Demirtaş: Davutoğlu koalisyon denemek istiyor, Erdoğan izin vermiyor

Demirtaş: Davutoğlu koalisyon denemek istiyor, Erdoğan izin vermiyor
Demirtaş: Davutoğlu koalisyon denemek istiyor, Erdoğan izin vermiyor
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, katıldığı TV programında koalisyon görüşmelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Demirtaş, "Sayın Davutoğlu, erken seçimden çok bir koalisyon denemek istiyor. Fakat sayın Erdoğan buna izin vermiyor" dedi.

RADİKAL- HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, uydu aracılığıyla Brüksel'den yayın yapan Med Nuçe TV'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Canlı yayınlanan programda koalisyon görüşmelerine değinen Demirtaş, "Sayın Erdoğan ne diyorsa neyin kararını veriyorsa sayın Davutoğlu bunu uygulamakla görevli AKP yetkilisidir. Sayın Davutoğlu, erken seçimden çok bir koalisyon denemek istiyor. Fakat sayın Erdoğan buna izin vermiyor. Bütün koalisyon ihtimal ve seçeneklerini boşa çıkarmaya çalışıyor" dedi.

Demirtaş konuşmasında özetle şunları söyledi:

- Sayın Erdoğan ne diyorsa neyin kararını veriyorsa sayın Davutoğlu bunu uygulamakla görevli AKP yetkilisidir. Öyle hükümetin başkanı bu misyonları kendisine yüklemek kendisine de haksızlık olur. Bu görevleri yerine getirme iradesi, şansı yok. Düşünün kendisi koalisyon kurmak istiyor, hissediliyor. Biz görüşmede şunu hissettik: Sayın Kılıçdaroğlu da açıkladı. Katılıyorum. Erken seçimden çok bir koalisyon denemek istiyor. Fakat sayın Erdoğan buna izin vermiyor. Bütün koalisyon ihtimal ve seçeneklerini boşa çıkarmaya çalışıyor.

'AKP- MHP KOALİSYONU BİLE ŞU DARBE HALİNDEN İYİDİR'

- Bizimle yapılan görüşmede sayın Davutoğlu'na şunu ifade ettik; 'İlkelerimiz çerçevesinde Türkiye'de bir koalisyon kurulmasını destekliyoruz. Koalisyon kuramadığınızda, erken seçime gitmek istemediğinizde bizim kapımız size açık' dedik. Buyurun gelin dedik. Siyasi kriz yaratmak istemiyoruz. AKP- MHP koalisyonu bile şu darbe halinden iyidir.

'ERDOĞAN'IN AYRI BİR PARADİGMASI VAR'

- Sayın Erdoğan'ın ayrı bir paradigması var. İslam toplumunun kafasında İslam devletlerinin halifesi. Kendisi de böyle bir rol biçmiş kendisine. Ben yeryüzünde şu anda Müslüman devletler ve topluluklar içerisinde en güçlü liderim. Bu rolümü ancak bir başkanlık sistemi ile perçinleyip bütün bölgede hakimiyetimi oluşturabilirim. Ortadoğu'da herkesin hamiliğine soyunma rolü.

'PKK KEŞKE SİLAH BIRAKSA AMA...'

- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin kafasında sadece PKK'nın silah bırakması konusu bulunuyor, buna odaklanılıyor. Keşke mümkün olsa. Biz itiraz etmiyoruz. Biz siyaset yapmak üzere kurulmuş bir siyasi partiyiz. Silahsız ortamı senden daha fazla isteriz. Ama olacak uygun makul yöntemlerle nasıl konulduysa gerçekleşsin istiyoruz.

'İMRALI'DA 20-30 KİŞİLİK MASA KURULMUŞ'

- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Mutabakatı'ndan birkaç gün sonra istediği sonucun ortaya çıkmadığını gördüğü. Dolmabahçe Muhabakatı'nın en son konuşulduğu 28 Şubat'tan 1 gün önce heyetler İmralı'dan ayrılırken 'Bunu (Mutabakatı) yarın açıklıyoruz, 1 hafta sonra da gözlemci heyeti, devlet heyeti, HDP heyeti hep birlikte gelecekler denildi. İsimler de belirlendi. İsimler sunuldu. Cumhurbaşkanı 'Olabilir' dedi. 28 Şubat'a "1 hafta ekleyin heyetler o tarihte yeniden gidilecek" denildi. Yine İmralı tutanaklarına dayanarak söylüyorum. Orada büyük bir masa kurulmuş. İmralı Hapishanesi'nde 2'nci katta her halde 20-30 kişinin oturabileceği bir masa. O masada herkes oturacak, ilk sözü sayın Öcalan alacak. Bunları yine oradaki konuşmalara dayanarak söylüyorum.

