Demirtaş: İçinde Kürt sözcüğü geçmeyen açıklamalar

Demirtaş: İçinde Kürt sözcüğü geçmeyen açıklamalar
Demirtaş: İçinde Kürt sözcüğü geçmeyen açıklamalar
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan ile CHP Genel Başkanı arasındaki görüşmeye ilişkin "İçinde Kürt sözcüğü geçmeyen açıklamalarla Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz?" diye sordu

ANKARA - BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan ile CHP Genel Başkanı arasındaki görüşmeye ilişkin, “Gelinen noktada 2-3 gün içerisinde konunun bir anda başka bir noktaya kaydığını siyaset çözüm arayışı diyalog müzakere ile çözüm arayışından hızla terörle mücadelenin yeni bir konsepti tartışmasına evrildiğini gördük. Bütün bu bakış açıları netleşmeden biz bu girişimin başarılı olabileceğini düşünmüyoruz” dedi.

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, TBMM’de düzenlediği basınla sohbet toplantısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki görüşmeyi değerlendirdi. Demirtaş, şöyle dedi:

“Dün AKP ile CHP arasında bir görüşme gerçekleşti. Ancak bu görüşme öncesi ve sonrası yapılan açıklamalar ya kafaların karışık olduğunu ya da kafaların karıştırılmak istendiğini gösteriyor. Ortada net bir açıklama her iki partiden de tutarlı, ilkeli bir açıklama göremedik. Örneğin Başbakan ‘Kürt sorunu yoktur’ diyor. Bu MHP ’nin söylemi ile aynıdır. CHP, Meclis Başkanlığına göndermiş olduğu yazıda Kürt sorunundan söz ediyordu. Şimdi eğer AKP ve CHP komisyon kurma konusunda uzlaştılarsa Başbakan da Kürt sorununun bittiğini zaten çözüldüğünü görüşme sonrası söylüyorsa ortada bir kafa karışıklığı vardır. Eğer AKP’nin terörle yürüttüğü mücadeleye daha fazla destek vermemiz gerekir diye düşünüyorlarsa bundan daha fazla nasıl destek verirler biz bunu da anlamaya çalışıyoruz. Bugüne kadar tezkereye destek vermediler mi?

AKP bu komisyonu kurarak terörle mücadelede hep birlikte hareket etmeliyiz derken ve bu partiler de özellikle CHP’de böylesi bir anlayışa destek sunacağını ifade ediyorsa ortada yeni bir durum yok demektir, eskinin bir tekrarı yaşanıyor demektir. O nedenle bu açıklamaların netleşmesi lazım. Taraflar duruşunu daha net bir şekilde berrak bir şekilde ortaya koymalıdır.”

“MHP’NİN İRADESİNE İPOTEKLEMEK SON DERECE YANLIŞ”
“Barış gibi hayati önemli bir konuyu getirip MHP’nin iradesine ipoteklemek son derece yanlış bir anlayıştır” diyen Demirtaş, “MHP olmazsa bu ülkeye barış gelmeyecek mi, MHP evet demeyene kadar akan kan durmayacak mı? Yapılan açıklamalardan anlıyoruz ortada bir barış arayışı yok, ortada AKP’nin yürüttüğü savaş politikalarına destek arayan ve payanda olmaya çalışan bir girişim var” dedi.

CHP’ye seslenen Demirtaş, “CHP, askeri operasyonların durması ve PKK’nın da bütün silahlı faaliyetlerini durdurması çağrısına nasıl bakıyor? Kanı durdurmanın en etkili yolu budur. CHP de hükümet de bu konuya ne diyor? Tam olarak neyi durdurmak istiyorlar bunu da netleştirmeleri ve açıklamaları lazım” dedi.

‘BAŞBAKANIN ‘KÜRT SORUNU YOKTUR’ SÖYLEMİ KARŞISINDA CHP SESSİZ’
Demirtaş, şöyle devam etti:
“Başbakan’ın ‘Kürt sorunu yoktur” söylemi karşısında CHP’nin sessiz kalıyor olması ve istiyorsanız başlığı terör sorunu olarak değiştirebiliriz bizim için tanımın önemi yoktur şeklinde yaklaşımları konuyu henüz idrak etmediklerini gösteriyor. Bu da bu girişimin ne kadar ciddi eksikliklerle dolu olduğunu gösteriyor.”

“Son derece utangaç tavırlarla Kürt sözcüğünü bile ağzına almadan Kürt sorunun çözeceğiz iddiasında bulunma ısrarını birileri bize açıklamalı” diyen Demirtaş, “İçinde Kürt sözcüğü geçmeyen açıklamalarla Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz?” diye sordu.

Demirtaş, şöyle devam etti:

“Biz bu girişimi başından itibaren ciddiyetle ele aldık ve önem verdik. Ancak gelinen noktada 2-3 gün içerisinde konunun bir anda başka bir noktaya kaydığını, siyaset çözüm arayışı diyalog, müzakere ile çözüm arayışından hızla terörle mücadelenin yeni bir konsepti tartışmasına evrildiğini gördük. Bize göre yapılacak en doğru şey; bu girişime destek veren veya başlatan partiler dahil olmak üzere herkes Kürt halkının insani, vicdani ve siyasi özgürlüklerinin arkasında tereddütsüz durduğunu ortaya koymasıdır.”

