Demirel ve HADEP genel başkanı arasında 'Kürt sorunu' tartışması

Demirel ve HADEP genel başkanı arasında 'Kürt sorunu' tartışması
Demirel ve HADEP genel başkanı arasında 'Kürt sorunu' tartışması
HDP'li Pervin Buldan'ın Süleyman Demirel'in vefatının ardından attığı, "Hesap vermeden gidenlerden" tweeti sosyal medyada tartışma yarattı. Mesaj Demirel'in uzun siyasi hayatında Kürt sorunu konusundaki açıklamalarını ve dahil olduğu tartışmaları akla getirdi.

RADİKAL - Eski başbakan ve cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in vefatının ardından attığı tweet'lerde, "Süleyman Demirel de hesap vermeden gidenlerden...! Süleyman Demirel "Savaş Buldan ölüm listesinin başında olmalı" demişti.Hesap vermeden gitti.İsyanım bunadır...!" yazan HDP'li Pervin Buldan, Demirel'in siyasi hayatındaki konuyla ilgili önemli dönemeçleri hatırlattı.

Buldan'ın ardından Demirel'in siyasi yaşamını CNN Türk'te değerlendiren gazeteci Hasan Cemal de Demirel'in 'önemli hataları' arasında ilk olarak, "Kürt sorununu askere havale etmesini" saydı. Cemal ayrıca, "Kıbrıs görüşmelerini kapalı kapılar ardında devam ettirmesini", "90'lı yıllardaki iktidarında Türkiye 'yi yüksek enflasyona teslim etmesini" ve "28 Şubat'ta açık bir darbeye engel olsa da askerle birlikte başkanlık sistemini getirmek için ortak hareket etmesini" Demirel'in diğer hataları olarak ekledi.

Demirel'in siyasi yaşamında doğrudan 'Kürt' kelimesi ile başlayan ilk gelişme, 1992 yılında DYP-SHP koalisyonunun başbakanı olarak yaptığı Güneydoğu gezisinde sarf ettiği, "Kürt realitesini tanıyoruz" sözü ile olmuştu. Demirel bu sözünü 2005 yılında, ""Ben 'Kürt realitesi' derken, Kürt diye bir insan vardır, bunu kabul ediyoruz dedim. Ne demek bu? Yani Kürt vardır ama Türk vatandaşıdır, demek. Türk olmak için illa Türk ırkından gelmek gerekmez. Türk ırkına mensup olarak da Türk vardır ama Türk sözü ırki anlamının üzerinde anlam taşır. Bir milletin adıdır. Bu millet tanımı ise ırka dayanmaz. Türk milleti, kavramı budur" şeklinde açıklamıştı.

Pervin Buldan'dan Demirel'in ardından sert mesaj


Ancak Demirel'in bu 'tanıma' açıklamasının ardından yaşanan devletin bu konudaki tutumunda keskin bir değişiklik yaşandı ve Demirel'in cumhurbaşkanı Tansu Çiller'in başbakanlığında Pervin Buldan'ın sözünü ettiği Kürt işadamları, gazeteciler ve politikacılarına yönelik yoğun faili meçhuller yaşandı.

BOZLAK'IN ZİYARETİ

Demirel'in cumhurbaşkanlığı sırasında konuyla ilgili hem de Çankaya Köşkü'nde bir olay daha yaşanmıştı. 11 Eylül 1997 tarihinde dönemin HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak'ı Köşk'te kabul eden Demirel, HADEP'in faaliyetlerinin engellendiği yolundaki şikayetleri karşısında, "Siyasi parti kurmanın serbest olduğunu, ancak Türkiye'nin bir anayasa devleti olduğunu" ve "ırk ve din esasına göre parti kurmaya kanunların cevaz vermediğini" söyleyecekti.

Demirel HADEP lideri Bozlak'ın, Türkiye'nin temel sorununun, "Kürt sorunu olduğunu" söylemesi üzerine de, "Türkiye'de bir Kürt sorunu vardır, bu, Türkiye'nin baş meselesidir beyanınızı kabul etmiyorum. Türkiye'nin terör meselesi vardır. Baş mesele odur. Devlet bir tanedir. Devlet bir tane olunca, ülke de bir tanedir ve Türkiye Cumhuriyeti herkese eşit haklar getirmiştir. Kendisini Kürt sayan, Kürt kökeninden gelen vatandaşlarına kimse sormuyor, 'Hangi kökenden geliyorsun?' diye. Bu güzel ülke hepimizindir" demişti.