddia etti. Savcı Usta; sanıklardan Erhan Tuncel, Yasin Hayal ve Mustafa Öztürk’e ait bazı telefon görüşmelerinin Trabzon Emniyeti tarafından silinmesi nedeniyle örgüt bağının ortaya konamadığını savundu. Mütalaada, aralarında Tuncel ve Hayal’in de olduğu 7 sanık için ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet istendi. 

Örgüt bağı: Silinen kayıtlar
Dink cinayeti davasının 20. duruşması dün görüldü. Mahkeme Başkanı Rüstem Eryılmaz’ın esas hakkındaki görüşü için savcıya söz vereceklerini belirtmesi üzerine Dink ailesi avukatları söz aldı. Henüz delillerin tam olarak toplanmadığını belirten avukat Fethiye Çetin, mütalaaya itiraz etti. Savcı ise mütalaanın gelişmelere göre değişebileceğini söyledi. Bunun üzerine avukatlar salonu terk etti.

Savcı Usta, 86 sayfa tutan mütalaada, suikastın Zirve Yayınevi katliamı ve Rahip Santoro cinayetiyle bağlantılı olduğunu ileri sürerek, şu iddiayı dile getirdi: “Dink cinayeti eyleminin, Mc Donald’s’ın bombalanması ve diğer eylemlerin salt milliyetçi duyguları kabaran gençlerce işlenmesinin ötesinde, Tuncel ve Hayal yönetiminde Ergenekon örgütünün Trabzon’da faaliyet gösteren bir hücresi tarafından işlendiği değerlendirilmektedir.”

Savcı Usta ayrıca, Tuncel ve Hayal grubunun Dink cinayetine kadar yaptığı saldırıların da ‘hücre eylemi’ olduğunu savunarak, “ Hrant Dink, Orhan Pamuk, Hıncal Uluç ve İstanbul’da bir papazın (Bartholomeos) öldürülmesi hedeflendi” dedi. Fakat Usta, bu hücre ile Ergenekon arasındaki muhtemel irtibatın, telefon kayıtlarının silinmesi nedeniyle kurulamadığını savundu.
Duruşmada tutuklu sanıklardan Erhan Tuncel ile avukat Fuat Akdağ arasında da gerginlik de yaşandı. 

Avukata tepki
Tuncel’in avukatı Erdoğan Soylu’nun savunmasını yaptığı sırada duruşma salonuna giren Ergenekon sanığı avukat Fuat Turgut not almaya başladı. Bunun üzerine Tuncel “Bu şahıslar hem azmettiriyorlar hem de suçu suçu üzerime yıkıyorlar” diye Turgut’a bağırınca salondan çıkarıldı. Tuncel’in ardından Turgut da salondan çıkarıldı. Bu sırada Mahkeme Başkanı Rüstem Eryılmaz, “Kim bu adam” diye sordu. “Fuat Turgut” yanıtını alınca da “Duruşmalara girmesi yasak değil miydi? İçeri almayın” talamıtı verdi.

Mütalaada, sanıklar Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Zeynel Abidin Yavuz, Ersin Yolcu, Ahmet İskender, Mustafa Öztürk ve Tuncay Uzundal’ın örgüt adına işlenen cinayet ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ettikleri gerekçesiyle ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi. Azmettirici olmakla suçlanan Erhan Tuncel’in ayrıca Trabzon’daki Mc Donald’s bombalamasından dolayı da 171 yıla kadar hapsi istendi.

Emniyet, MİT ve jandarma incelenmedi
Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, telefon kayıtlarının Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nce imha edildiğini anımsatarak, “Bu durumda Trabzon Emniyeti nereye koyuluyor? Trabzon Emniyeti mercek altına alınmalıydı” dedi. Bakırcıoğlu, soruşturmada eksik kalan noktaları şöyle sıraladı:

Daha başta Trabzon Emniyeti ve jandarmasının sorumlulukları bilindiği halde dosya ayrıştırıldı ve ‘görevi ihmal’ olarak nitelendirildi.
Jandarmayla ilgili soruşturma İstanbul Savcılığı tarafından yürütülmeli, görevliler aynı gün el çektirilmeliydi.
TİB’in, o günkü kamera kayıtlarında telefonla konuşan şüphelileri tespit için, mahkeme kanalıyla istenen iletişim bilgilerine ‘baz istasyonu ve kayıt bulunamadı’ yanıtı üzerine konu GSM şirketlerine de soruldu. Henüz yanıt gelmedi.
Emniyet ve jandarma istihbaratı haberdar ise MİT de haberdardır. MİT’e dönük soruşturma yapılmadı.
Cinayetin Alperen Ocakları’nda örgütlendiğini beyan ettik. Fakat sanıkların sadece kendileriyle ilgilenildi.