Demirtaş: Burhan Kuzu'nun ofisinde, HDP'yi kapatma hazırlığı yapılıyor

Demirtaş: Burhan Kuzu'nun ofisinde, HDP'yi kapatma hazırlığı yapılıyor
Demirtaş: Burhan Kuzu'nun ofisinde, HDP'yi kapatma hazırlığı yapılıyor
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partileri hakkında kapatma hazırlığı yapıldığını söyleyerek, "Aldığım duyum şu; Cumhurbaşkanı'nın danışanı yapılan Kuzu, parti kapatma hazırlığı yapıyor şu an. Bu yılın sonuna yetiştirmek mümkünse..." dedi.

RADİKAL - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın danışmanı Burhan Kuzu'nun avukatlık bürosunda partileri için 'kapatma hazırlığı' yapıldığını söyledi.

Selahattin Demirtaş, genel merkezdeki Parti Meclisi (PM) toplantısının açılışında konuştu. "Partimiz 7 Haziran'dan bu yana nasıl bir faaliyet yürüttü de kapatma davası tartışılıyor, dokunulmazlıklar tartışılıyor" diyen Demirtaş, aldığı bir duyumu paylaşacağını söyleyerek şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanı'nın danışmanı yapılan eski Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu. Onun bürosunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nda değil. Onun özel hukuk avukatlık bürosunda parti kapatma hazırlığı yapılıyor şu anda, dosya hazırlanıyor. Amaç da parti kapatmaktan çok, hazine yardımından muaf bırakmak. Mümkünse bu yılın sonuna yetiştirmek. Dokunulmazlıklarla birlikte partiyi büyümeden, genişlemeden ve AKP 'nin önünü kesecek bir pozisyondan alıkoymak. Hukuk devleti olsa burası, çağırır bir başsavcı bunlara sorar. Siz siyasetçisiniz, parti kapatma da olacaksa bu bizim işimiz. Siz niye kendi özel bürolarınızda bir parti ile ilgili dosya topluyorsunuz? Yarın bu dosyaları götürecek savcıya verecekler. Bu konuda yetkili, görevli savcı kim biliyor musunuz? Bu Şems var ya Şems. Onun akrabası.. Ekibi böyle kurmuşlar. Havuz medyasının sahibi, aynı zamanda savcının akrabası. Yargı onlarda, devlet onlarda. İstediğim zaman savaş, istediğim zaman barış yaparım diyecek sözde irade onlarda.”

Demirtaş'ın konuşmasından öne çıkan noktalar şöyle:

'HALKA HİZMET ETMEYEN SİYASET ÇİRKİN SİYASETTİR'

"Siyasetçiler başka başka kaygılarla birbirlerini eleştirebilir. Doğrusu, bunları da anlaşılır görmüyorum. Siyasetin bu çirkin yüzünün değişmesi gerekir. Siyaset koltuk için, ikbal için yapılmaz. Halka hizmet etmeyen siyaset çirkin siyasettir. Kim yaparsa yapsın. Benim partimden de olsa çirkin siyasettir. Tek bir hamlemiz, tek bir adımımız halka yarar getirmiyorsa orada çirkin siyaset vardır.”

'ELLERİN KARŞILIKLI TETİKTEN ÇEKİLMESİ LAZIM'

“Yapılan açıklamalardan anlaşılıyor ki maalesef hükümet bizim çağrılarımıza olumlu bir yanıt verebilmiş değil. Karşılıklı ellerin tetikten çekilmesi lazım. Önce silahların karşılıklı susması lazım. Yeniden müzakere, diyalog masasına dönüş için bizlerin ısrarcı olması ve sesimizi yükseltmesi lazım.”

'BÖYLE BİR YAKLAŞIM OLMAZ'

İktidarın 'kökünü kazıyacağız' söylemlerini tedirginlikle karşıladıklarını ifade eden Demirtaş, “Böyle bir yaklaşım olmaz. Bugün 'kökünü kazıyacağız' dediğiniz yerde aralarında hamile kadının da olduğu bir aileden 10 kişi katledilmiş. Görüntüleri çıktı. Kandil'e yapılan hava saldırısında bir köy isabet almış ve bir evde bulunan 10 kişi katledilmiş” diye konuştu.

'EVLATLARIMIZ YERİNE KOLTUKLARIMIZI FEDA EDERİZ' ANLAYIŞI YERLEŞMELİ

Bölgede TIR'ların, araçların yakılmasını kabul etmediklerini ifade eden Demirtaş, halka zarar veren hiçbir eylemin arkasında HDP'nin durmayacağını söyledi. Demirtaş, “Umut ediyorum ki, 'evlatlarımızı gerektiğinde feda edeceğiz' diyen siyasetçiler yerine 'hayır, biz evlatlarımızın yerine gerekirse koltuklarımızı feda edeceğiz' diyen anlayışın hakim kılınması lazım.” diyerek sorumluluk sahibi siyasetçilerin akan kanı durdurmak için hareket etmesi gerektiğini anlattı. Demirtaş, anne-babanın acısının çocuğun siyasi anlayışına göre değişmediğini söyledi.

