@ismailsaymaz

Dersimliler vekilini istedi

Dersimliler vekilini istedi
Dersimliler vekilini istedi

Fotoğraflar: EMRAH GÖKMEN/AA

Aygün'ün kaçırılması karşısında büyük bir kalabalık yüksek sesle tepki göstermedi ama kentin tamamı sessiz de olsa vekiline gönülden sahip çıktı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi
CAN GÜLERYÜZLÜ / Arşivi

TUNCELİ- Tunceli’nin orta yerindeki İnönü Meydanı’nda, bir mitinge göre cılız, bir basın açıklamasına göre ise kitlesel denebilecek bir kalabalık, CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’ün PKK tarafından kaçırılmasını kınıyor. Parkın da dışında bir o kadar kalabalık, gösteriyi izliyor. Aslında bütün bir şehir vekilini sahiplenirken, desteğini aynı ölçüde ifade etmiyor, edemiyor. Görüşler ancak, ‘isimler belirtilmeksizin’ açıklanıyor. Sebep mi? Bazıları “Korkuyorlar” diyor. Bazıları köylere haber salınmadığından, bazıları CHP’nin yeterince çalışmadığından söz ediyor. 

Tepki yarattı
CHP’li Hüseyin Aygün’ün önceki gün kaçırılması şehirde şaşkınlık ve tepkiyle karşılanıyor. Sokak, Aygün’ün kaçırılmasını ‘Örgütün devlete mesajı’ diye değerlendiriyor. Tuncelililer Aygün ile ortak kimlikleri olan Alevililiğe dikkat çekerek, “O bizim sesimizdi” diyor. Ne var ki ‘seslerinin’ kısılmasına karşı yeterince ‘ses’ çıkarabildiklerini söylemek hayli zor…
Aslında dün her sokak başında ve kahvehanede, bu konu konuşuluyordu. Yıllardan beri çatışmalar, köy boşaltılmaları ve göçlerin yaşandığı Tunceli için, ‘bir alıkoyma, kaçırma olayı’ ülkenin batısında olduğu kadar şaşkınlık verici olmasa da, kaçırılan kişi, oylarıyla Ankara’ya yolladıkları Hüseyin Aygün olunca duygu ve düşünceler en sert şeklini alıyor.
Konuştuğumuz vatandaşlar, ilkin “İsmimi yazamayın” diye uyararak söze başlıyor. Sonra, “Burası Tunceli” demeye getirerek, tedirginliğini dile döküyor. En son geçen ay bir müteahhidin kaçırıldığını ve dün bırakıldığını anımsatarak, “Buralar için artık bu tür şeyler şaşırtıcı değil” diyor. Bir öğretmen, Tunceli’nin özellikle sol siyaset açısından geniş bir yelpazeye sahip olduğunu vurgularken, “Hüseyin Aygün özellikle son dönemde Dersim olayları, Meclis’te cemevi açılması ve Alevi vatandaşların evlerine yönelik yapılan çeşitli saldırılardaki tutumu nedeniyle tüm Alevilerin sesi durumuna gelmişti. Şehrin tamamının Alevi olduğunu düşünürsek, kaçırılması Aleviliğe yönelik bir eylem olarak yansıdı” diyor. Kültür Kitap ve Kırtasiye Sarayı’nda konuştuğumuz bir başkası, “Bizler artık barış içinde yaşamak istiyoruz” diyor.
Bu hal, Aygün’ün serbest bırakılması için İnönü Parkı’nda saat 17.30’da yapılan açıklamaya bile yansıdı. Parkta ‘kitlesel basın açıklaması’ denebilecek bir düzeyde, yaklaşık 300 kişilik bir kalabalık toplandı. Parkın dışında da izleyiciler birikmişti. ‘Adını açıklamayan’ Tuncelililer, Aygün’ün herkesin destek vermesine rağmen katılımın az olduğu fikrini paylaşıyordu. Hatta bir yurttaş söz konusu kalabalık için bile, “İyi cesaret” ifadesini kullanıyordu. Gösteride daha çok Avrupa’dan gelen Tuncelililerin olduğu ifade edilirken, bazıları ‘korkudan’ ötürü, bazıları ‘köylülere duyuru yapılmadığını’ ve bazıları da CHP’nin çalışmadığını gerekçe gösteriyordu.
Eylemde, Aygün’ün eşi Emine, çocukları İdil Deniz ve Taylan Özgür de vardı. Çocukları babalarının resimlerini tuttular. Açıklama, CHP Ankara Milletvekili Levent Gök tarafından yapılan kısa bir konuşmayla son buldu. Eylem biterken, katılsa da katılmasa da tümünün ortak noktası, Aygün’ün ‘burnu kanamadan’ serbest bırakılmasıydı.