'ÖCALAN İLK SÖZÜ ALIP NET TARİH VERECEKTİ'

- İlk sözü alacak Öcalan ne söyleyeceğini bile söylüyor; "Bu tarihi müzakerenin başlangıcında tarihi çözüme fırsat verebilmek için PKK, martın şu tarihinde (net tarih verecek- belki 21 belki sonu) silahlarını bırakmak üzere kongre toplamaya çağırıyorum" diyecek. İlk sözü alacak ve tarih verecek. PKK'ya net çağrısını yapacak herkesin huzurunda. Ondan sonra sizler tartışacaksınız artık. 'Şu on madde içerisinde bir ilkesel bir mutabakat çıkarmaya' diyecek.

'GÖZLEMCİ HEYETİNE 'HİÇ GİTMEYİN ADADAN' DİYOR'

- Kendisi diyor ki gözlemci heyetine; "İsterseniz hiç gitmeyin adadan. Hatta keşke devlet size burada kalacak yer yapsa zaman kaybetmeyelim o kadar kritiktir saatler' diyor. 1 hafta, 3 gün 5 gün bu işi çözün' gidin. Anlaşma ilkelerde sağlansın o ilkeler kağıda yazılsın. Altına HDP, devlet imza atsın gözlemci heyet de evet buna tanıklık ettik anlaşmaya vardık diye imza atılsın. Ben imza atmayabilirim. Benim adıma alerji duyuluyor olabilir. Ama isterlerse de atarım, sorumluluk alırım. Bu belgeyi kim isterse parlamentoya sunsun. Bunun çerçevesinde PKK silah bırakacak. Biz yasasını çıkarıyoruz. Bu ilkeler doğrultusunda anayasa, yasalar konusunda ister AKP, ister HDP ayrı ayrı, ister tek parlamentoya sunulsun. Parlamento bu tarihi silahsızlanma yasasına evet derse bu iş biter artık. İmralı'da bu kadar detaylı konuşuldu.

'ARINÇ'IN O SÖZÜNDEN SONRA SALDIRI GELDİ'

- Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Uygulamayı görmek istiyoruz' dedi, buna hak veriyorum ancak, 'Evet bizim de uygulamamızı göreceksiniz' demedi. Arşivleri tarattım Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bir yerde "Tabii bizim de yapmamız gereken şeyler vardır" dedi. Bülent Arınç o dönemde, "Sayın cumhurbaşkanının haberi var" dedi, bu son destek açıklamasıydı. Bunun üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı kendisine saldırdı.

'ANKARA'DA BAZI GÖRÜŞMELER GERÇEKLEŞTİ'

- (HDP ile Kamu Güvenliği Müşteşarlığı arasındaki görüşmelere ilişkin soru karşısında) Dün veya önceki gün heyetimizin görüşmeler yaptığına dair bilgiler kamuoyuna yansıyor. Tartışılıyor. Evet bazı görüşmeler Ankara'da kendilerinin istediği gerçekleşti. Fakat 'Bu bir ilerlemedir somut bir gelişmedir' diyebilmemiz için Dolmabahçe Mutabakatı'nda tariflenen ve orada sözlü olarak konuşulan müzakere koşullarına dönülmesi lazım. Bunun dışında bir kez daha aldanma ve aldatma politikalarına alet olmaktır.

'İMRALI'DA YENİ BİR KONSEPTE İHTİYAÇ VAR'

- İmralı Adası'nda yeni bir konsepte ihtiyaç vardır. Öyle bir hücreye konulmuş siyasi liderden bunları yapmasını beklemek de haksızlıktır. Yükü onun omuzlarına atıp bu tarafta hükümetin istediği gibi at oynatmasını sağlamak haksızlıktır. Açık aleni temas kurulmasının sağlanması gerek. Bir emrinle 400-500 uçağı kaldırıyorsun, bir emrinle bir kosteri de kaldır bakalım. Savaş yapma kararını alıyorsan barış yapma kararını da alabilmelisin. İmralı kosterine bizim, uluslararası heyeti bindirip gidin bize barış mesajı getirin demek mi zordur. Biz ülkemize barış getirmek istiyoruz. 7 Haziran öncesi bu vizyonla söz verdik. Barışı armağan etmek zorundayız. Asla bundan vaz geçmeyeceğiz.

(DHA)