Demirtaş: Bugüne kadar 41 HDP seçim bürosu yakıldı

Demirtaş: Bugüne kadar 41 HDP seçim bürosu yakıldı
Demirtaş: Bugüne kadar 41 HDP seçim bürosu yakıldı
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, YSK'ya yaptıkları başvuruya ilişkin, "Cumhurbaşkanı'nın şu anda yaptığı suçtur. Hiçbir savcı da cesaret edip bunun hesabını soramıyor. YSK'ya bugün suç duyurusunda bulunduk. Cumhurbaşkanı'nı uyarması lazım, ihtar etmesi lazım, 'suç işliyorsun' demesi lazım" dedi. Demirtaş, ayrıca bugüne kadar 41 HDP seçim bürosunun yakıldığını belirterek, partililere provokasyonlara karşı dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

RADİKAL - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Genel Seçim'in düzen içinde ve dürüstlük ilkelerine uygun olarak yapılmasının sağlanması amacıyla Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) yaptıkları başvuruya ilişkin, "Cumhurbaşkanı'nın şu anda yaptığı suçtur. Hiçbir savcı da cesaret edip bunun hesabını soramıyor. YSK'ya bugün suç duyurusunda bulunduk. Cumhurbaşkanı'nı uyarması lazım, ihtar etmesi lazım, 'suç işliyorsun' demesi lazım" dedi.

Demirtaş, Kocaeli'de partisince Perşembe Pazarı Meydanı'nda düzenlenen mitingde katılımcılara morallerini sorarak, HDPlilerin coşkulu seçim çalışması yürüttükçe birilerinin moralinin bozulduğunu söyledi.

7 Haziran'daki seçimlere heyecanla hazırlandıklarını ifade eden Demirtaş, "Ele ele, kol kol büyük bir coşkuyla hazırlandığımız 7 Haziran seçimleri, bugüne kadar yüzü gülmeyenlerin yüzünü güldürecek bir seçim olacak. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa halk, kendi iktidarını yani yoksulun, fabrikada, atölyede üretenin, memurun, köylünün ve esnafın iktidarını kurmak için bir umut yaratacak. Biz sadece barajı aşmış olmayacağız, elbetteki yüzde 10 barajı tarumar olacak ama AKP 'nin gidişiyle artık demokratik bir iktidar alternatifi ortaya çıkacak. Biz ülkemizi yönetmeye hazırlanıyoruz. Sizler hazırsanız, HDP hazırdır" şeklinde konuştu.

Kocaeli'nin alın teriyle üretmenin ne demek olduğunu herkesten iyi bildiğini anlatan Demirtaş, asgari ücreti bin 800 lira yapacaklarını ilan ettiklerinde iktidarın "kıyameti kopardığını" öne sürdü. Demirtaş, "Kaynağı nereden bulacaksınız? diyorlar. Kaynak sizin emeğiniz, ürettiklerinizdir. Sizin ürettiğinizi dağıtırken adil olacağız. Mesele adil paylaşım ve bölüşüm meselesidir. HDP bunu yapabilecek güç, inanç ve kararlılıkta. Çünkü, biz paraya, saraya, sultana tapanların değil, biz Allah'tan başkasının diz çökmeyenlerin, ezilenlerin umudu olarak iktidara yürüyoruz" diye konuştu.

"DEVLET EV KADININI ÇALIŞAN KABUL EDECEK"

Gençlere iş bulmak zorunda olduklarını belirten Demirtaş, haftalık çalışma saatlerini 35 saate düşürerek, buradan istihdam artışı yaratacaklarını söyledi.