CHP’DEN SERT BİLDİRİ
Samimiyet testinden geçiyoruz
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Milletvekili Aygün’ün kaçırılması konusunda hükümeti eleştirdi. “Bu olaylar istihbarat ve güvenlik skandalıdır” diyen Koç, AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik’in “Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclis olağanüstü toplanmaz” açıklamasını da “Sıkıntılı bazı ifadelerle kendi iç dünyasını yansıtıyor” şeklinde değerlendirdi. Koç, BDP’ye “Samimiyet testinden geçiyoruz. Açıklamalarla, etkin olabildikleri alanlardaki eylemlerin birbirini tutması gerekir” diye seslendi. Koç, Aygün’ün PKK’lılar tarafından kaçırılması sonrası Türkiye’ye dönük terör saldırılarının yeni bir aşamaya geçtiğini vurgularken, AKP ’nin ülkeyi yönetemediğini söyledi. Aygün’ün kaçırılmasının tüm boyutlarıyla ‘vahim’ olduğunu belirten Koç, “Türkiye’de ilk kez seçilmiş bir milletvekili kendi seçim bölgesinde, yolu kesilerek, silahlı teröristlerce alıkonuluyor ve kaçırılıyor” dedi. Hükümetin konunun vahametini örtmeye çalıştığını iddia eden Koç, şunları söyledi: “Şu anda PKK’nın elinde 26 yurttaşımız tutulmaktadır. Bunlardan 8 tanesi kamu görevlisi, bir tanesi kaymakam vekili, bir tanesi polis memuru, 6 tane de askerimiz söz konusudur. Tüm bu olaylar bir istihbarat ve güvenlik skandalı değilse nedir? İdris Bal’ın söylediği gibi, ‘Bu ülkede girilemeyen, kontrol edilemeyen yerler var.’ Ve Başbakan ‘Her şey kontrolümüzde’ diyor.”{RADİKAL / ANKARA }

BDP’DEN OLAYA NET TAVIR
Kesinlikle tasvip etmiyoruz
Hüseyin Aygün’ün kaçırılmasına BDP’den de sert tepki geldi. BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak, eylemi kabul edilemez bulduklarını belirterek, PKK’ya “Tasvip etmiyoruz derhal serbest bırakın” dedi. Aygün’ün ‘zaman geçirilmeksizin derhal serbest bırakılmasını’ beklediklerini kaydeden Eşbaşkanlar şöyle devam etti: “Meclis’teki milletvekillerinin tamamının dahi alıkonulmasının insani açıdan hükümetin umurunda olmadığının farkındayız. Nitekim dünden bu yana hükümet partisinden yapılan açıklamaları ibretle izlemekteyiz. Alıkonulan kaymakam, asker, polis için umursamaz, gayri insani tutum takınan hükümetin Sayın Aygün için de aynı ciddiyetsizlikle hareket edeceğinden kuşkumuz yoktur! Ancak biz BDP olarak Sayın Aygün’ün serbest kalması ve sağ salim geri dönebilmesi için elimizden gelen insani desteği sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz.”
BDP’nin de içinde yer aldığı Halkların Demokratik Kongresi (HDK) adına yapılan açıklamada da “Aygün, Dersim gibi baskı altında olan bir bölgenin milletvekilidir. Dersim katliamının Meclis’te ve toplumda yeniden güncelleşmesi doğrultusunda yaptığı girişimlerle tanınan, İnsan Hakları Komisyonu’nun üyesi olan bir vekilin kaçırılması Kürt sorununda çözümü kolaylaştırmaz. Diyalogun gelişmesi gereken yer Meclis’tir” denildi. {RİFAT BAŞARAN / ANKARA}