“Biz bu şekilde net bir duruş ortaya konulmadan hükümetin çözümsüzlük politikalarına payanda olmak dışında hiçbir şeyin yapılamayacağını görüyoruz” ifadesini kullanan Demirtaş, “AKP sorunu çözmek istiyor ama desteğe ihtiyacı var tespiti son derece yanlış bir tespittir. Mesele AKP’nin bir çözüm projesinin olmaması meselesidir. CHP’ye sormak istiyoruz, Van belediye başkanlarımızın tutuklanmasına ne diyorsunuz? Bütün bu bakış açıları netleşmeden biz bu girişimin başarılı olabileceğini düşünmüyoruz” dedi.

“HAYAL DÜNYASINDAN BİRBİRİMİZİ KANDIRARAK HAREKET ETMEYELİM”
AKP ve CHP’ye seslenen Demirtaş, “Hayal dünyasından birbirimizi kandırarak hareket etmeyelim diyoruz. Gerçekçi, samimi yaklaşımlarla karnından konuşmayı bir kenara bırakarak açık net bir tutumla herkes çantasındaki torbasındaki neyse ortaya koysun. Buna göre yola devam edilip edilmeyeceği anlaşılsın diye düşünüyoruz” dedi.

“RANDEVU TALEBİ ULAŞMADI”
“Kılıçdaroğlu randevu talebinde bulundu mu?” sorusuna Demirtaş, “Hayır CHP’den herhangi bir randevu talebi ulaşmadı bize” dedi.
“Taraflar net bir duruş ortaya koymuyor dediniz, bu durumda görüşmeyecek misiniz, net bir tavır ortaya konulana kadar” sorusuna da Demirtaş, “Bizimle görüşme talepleri ulaşırsa biz görüşüp görüşmeyeceğimizi ondan sonra değerlendireceğiz ama görüşmeyeceğiz veya görüşeceğiz diye net bir kararımız yok. Parti organlarımız o talep bize ulaştıktan sonra değerlendirecektir bunu” dedi.

“Başbakan’ın, ‘Partili Cumhurbaşkanı olmalı’ sözüne ne diyorsunuz?” sorusuna da Demirtaş, “Her gün gündem değiştirilmesini doğru bulmuyorum. Türkiye şu anda yeni bir anayasa sürecini tartışıyor. Varsa önerileri Uzlaşma Komisyonuna yaparlar bu önerileri. Ama şuanda uzlaşma komisyonunda da sürecin iyi gitmediğini ifade edebilirim” diye yanıt verdi.

“Kürt sorunu yerine terör sorunu denirse tavrınız ne olur?” sorusuna da Demirtaş, şu yanıtı verdi:

“Mesele terörle mücadeleyse zaten üç parti birlikte hareket ediyorlar. Yeni bir komisyon kurmalarına gerek yok ki. O nedenle konuyu tekrar terör konusu olarak ele almak ve bunun üzerinden yeni bir tartışma yürütmek istiyorlarsa bence yeni bir şey yapmış olmazlar Şimdi birbirinden oy çalacaklar diye bu gençler ölmeye mi devam edecek? Samimiler ise herkes gelsin oyu, sandığı, koltuğu bir tarafa bıraksın ve samimiyetle bu sorunu tartışalım. Samimiyeti gördüğüm zaman bütün süreçlere tam gönüllü bir katılımla destek olacağımızı ifade ediyorum.”
Birkaç gün önce Meclis Başkanı ile yapılan görüşmeye ilişkin soruya da Demirtaş, şöyle dedi:

“Sayın Başkanı uzun süre ziyaret etmemiştik Gündemdeki birçok konuyu değerlendirdik, konuştuğumuz konulardan biri de Sayın Kemal Aktaş’ın durumuydu. Benzer durumda olan çok milletvekili var. Önümüzdeki günlerde benzer durumla karşılaşacak başka partiden milletvekilleri de var. Bu konuda parlamentonun bir çalışma yürütmesi bir hazırlık yapması gerekiyordu. Sayın Meclis Başkanı da bu konuda bir araştırma yaptırdığını, konunun nasıl ele alınması gerektiği konusunda parlamento başkanı olarak yaklaşımını belirlemeden önce uzmanlara, anayasa hukukçularına danıştığını ve bu konudaki çalışmasının tamamlanmadığını ifade etti. Süreç işliyor, umut ediyorum ki herhangi bir haksızlık bir kez daha Türkiye’yi başka bir noktaya taşıyacak siyasi krizle karşılaşmayız.”

Özel yetkili mahkemelere ilişkin de Demirtaş, “Özel yetkili mahkemeler kanunu çıkaran kendisidir. Bu mahkemelerden kendisi de rahatsızsa bizim de CHP’nin teklifleri var, buyursun bir gün içinde bu mahkemeleri kaldıralım” dedi. (anka)