Denetçilerin yemininde de kriz çıktı

Denetçilerin yemininde de kriz çıktı
Denetçilerin yemininde de kriz çıktı

arşiv

Yeminin edileceği salondan kameraların çıkarılması gerginliğin başlangıcı oldu
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA – Kamu Başdenetçisi Mehmet Nihat Ömeroğlu’nun ardından kamu denetçileri Abdullah Cengiz Makas, Mehmet Elkatmış, Zekeriya Aslan, Muhittin Mıhçak ve Serpil Çakın’ın Meclis’teki yemin töreninde de kriz çıktı. Tören öncesinde yapılan Karma Komisyon toplantısında AK Partili Başkan Mehmet Daniş’in, kameramanların salondan çıkarılmasını istemesi CHP ’lilerle AK Partililer arasında sert tartışmalara neden oldu.

Hrant Dink kararıyla eleştirilere hedef olan eski Yargıtay Üyesi Mehmet Nihat Ömeroğlu’nun Meclis Genel Kurul’unda geçen hafta yapılan yemin törenini CHP ve BDP protesto etmişti. Dün de İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve Dilekçe Komisyonu’ndan oluşan Karma Komisyon’da 5 üyenin yemin töreni yapıldı. Yeminden önce yapılan Karma Komisyon toplantısında Dilekçe Komisyonu Başkanı AK Partili Mehmet Daniş, kameramanların görüntü almasının ardından salondan çıkmalarını istedi. CHP’lilerin kameramanlara, “Lütfen buradan ayrılmayın. Sizi buradan çıkartacak irade yok” demesi üzerine CHP’lilerle AK Partililer arasında tartışma çıktı. CHP’li Levent Gök, “Her şeyi oldu bittiye getirmek istiyorsunuz. Buna izin vermeyeceğiz. Kamu denetçilerinin AKP ’yle bağlantısının bilinmesini istemiyorsunuz” diye bağırırken, Daniş, İç Tüzük gereğinde toplantıyı görsel medyaya kapatabileceğini, yazılı medyanın ise toplantıyı izleyebileceğini söyledi. AK Partili İsmail Aydın, Gök’e, ”Burası şov yeri değil” diye tepki gösterdi. AK Partili Hamza Dağ’ın, “Bu parti yüzde 50 oy aldı. Hukukun üstünlüğü var” sözlerine ise CHP’li Mahmut Tanal tepki gösterdi. Tanal, “Mussonili’ni de yüzde 50 oy almıştı” deyince AK Partili Şener, “Mussolini’yi kendi geleneğinizde arayın” diye çıkıştı. Tartışmanın uzaması üzerine Başkan Daniş, toplantıya bir süre ara verdi. Bu sırada bazı AK Partili üyeler salondan ayrılırken, CHP’liler, “Günün birinde iktidardan da böyle kaçacaksınız” diye laf attı. AK Partili Mehmet Metiner, “Alkış nerede? Alkışlayalım da seremoni tamamlansın” diyerek CHP’lileri alkışladı.

“SEN KİMİN AKRABASISIN?"  

Verilen arada Meclis basın bürosundan bir görevli, kameramanlardan salonu boşaltmalarını istedi. CHP’li Gök ve Tanal görevliye tepki gösterdi. Gök, “Sen kimsin? Buraya nasıl girdin? Otur bakayım, sen karışma” derken, Tanal da, “Sen görev tanımını biliyor musun?” diye çıkıştı. Görevli memurun yaka kartını alarak adını not eden Tanal, “Sen kimin akrabasısın, sen onu söyle?” diye sordu.