Milli iradeye karşı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bir milletvekilinin kaçırılması büyük bir olaydır. Milli iradeye karşı bir olaydır” dedi. Ulus Hali’ndeki iftarın ardından soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “CHP olarak, bölgeye milletvekillerimizi gönderdik. Arkadaşlarımız oradalar. Önümüzdeki günlerde kadın kollarımız gidecek. Sayın Aygün’ün annesi ve eşiyle beraber olacaklar” diye konuştu. CHP lideri “Başbakan ile görüşmenizde bir önemli gelişme oldu mu” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Sayın Başbakan geçmiş olsun dileklerini iletti. Konuyu araştırdığını ve İçişleri Bakanı ile görüştüğünü, dolayısıyla Hüseyin Aygün’ün, kısa bir süre içerisinde bırakılacağını ifade etti.”

Vekillerden olaya tepki yağdı
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: “Terör örgütü ‘yılmadım, varım’ demek için bu eylemi yaptı.”
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün: “Türkiye, bunun da üstesinden gelecektir.”
Enerji Bakanı Taner Yıldız: “Bunu Türkiye’nin siyasi istikrarına karşı yapılmış bir adım olarak görüyorum.”
TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer: “Kaçırılması insan haklarına yapılan açık bir saldırıdır.”
TBMM Başkanı Cemil Çiçek: “Bu, millet iradesine, demokrasiye, Meclisimize saygısızlıktır.”
HAS Parti Genel Başkanı Kurtulmuş: “TBMM üyesi bir milletvekilinin kaçırılması siyasi iradeye, barışa ve huzura karşı bir girişimdir.”
Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth: “Aygün’ü özellikle şiddet ve terörün olduğu bir bölgede barışçı yöntemleri cesaretle savunduğu için takdir ediyoruz. PKK, Aygün’ü şartsız serbest bırakmalı.”

Hep ezilenden yanadır
Hüseyin Aygün’ün ailesi de bir açıklama yaparak olayı protesto etti. Ailenin yaptığı açıklamada şu görüşler dile getirildi: “Hüseyin Aygün, gerek milletvekili döneminde gerekse vekillik öncesi avukatlığı döneminde her zaman insan hakları mücadelesi veren, Kürt sorununun diyalog ve demokratik yöntemlerle çözümünden yana olan, işçinin, öğrencinin, Alevilerin tüm ezilenlerin hak arama taleplerine destek olan bir kişi olduğu pratiği ile tüm kamuoyu tarafından bilinen bir gerçektir. Şiddet karşıtı düşünceleri ile tanınan bir kişinin bu anlamda maruz kaldığı olaydan ötürü büyük üzüntü içerisinde bulunmaktayız.”

Milli iradeye hakarettir
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Aygün’ün kaçırılmasının, “Türk milletinin iradesine ve saygınlığına darbe ve hakaret” olduğunu söyledi. Bahçeli, CHP’ye de “PKK’nın bu canice ve haince girişiminden sonra Meclis’i toplantıya davet eden yaklaşımından vazgeçmesi’ çağrısında bulundu. Bahçeli yazılı açıklamasında, Aygün’ün kaçırılmasından büyük üzüntü ve endişe duyduğunu belirtti. Bahçeli, “AKP hükümeti devletin tüm imkânlarını harekete geçirerek kaçırılma hadisesine konu olan sayın milletvekilini sağ salim bulmalı ve pusu kuran canileri ağır bir şekilde cezalandırmalıdır. böylesi bir rezalet yaşanmamıştır” dedi.