Demokratik hakka tırpan

Demokratik hak ve özgürlükleri genişleten AB'ye uyum yasalarının önü bir şekilde kesiliyor. İnsan hakları savunucularının
'Yasalar uygulanmıyor' eleştirisine son örnek, İçişleri Bakanlığı'nın basın açıklaması, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ilişkin genelgesi oldu.
Haber: AHMET ŞIK / Arşivi

İSTANBUL - Demokratik hak ve özgürlükleri genişleten AB'ye uyum yasalarının önü bir şekilde kesiliyor. İnsan hakları savunucularının
'Yasalar uygulanmıyor' eleştirisine son örnek, İçişleri Bakanlığı'nın basın açıklaması, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ilişkin genelgesi oldu. Genelgede toplantı ve gösteri yürüyüşlerine geniş teminat getirildiği vurgulandı, ancak Diyarbakır, Mardin ve Niğde valilikleri genelgeye dayanarak basın açıklamalarına katılım sayısını sınırladı ve eylemin bir saatten fazla olmaması, aksi durumların suç teşkil edeceğini belirten kararlar aldı.
Bir gün sonra ihlal edildi
11 Haziran 2004 tarihli genelgede, toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması gibi hakların kullanılmasına geniş teminatlar getirildiği vurgulanarak, kolluk kuvvetlerinden insanların tek tek veya sivil toplum örgütleri aracılığıyla gösterdikleri demokratik tepki ve protesto hakkına saygı göstermesi isteniyordu. İçişleri Bakanlığı imzalı genelgede, polis ve jandarmanın AB sürecine zarar veren 'keyfi, haksız ve aşırı' müdahalelerinin yasaklandığı ve bu amaçla polis ve jandarmanın toplantı ve gösterilere katılanları video ve fotoğraf makinesiyle fişleyemeyeceği ve konuşmaları kaydedemeyeceği de belirtilmişti. Ancak genelgenin ertesi günü, Diyarbakır'da DEHAP'ın, Ankara'da TMMOB'un yaptığı eylemi çok sayıda polis kamerası kaydetmişti.
Genelge yoruma açık
Genelgede yer alan şu ibare nedeniyle söz konusu hakların kullanımı engelleniyor: "Sivil toplum örgütlerinin basın açıklaması ve benzer adlarla yapılacak faaliyetler, sivil toplum örgütlerinin yönetim ve denetim organlarının asil ve yedek üye tam sayılarının beş katını aşmayacak sayıda insanla yapılır. Gerektiğinde, yetkili mülki amirler sorumluluk alanlarında ortaya çıkacak güvenlik ihtiyacını değerlendirmek suretiyle, yakın civarında basın açıklaması yapılması yönünden hassas olarak belirleyecekleri kamu kurum ve kuruluşlarının ne kadar yakınında basın açıklamalarının yapılabileceğini tespite yetkilidir."
Baroya açıklama yasağı
Genelgenin bu kısmı uyarınca 25 Haziran' da bir karar alan Diyarbakır Valiliği, sivil toplum örgütlerinin eylemlerine sayı ve saat sınırı koydu. Valilik, demokratik eylemlerin, vilayet, adliye ve cezaevleri, askeri birlik ve tesisleri, Emniyet müdürlüğü binaları, Ulucami önü ve Dağkapı Meydanı'nda 500 mertelik sınırlar içinde yapılamayacağını duyurdu.
13 Temmuz'da Diyarbakır Barosu, 'Herkes İçin Adalet' adıyla başlattığı kampanyayla ilgili, baronun da içinde bulunduğu Adliye binası önünde basın açıklaması yapmak istedi. Ancak polisler, söz konusu genelge ve valilik kararı uyarınca izin vermek istemedi. Avukatlar, baronun yarı resmi bir kurum niteliğinde olduğunu belirterek açıklamayı yaptı.
Ancak bu olayın ertesi günü Diyarbakır Valiliği yeni bir karar yayımlayarak, ilk kararında 'sivil toplum örgütleri' diye kullanılan genel ifadenin kapsamını genişletti. Yeni kararında valilik, 'kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları' ibaresini ekleyerek, Diyarbakır Barosu'na da sınırlama getirdi.
Valilik mesafe sınırını 200 metreye düşürürken, sınırlama getirilen alanlar arasına Ofis semtini de ekledi. Kararda, söz konusu şartlara uymayanların İl İdaresi Kanunu'nun 11/C ve 66. maddeleriyle TCK'nın 526. maddesi uyarınca yapılacak faaliyetin kanunsuz duruma düşeceği ve bu durumda 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacağı belirtildi.
Hastane yakını da yasak
Mardin Valiliği de benzer bir karar alarak, aynı gerekçelerle basın açıklamalarına kişi ve mesafe sınırı getirdi. Mardin'de, Diyarbakır'a ek olarak 500 metrelik mesafe içinde basın açıklamasının yapılamayacağı yerlerin arasına SSK ve devlet hastaneleri de eklendi.
Son olarak da Niğde Valiliği, yine aynı genelgeye dayanarak aldığı kararla resmi kurum ve kuruluşlarda her türlü demokratik eylemin izne tabi tutulacağını açıkladı. Kararda, valiliğe bağlı tüm kamu kurum ve kuruluşlardaki kapalı alanlarda, usulüne uygun olarak önceden izin almak veya bildirimde bulunmak kaydıyla basın açıklaması ve benzer eylemlerin yapılabileceği belirtildi. Bu eylemlerin, valilik binası başta olmak üzere, tüm kamu kurum ve kuruluşları önünde ve bunlara ait otopark, bahçe meydanları ve benzeri yerlerde yapılmaması kararlaştırıldı.
İptal davası açıldı
Diyarbakır Barosu, kent genelinde yaşanan kısıtlamalar nedeniyle valilik kararının iptali için idare mahkemesine dava açtı. Dilekçede, yönetmeliklerin yasalardan üstün olmadığı vurgulanarak, "Söz konusu kararla, yasalarda yeri olmamasına karşın temel hak ve özgürlüklerin kullanımına ilişkin ciddi sınırlamalar getirilmiştir. Uygulama Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı" denildi.