Demirtaş: Hükümet, Ege Üniversitesi'ndeki olayın hesabını vermek zorunda

Demirtaş: Hükümet, Ege Üniversitesi'ndeki olayın hesabını vermek zorunda
Demirtaş: Hükümet, Ege Üniversitesi'ndeki olayın hesabını vermek zorunda
Ege Üniversitesi'nde bir öğrencinin ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili konuşan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş,"Seçim atmosferine girilen her süreçte üniversitelerde özel olarak tahrikler planlanır. Bizatihi hükümet çoğu zaman bunları örgütler. AKP hükümeti de dün Ege Üniversitesi'nde meydana gelen veya getirilen olayın hesabını vermek zorundadır.Bir kişi MHP'lidir diye kıymetsizdir diyemezsiniz. Bir gençtir annesi babası vardır. Ateş düştüğü yeri yakar" dedi.

RADİKAL-HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Bağcılar'daki Çağdaş Esnaf Sanayici ve İşverenleri Derneği'ni ziyaret etti. Demirtaş burada dernek başkanı Hasan Hüseyin Türkeş ve dernek üyeleriyle görüştü. Ziyarete ilişkin bir açıklama yapan Demirtaş, daha sonra basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.  Mecliste görüşülen İç Güvenlik Paketi için Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dün söylediği 'molotof koalisyonu' sözlerinin hatırlatılması üzerine Selahattin Demirtaş, "Başbakan, ısrarla 'bonzai', 'molotof kokteyli' diyor. Biz bu konuda yalan söylediğini, çarpıttığını ispatladık. Paket 132 madde ancak iki maddesi molotof ve bonzaidir. Peki geri kalan 130 madde nedir? Başbakan niye bunları konuşmuyor. Eğer derdi bonzai ve molotof ise o iki madde kalsın geri kalan 130 maddeyi geri çeksinler çıkaralım. Ama o 130 maddede ne var? Bunları niye anlatmıyorlar? Efendim, biz molotofu, bonzaiyi savunuyormuşuz, bunların hepsi yalan. Molotof suç değilmiş! Molotofa 20 yıl ceza veriliyor. Ülkenin şu anda molotof gibi bir sorunu yok. Yalancı bir başbakan ve onu destekleyen bir cumhurbaşkanı sorunu var. En büyük sorunumuz budur" dedi.

"BU İSYAN BASTIRMA YASASIDIR"

Molotofa ve sokaklardaki şiddete karşı olduklarının belirten Demirtaş şunları söyledi:  "Zannediyorsunuz ki sokaklar molotof ile yanıyor da acilen bu yasayı çıkarmak lazım. Sanki ceza kanununda bunlar suç değilmiş gibi davranıyorlar. Molotof ceza kanununda suçtur, silahtır cezası ağırdır. Bak, muhalefet bunu engellemeye çalışıyor yaygarası çıkarıyorlar. Molotof suç değilmiş diyorlar. Cumhurbaşkanına 'hırsız' demek bu ülkede tutuklanma nedenidir. Molotof 20 yıl ağır ceza ile yargılanıyor. Yani yeterince yasa bunların elinde var. Peki ne istiyorlar? Halk korkudan sokağa çıkamasın istiyorlar. Sokaktan çok korkuyorlar. Bir iktidar sokaktan niye korkar? Çünkü sokağı çok incitmiştir, kırmıştır, rencide etmiştir. Sokağa hakaret etmiştir. İşte sokak infial halindedir, isyan halindedir. İnsanların mezhebine, kimliğine hakaret edilmiştir. Yaşam tarzına hakaret edilmiştir. Kadınların cinsiyetine hakaret, tecavüz edilmiştir. Toplum bu nedenle isyan halindedir. Bu isyan bastırma yasasıdır."