'BUGÜNLER, PARLAMENTONUN TATİL YAPACAĞI GÜNLER DEĞİL'

Başbakan Davutoğlu'nun emri ile Habur Sınır Kapısında bekletildiğini iddia ettiği YPG'lilere ait cenazelerin geçişine izin verilmesi çağrısında bulunan Selahattin Demirtaş, bir soru üzerine TBMM'nin bu kadar sıkıntılı günlerde kapalı olması eleştirerek “Parlamentonun tatil yapacağı günler, bugünler değil” dedi. Suruç katliamının Saray Gladyosu' tarafından yapıldığı iddiasının sorulması üzerine ise Demirtaş, “Ben isim isim, grup grup bilmek durumunda, zorunda da değilim. Fakat bir 'saray devleti' oluşturulduğundan artık şüphe yok. Kendisi de bunu ifade ediyor. Saray'da özel dinleme odaları, özel istihbarat odaları, devletin resmi kaydına girmeyen özel, gizli toplantı ve görüşmeler, örtülü ödenekten özel bir bütçe. Bunlar artık bilinmeyen şeyler değil. Bunlar, bir hukuk devletinde olmayacak işlerdir” dedi.

'BURHAN KUZU'NUN AVUKATLIK BÜROSUNDA KAPATMA HAZIRLIĞI'

Selahattin Demirtaş sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Partimizin kapatma hazırlığı şu anda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yapılmıyor mesela. Saray'ın başdanışmanı Burhan Kuzu tarafından kendi avukatlık bürosunda yapılıyor. Partimizle ilgili dosya hazırlama işlemi bir avukatın, kendisi Sayın Cumhurbaşkanı'nın başdanışmanı, onun bürosunda yapılıyor. Bunun neresi hukuktur, neresi adalet?” diye konuştu.

'BİLAL'E KARŞILIK HİLAL KOALİSYONU'

Şu anda oylamaya dayalı bir koalisyon görüşmesinin sürdürüldüğünü kaydeden Demirtaş, “Asıl savaş koalisyonu kurulmuş durumda zaten. Onu biliyorsunuz. Bilal'e karşılık hilal takasıyla bir savaş koalisyonu kurdular ve 'ülkeyi kan revan içinde seçime götürürsek hep birlikte kazanırız' diye hesap yapıyorlar. Evdeki hesabın çarşıya pazara uymadığını da gösterdik, göstermeye devam edeceğiz. Bedel ödemekse bizden daha fazla ödeyen oldu mu. Birilerinin yaptığı gibi 'gerekirse evlatlarımızı feda ederiz' demeyeceğiz. Biz kendimizi feda edeceğiz. Evlatlarımız için koltuklarımızı gerekirse, canımızı feda edeceğiz.” diye konuştu.

'ÇATIŞAN TARAFLAR ELİNİ TETİKTEN ÇEKMELİ'

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Demirtaş, Kandil'e silahları bırakın çağrınız oldu, herhangi bir yanıt alabildiniz mi? sorusuna, şunları kaydetti :“Dün sayın Remzi Kartal'ın röportajı ve orada verdiği bir cevap vardı. 'Biz masaya dönmeye hazırız, yeniden ellerimizi tetikten çekmeye ateşkes pozisyonuna hazırız' diye bir açıklaması vardı. Bu çağrımıza karşılık bu açıklamayı biz resmi açıklama olarak kabul ediyoruz. Ama Sayın Başbakan tıpkı 90'lı yıllardaki gibi, apoletli başbakanlar gibi 'son terörist kalıncaya kadar bu savaş sürecek' diyerek maalesef ki savaş politikasında ısrar edeceklerini göstermişlerdir. Ama ben buradan çağrımızı tekrarlıyorum. Bizim bu ülkede huzura, güvene, barışa ihtiyacımız var. buna herkesin katkı sunması lazım. İki çatışan tarafın da mutlaka elini tetikten çekmesi lazım. bu çağrımız ciddi, halkın talebi toplumsal talebe dönüşmüş bir çağrıdır. Bu sadece HDP'nin bir beklentisi değil, Türkiye toplumunun çok önemli bir kesiminin beklentisidir. Eminim ki bu çağrılar güçlendikçe herkes bir kez daha durumunu gözden geçirmek zorunda kalacaktır. KCK'nin masaya dönme, derhal müzakereye başlama çözüm iradesini ortaya koyduğunu duyduk hükümetten de bunu duymak istiyoruz. Geçici hükümet madem savaş kararı alırken bu kadar cesursunuz, buyurun barış kararı alırken de bu kadar cesur olabilecek misiniz görmek istiyoruz.”

Akil insanların bugün bir araya geleceklerini söyleyen Demirtaş, “Önemlidir tabi ki. Çözüm sürecinde kendileri önemli bir rol, misyon üstlendiler. Sadece topluma barışı anlatmak değil. Topluma müzakerelerin tıkandığı, umutsuzluğun arttığı dönemlerde özellikle devreye girmeleri çok önemlidir. Ben bunu cesur bir girişim olarak değerlendiriyorum. Mutlaka akil insanların tamamının bir araya gelmesi ve o dönem yapmış oldukları çalışmaya benzer bir çalışmayı yapmaları lazım. Gerekirse il il dolaşarak barışın kıymetini, hükümetin içine düştüğü zelil durumu anlatması lazım." diye konuştu.

'ABİMİN DURUMUYLA İLGİLİ BİR BİLGİM YOK'

Abisiyle ilgili olarak Anadolu Ajansı'nın dün servis ettiği habere dair kendisinde teyit edebileceği bir bilginin olmadığını ifade eden Demirtaş, "Doğru olma şansı da yok çünkü abim Kandil'de değil. DAİŞ'e karşı direniş ordusunun içinde direniyor. Ama kendisinin durumuyla ilgili bilgim yok. Kendisi orada IŞİD'e karşı bedelli askerlik yapmıyor. Halkının onuru için direniyor. Ölebilir de yaralanabilir de. Böylesine bir barbar ordu karşısında son derece normaldir.” şeklinde konuştu.

(RADİKAL - CİHAN)