Demirtaş, asgari ücreti bin 800 liraya çıkarırken iş veren üzerindeki vergi yükünü de azaltacaklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Sadece israf, hırsızlık ve soygundan vazgeçerek bu ülkede tek bir yoksul bırakmamak mümkündür. HDP, bu iddiayla yola çıkıyor. 'Ev kadını' diye işsiz statüsüne sokuyorlar ya evde çalışan kadın, çalışan işçi, emekçi kadındır. Sosyal sigortasını biz yapacağız. Hükümet ve devlet olarak onun sosyal sigortasını evinde bulaşık yıkadığı için çalışan kabul edecek ve emekli olacak. Çünkü o çalışıyor. Ona işsiz kadın denir mi? Kadının emeğine sahip çıkmamız gerekiyor. Vergi adaletini sağlamak da zor değil. Az kazanıyorsanız az vergi alacağız, çok kazanandan çok vergi alıp, Hazine'yi o şekilde dolduracağız. Şu anda o şekilde mi? Türkiye'nin en fazla vergisini sizler ödüyorsunuz. Saray yaptırmış kendine 'ne var canım aslan yattığı yerden belli olur' diyor. '1 milyar dolara yaptırdım, küçücük bir paradır' diyor. Bunu da doğru söylemiyor. Önümüzdeki dönem parlamentoda sarayla ilgili soruşturma açtıracağız. Onun bahsettiği 1 milyar doların çok üzerinde bir paraya mal olmuştur. O konuda da yalan söylüyor. Onun da hesabını soracağız."

"Cumhurbaşkanı'nın işi meydanlarda yalan söylemek değildir" diyen Demirtaş, "Halkın parasıyla siyasi partilere miting yapmak değildir, suçtur. Cumhurbaşkanı'nın şu anda yaptığı suçtur. Hiçbir savcı da cesaret edip bunun hesabını soramıyor. YSK'ya bugün suç duyurusunda bulunduk. Cumhurbaşkanı'nı uyarması lazım, ihtar etmesi lazım, 'suç işliyorsun' demesi lazım. Yok eğer Cumhurbaşkanı vazgeçmiyorsa, Cumhurbaşkanı 'ben AKP'ye oy toplamaktan vazgeçmiyorum' diyorsa Başbakan'a yazıktır. Onun ne işi var meydanlarda, o zavallının ne suçu, günahı var. Sayın Cumhurbaşkanı Başbakan'a fırsat vermiyor ki adam iki kelime konuşsun. Müsaade et o da biraz konuşsun. Madem Başbakanlık koltuğuna oturttun bırak kendini Başbakan gibi hissetsin. Başbakan'ın hakkını korumak da bize düşüyor ne yapalım. Çünkü Cumhurbaşkanı Başbakan'ı tanımıyor, kendine oy istiyor."

"HDP'Yİ DAHA GÜÇLÜ ŞEKİLDE 7 HAZİRAN'DA ANKARA 'YA GÖNDERECEĞİZ"

Demirtaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Fethullah Gülen ile görüşmesi konusunda 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le polemik yaşadığını savunarak, şöyle konuştu:

"'Pensilvanya'ya, Fethullah Gülen'le görüşmeye gittiğimden Gül'ün bilgisi ve onayı vardı' diyor. Sayın Gül çıktı ve yalanladı 'hayır' dedi. Yani ülkenin Dışişleri Bakanı'yken Ahmet Davutoğlu beyefendi, bugün paralel yapı, çete diye suçladığı kişiyle gizli görüşme yapmış. Bu ortaya çıktı. Sen paralel örgüt dediğinle gizli buluşup, ağlaşırken, ortak iş yaparken herşey iyiydi de şimdi öküz öldü, ortaklık bozulunca mı bizi suçlamaya başladın. 12 yıl boyunca hep beraber ülkeye kan kusturmadı mı bunlar? Bütün kirli oyunları bunlar yapmadı mı? Neymiş HDP ve paralel işbirliği yapıyormuş. Sizden daha büyük paralel işbirlikçisi yoktur. Gülen cemaatini devlet içerisinde örgütleyen sizlersiniz, büyüten sizlersiniz. Bugüne kadar bunu da inkar etmediniz."

HDP'yi durdurmalarının imkanı olmadığının görüldüğünü belirten Demirtaş, kendilerine provokasyon ve kışkırtmalar yapıldığını söyledi.
Demirtaş, Diyadin'de yaşananları anlatarak, şöyle devam etti:

"İktidardan düştüklerin gün hepsinin hesabını vereceklerini biliyorlar. İstanbul 'da adliyede bir savcı katledildi. Şimdi merak ediyorum, soruşturma gizlendi. Ama namuslu bir savcı çıksın ve meslektaşının nasıl öldürüldüğünü iyice incelesin. Göreceksiniz o savcıyı orada öldürenler de operasyonu yapanlardır. Buradan bir Türkiye'de korku ortamı yaratmak istediler. Bu provokasyonların amacı vatandaşı korkutmak ve AKP'ye mecbur bırakmaktır. AKP'nin Türkiye'de sayfasının kapanmasının, ampulünün sönmesinin zamanı gelmiştir. Bu da ancak sadece HDP'nin barajı aşmasıyla mümkün olur. HDP'nin barajı aşmadığı bir Türkiye'de AKP'nin felaketi dışında hiçbir ihtimal yoktur. Bizler, bütün Türkiye'nin ezilenleri, yoksulları, işçisi, köylüsü, çiftçisi, bütün kimlikten inançları, mademki el ele verip dürüst bir iktidar, kendi halkıyla Türkiye'nin dört bir tarafından ezilenden yana olan, halkıyla bir iktidar kurma kararı verdiysek herkesin boynun borcudur. HDP'yi daha güçlü bir şekilde parlamentoya taşıyacağız. AKP'yi durdurabilecek, en güçlü iradeyi, HDP'yi, daha güçlü bir şekilde 7 Haziran'daAnkara'ya göndereceğiz."

41 HDP BÜROSU YAKILDI

Partililere provokasyonlara karşı dikkatli olmalarını isteyen Demirtaş, 41 HDP bürosunun yakıldığını söyledi.

Demirtaş, bütün parti seçmenlerinin kendilerinin kardeşi olduğunu ifade ederek, "Yüzlerce insanı 1 Mayıs'ta Taksim meydanına çıkmak istediği için gözaltına aldılar. Bunların arasında bizim aday arkadaşımız da var. İstanbul adaylarımızdan Salih Şahin arkadaşımız da var. Yani milletvekili adayımızı gözaltına aldılar, 3 gün boyunca emniyetin alt katında işkence yaptılar" ifadesini kullandı.

"İKTİDARA GELMEDEN MERCEDES'İ GERİ ALDIK"

7 Haziran'da sandıklar açıldıktan sonra birilerinin balkon konuşması yapamayacağını dile getiren Demiştaş, artık yenilgi göreceklerini söyledi. Demiştaş, sözlerine şöyle devam etti:

"Daha iktidara gelmeden Mercedes'i geri aldık değil mi? Bir trilyonluk makam aracını Diyanet'ten geri aldık. Halkın hakkıdır, sizin camilerde gönülden verdiğiniz yardımlarla lüks bir trilyonluk Mercedes alınır mı? İade etmen gerekirdi doğrusu bu ama 'ibret-i alem demişsin' ya bu fakir fukaraya mı? Saraydakine ibret olacak. Sarayı da geri alacağız. Bizimle alay edenler, yalan üzerinden birileri halkın gözünden düşürmeye çalışanlar, şimdi koltuktan kafa üstü düşmeye hazırlanıyorlar. 7 Haziran'da koltuğu ters çevirmeye hazır mıyız? Oylarımıza sahip çıkmamız lazım. Önümüzde kısa süre var. Her saati iyi değerlendirmeliyiz. Kafası karışık kim varsa gidip çayını içmeli, dostluk ve kardeşlik mesajlarımızı götürmeliyiz. Bu seçimde oydan daha kıymetli birşey için kapılarını çalacağız. Barış, kardeşlik, ön yargıları ortadan kaldırmak için bu seçimden daha kıymetlidir. Oydan, milletvekilliğinde ve iktidardan bin kat daha kıymetlidir. Siz gidin gönüllerinizi, duygularınız kardeşlerinizle birleştirin biz seçimi kaybetsek de kazanmış sayılırız. Gönülleri, duaları kazandıktan sonra seçim kaybetsek de gam yemeyiz. Sandıkta dikkatli olmanız lazım. Halkın iradesine, oyuna sahip çıkacağız. Sadece HDP'nin oylarına değil, bütün partilerin oylarına sahip çıkmanız lazım. Çünkü, bize oy versin vermesin o irade değerlidir. Hile yapılmaması için sandık başında dürüst ve adil bir çalışma yapacağız."

Konuşmanın ardından Demişrtaş, partisinin Kocaeli milletvekili adaylarıyla halkı selamladı.