BAŞBAKANLIK, CÜNEYT'İN AİLESİNİ MİT'E GÖNDERDİ   

Aranın ardından toplantı yeniden başladı. Mehmet Daniş, kameramanları salonun dışına davet edince tekrar tartışma çıktı. Toplantı, iktidarla muhalefet milletvekilleri arasında karşılıklı atışmaya döndü. AK Partili Şener, CHP’den “zorba” diye söz edince Levent Gök, “CHP hakkında konuşmaya senin çapın yetmez. CHP’nin kurumsal kimliğiyle ilgili değerlendirme yapmaktan seni men ediyorum” dedi. Bunun üzerine Şener, sesini yükselterek, “İnsan hakları konusunda en son konuşması gereken sensin Levent Gök. Kanlı bir katilin (Suriye devlet Başkanı Beşar Esat) yanında fotoğraf çektiren birisin” dedi. Gök’ün “Çok mu battı?” karşılığını vermesi üzerine Şener, “Evet. Bu fotoğraf insanların vicdanına battı” karşılığını verdi.

Tartışmanın alevlenmesi üzerine Mehmet Daniş, bir kez daha toplantıya ara verdi. Ancak verilen arada da tartışma devam etti. Levent Gök, Suriye ordusunun elinde esir kalan kameraman Cüneyt Ünal’ın ailesinin önce Başbakanlık’tan yardım istediğini, Başbakanlık’ın Dışişleri’ne ‘yazdığını’, Dışişleri’nin de aileye, “MİT’den yardım isteyin” cevabı verdiğini aktardı. “Önce Başbakanlık’a gittiler. Onlar Cüneyt’i Türkiye’ye getiremediği için biz devreye girdik. Bu ayıp mı?” diye soran Levent Gök, “Uludere’nin hesabını hala vermediniz. Ben hayatımda Beşar’a bir kez, o da vatandaşımızı kurtarmak için gittim. (Başbakan Erdoğan’ı kast ederek) Sizin gibi birlikte tatile çıkmadık” dedi. Bu sırada bazı AK Partili milletvekillerinin “Git kardeşim şovunu başka yerde yap” dedikleri duyuldu.
“CHP olmasaydı anan baban kim olurdu?”

CHP’lilerin Uludere konusunu açması üzerine AK Partililer tepki gösterdi. AK Partili İsmail Aydın, “CHP’nin tarihine bakın” diyerek laf attı. Bunun üzerine CHP’li Mahmut Tanal, İsmail Aydın’a “CHP olmasaydı sen olur muydun? Senin anan baban kim olurdu!” diye bağırdı. Aydın, bu sözlere “Milli Mücadele’yi siz mi verdiniz, tüm millet birlikte verdi. Adım yine İsmail olurdu” şeklinde cevap verdi.

“LENİNİST AJİTASYON"   

Verilen aranın ardından toplantı yeniden başladı. Ancak CHP’li üyeler toplantıdan ayrıldı. AK Partili Naci Bostancı, Komisyon toplantılarının bir kuralı olduğunu, komisyon başkanının toplantılara görsel medyayı almayabileceğini, yazılı medyanın toplantıyı takip etiğini ve her şeyin milletin gözü önünde olduğunu savundu. Kamu denetçilerinin AK Parti geçmişlerinin onların objektif olmayacağı anlamına gelmediğini, savunan Bostancı, “Muhalefette bu kadar despot olan bir parti Allah korusun iktidara gelse kimseye söz hakkı vermez. Leninist ajitasyon kuralıyla karşı karşıyayız” şeklinde konuştu. AK Partili Mehmet Metiner ise CHP’lilerin tavrını ‘eşkıyalık ve haydutluk’ olarak niteledi. Metiner, “Zilan Deresi’nde binlerce Kürt’ün kanı var. Dersim’de binlerce Alevi, Kürt öldürüldü. Aleviler, Kürtler ve dindarlar ötekileştirildi. Faşizmin temellerini CHP’de aramak gerekir. Meclis’i adeta sirke çevirdiler. Nerede kamera varsa, CHP’liler orada. Salondan kamera çıkınca onlar da çıktı. Levent Gök demokratsa ben demokrat değilim” dedi.

Tartışmaların ardından yemin törenine geçildi. Abdullah Cengiz Makas, Mehmet Elkatmış, Zekeriya Aslan, Muhittin Mıhçak ve Serpil Çakın yemin ederek göreve başladı.