"NEFESİMİZ YETTİĞİ ORANDA BU YASAYI ENGELLEYECEĞİZ"


Yasanın geri çekilmesi gerektiğini ifade eden Demirtaş, iki madde olarak getirilmesi durumunda ise destekleyeceklerini söyledi. Meclisteki iç güvenlik paketi görüşmelerine de değinen HDP Eşbaşkanı  Demirtaş, yasaya karşı direneceklerini söyledi. Demirtaş, "5 gündür, dün gece 1 cümle ile sadece yasanın görüşmelerini başlatabildiler. Her maddeyi 5 gün tartışmak istiyorlarsa 130 madde kaç günde çıkar hesaplayın. Göze alıyorlarsa biz direneceğiz. Özellikle bir cumhurbaşkanı 'bu yasa çıkacak' diyorsa biz de muhalefet olarak hem cumhurbaşkanına hem de başbakana söylüyoruz; nefesimiz yettiği oranda bu yasayı engelleyeceğiz. Bu faşizan bir yasadır. Parlamentoda bu yasanın ne demek olduğunu milletvekilleriniz iyi anlatıyor. Milletvekilleriniz uyguladığı şiddet ile kendi düşüncülerini bu yasanın içeriğini pratikte gösteriyorlar. Halk sokakta dayak yiyeceğine biz sokakta dayak yemeyi göze alırız. Ancak bu yasayı çıkarmayız. Bu yasayı şu veya bu şekilde AKP geri çekmek zorunda kalacak" dedi.

"CUMHURBAŞKANI OLARAK YASADAN YANA GÖRÜŞ BELİRTMENİZ AÇIKÇA ANAYASAYA AYKIRIDIR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın yasa ile ilgili görüşlerini açıklamasını da eleştiren Demirtaş, "Özellikle de sayın cumhurbaşkanına şunu ifade etmek istiyorum; Siz bir cumhurbaşkanısınız. Bu yasa parlamentodan çıktıktan sonra sizin önünüze gelecek. Sizin veto hakkınız var. İnceledikten sonra ya veto edeceksiniz ya da onaylayacaksınız. Yasa daha parlamentoda görüşülürken, siz bir cumhurbaşkanı olarak açıkça yasadan yana görüş belirtmeniz anayasaya aykırıdır. Zaten siz anayasayı takmadığınızı, tanımadığınız gece gündüz ilan ediyorsunuz. Ancak bu kadar açıkça bunu yapmayın. Cumhurbaşkanı olarak sistemi bu kadar ihlal eden, anayasayı ihlal eden, suç işleyen bir konumda olmayın lütfen. Temsil ettiğiniz cumhurbaşkanlığı makamına denk değil. Ülkeyi ve parlamentoyu geriyorsunuz. Biz ülkede, huzur, barış kardeşlik olsun isterken, ülkenin cumhurbaşkanı ortalığı karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz" diye konuştu.

EGE ÜNİVERSİTESİNDE YAŞANAN OLAYLAR


Öte yandan, dün İzmir Ege Üniversitesi'nde karşıt görüşlü gruplar arasında çıkan olaylarda bir kişinin bıçakla öldürülmesi olayıyla ilgili olarak Selahattin Demirtaş, "Ege Üniversitesi'nde yaşanan olayın iç güvenlik paketinin parlamentoda görüşülmeye başlandığı ve hükümetin parlamentoda dayatmaya çalıştığı bir dönemde gerçekleşmiş olması gerçekten de olayın arkasının iyi araştırılması gerektiği hissiyatı bizde uyandırdı. Elbette ki acı bir olay, bu tür ölüm ve cinayetlerin kesinlikle arkalarında kimlerinin olduğunun iyi bir araştırmayla ortaya çıkarılması lazım. Kimliği, düşüncesi ne olursa olsun gençlerin öldürülmesi hepimizi üzüyor, derinden kaygılandırıyor. Hepsi ana, baba evladıdır. Annesinin, babasının, ailesinin acısı paylaştığımızı belirtmek istiyorum.

"BÜTÜN BUNLAR BİR TEZGAH MIDIR?"


Herkesin çok dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Demirtaş, "Seçim atmosferine girilen her süreçte üniversitelerde özel olarak tahrikler planlanır. Bu tahrikler hükümetin bilgisi dışında hükümete karşı gerçekleştirilmez. Bizatihi hükümet çoğu zaman bunları örgütler. AKP hükümeti de dün Ege Üniversitesi'nde meydana gelen veya getirilen olayın hesabını vermek zorundadır. Örneğin aralarında üniversite dışından da insanların olduğu 150 kişilik grubun üniversiteye girdiği söyleniyor. Hiçbir polis yok, güvenlikçi yok. Yani öğrenciler kavga edecek belli, ancak gece, gündüz üniversiteyi işgal eden polis o saatlerde üniversitede yok. Gençlerden biri bıçaklanıyor, 45 dakika ambulans yok. Zar zor hastaneye yetiştiriliyor ve hayatını kaybediyor. Bütün bunlar bir tezgah mıdır iyice araştırılması lazım" ifadelerini kullandı.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİ TAHRİKLERE KAPILMAMALARI İÇİN UYARDI


Üniversite öğrencilerine de seslenen Demirtaş, tahriklere kapılmamaları için öğrencileri uyardı. Selahattin Demirtaş, "Sakın ola ki, duygusal reflekslerle birbirini kıracak, tahrik edecek hamleler yapmasınlar. Bundan hepimiz zarar görürüz. Bunlar Türkiye'de denendi, görüldü...Bu nedenle MHP 'lisi, HDP'lisi, CHP 'lisi, AKP'lisi, ayrım gözetmeksizin bütün gençlere söylüyorum; aman aman dikkatli olun. Her biri ana, baba evladıdır. Bir kişi MHP'lidir diye kıymetsizdir diyemezsiniz. Bir gençtir annesi babası vardır. Ateş düştüğü yeri yakar ama Türkiye'nin tamamı bu tür olaylardan kaygı duyar, biz de HDP olarak bu tür olaylar olmasın diye çağrı yapmak isteriz" dedi. Enver ALAS / İstanbul- DHA

HDP EŞ GENEL BAŞKANI FİGEN YÜKSEKDAĞ: ‘PROVOKASYON!’

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Ege Üniversitesi'nde yaşanan gelişmeler, Türkiye seçimlere doğru giderken, barışa bu kadar ihtiyaç duyulurken karşımıza çıkartılan bir provokasyondur" dedi.
Petrol-İş Genel Merkezi'nde düzenlenen İş Sağlığı İş Güvenliği Çalıştayı'nda konuşan Yüksekdağ, kadın ve işçi cinayetlerinin politik olduğunu savunarak, işçilerin ölümünü durduracak, yaşam hakkı için verilecek tek mücadelenin birleşik mücadele olduğunu söyledi.

Neoliberal politikaların, çalışma hayatındaki sömürünün, işçilerin parçalanmışlık durumunun ortadan kaldırılmasını isteyen Yüksekdağ, sendikaların, örgütsüzleştirme saldırılarına karşı işçi sınıfının yanında olması gerektiğini kaydetti. Figen Yüksekdağ, "Birleşik emek gücü ve politikası ile buna 'dur' demeliyiz" diye konuştu.

"Patronların aşırı kar hırsının yaşanan ölümlerin kaynağı" olduğunu aktaran Yüksekdağ, "AKP Hükümeti, aşırı kar hırsı ile sermayenin temel yürütücüsüdür. Sermaye iktidardır. AKP'nin holding durumundadır" ifadelerini kullandı.
HDP olarak 2015 seçimlerinde emeğin ve özgürlüğün kazanımı için mücadele edeceklerini anlatan Yüksekdağ, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin doğrudan güncel politikanın sorunu olduğunu belirtti.

Yüksekdağ, "Bugün AKP iktidarı kendisiyle birlikte toplumu çürütüyor. Türkiye toplumu çürütme saldırı dalgasıyla karşı karşıya. Kadın cinayetleri, işçi cinayetleri bunun örnekleridir. Kadın ve iş cinayetlerinin engellenmesi için radikal devrimci bir dinamik ortaya çıkarmanın gerekliliğinin bilincindeyiz" değerlendirmesinde bulundu.


HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Ege Üniversitesi'nde yaşanan olaylara ilişkin de şunları söyledi:
"Ege Üniversitesi'nde yaşanan gelişmeler Türkiye seçimlere doğru giderken, barışa bu kadar ihtiyaç duyulurken karşımıza çıkartılan bir provokasyondur. Partimiz sayısız kez ırkçı, faşist ve provokasyon amaçlı saldırıların hedefi haline getirildi. Ege Üniversitesi'nde yaşanan gerilim ve gerçekleşen ölüm aynı süreçte başka kentlerde partimizin karşısına çıkan gerilim olarak da kendisini gösterdi." DHA