'Derviş'çiler kızdı: Bu kadar da olmaz ki!

CHP yönetimi tarafından 'istenmeyen adam' ilan edilen Kemal Derviş'e yakın isimler kızgın: Eleştirilere tahammülsüzler. Kimsenin üzerine bu kadar gidilmez.
Haber: ZİHNİ ERDEM / Arşivi

ANKARA - Başörtüsüne hoşgörü isteyip, parti yönetimini eleştirdiği için CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerince adeta 'istenmeyen kişi' ilan edilen İstanbul Milletvekili Kemal Derviş'in arkadaşları, CHP yöneticilerinin yanlış yaptığını savundu.
Başörtüsü konusundaki çıkışı ve "Başbuğ partisi olmamalıyız, takım çalışması yapmalıyız" sözleriyle CHP'de şimşekleri üstüne çeken Derviş, ikisi genel başkan yardımcısı olan MYK üyelerinin kendisine yönelik sert açıklamalarının ardından dün herhangi bir değerlendirme yapmadı. CHP genel başkan yardımcıları Cevdet Selvi ve Eşref Erdem'le MYK üyeleri Mehmet Ali Özpolat ve Güldal Okuducu'nun, oldukça sert tepkilerine yanıt, Derviş'in yakın çalışma arkadaşlarından geldi.
Karaman Milletvekili Fikret Ünlü, MYK üyelerinin gösterdiği tepkiyi değerlendirirken şöyle konuştu: "Bindikleri dalı kesiyorlar. Düştükleri zaman bunu fark edecekler. Zaman her şeyi gösterecek.
Ünlü: İnsafsızlık
Bir partinin milletvekili hata yapmış olsa bile bu kadar acımasızca, insafsızca üzerine gidilir mi? Bu kadar haksızlık yapılır mı? Parti yöneticelerinin diyelim ki hata yapmış bir milletvekilini hiç koruma görevleri yok mu? Kamuoyu bunu kabul etmez."
Derviş'in AKP'ye geçeceği yönündeki imaları da eleştiren Ünlü, "Bir yere git demekle gidilmez ki, Derviş pusulasız değil" dedi.
Gürel: Katkınız ne?
Kemal Derviş'le birlikte CHP MYK üyeliğinden istifa eden İstanbul Milletvekili Zeynep Damla Gürel de şunları söyledi: "Arkadaşlar bir yorum yapmışlar. Bence herkesin bir başkasını tenkit etmeden önce, partide kendi üzerine düşen görevi ne kadar yapıp yapmadığını sorgulaması lazım. Önce herkes, 'Ben bu partiye ne katıyorum, benim görevim ne? Görevim çerçevesinde neler yapıyorum' diye kendisini sorgulasın. Şu anda bir yorum yapmıyorum, bekleyeceğiz ve göreceğiz."
Hacıoğlu: Ayrılmaz
İstanbul Milletvekili Memduh Hacıoğlu da, demokratik bir partide fikirlerin özgürce tartışılması ve tolere edilmesi gerektiğini ifade etti. Hacıoğlu, "Parti yönetim kademesinde olanların bunu çok iyi bilmesi gerekir. En küçük bir eleştiriyi bile sindirememiş olmaları talihsizlik" diye konuştu.
Derviş'in CHP'den ayrılıp ayrılmayacağı yönündeki soruya "Sanmıyorum" karşılığını veren Hacıoğlu, "Derviş bu açıklamalara üzüldü mü' sorusunu ise "Siyasette üzülme diye bir şey yok, duygusallığa yer yok. Her koşul değerlendirilir. Gerçekleri görmek daha önemlidir" diye yanıtladı.
Yakın çalışma arkadaşları, MYK üyelerinin Derviş'e yönelik açıklamalarının CHP lideri Deniz Baykal'ın bilgisi dahilinde yapıldığını düşünüyor. Derviş'in önümüzdeki günlerde eleştirilere kapsamlı bir yanıt vermesi bekleniyor.



CHP'yi çileden çıkaran sözler
CHP İstanbul Milletvekili Kemal Derviş, birkaç gün önce Arı Hareketi'nin 10. yıl kutlamasında yaptığı ve gazetelere yansıyan konuşmasında, türbanı başörtüsünden daha modern bulduğunu, türbanın siyasal bir simge olmasına itirazı olmadığını söylemişti.
"CHP, seçimlerde türbanlı bir aday gösterseydi türban meselesi kendilğinden çözülürdü" diyen Derviş, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kamusal alan tarifini de desteklediğini açıklamıştı. Ancak bu sözler gazetelerde yayımlanınca, CHP'de tepkilere neden olan sözlerinin çarpıtıldığını ileri süren Derviş, üç gün önce de İzmir'deki bir toplantıda, Deniz Baykal için 'Tek adam', CHP için de 'Başbuğ partisi' benzetmesi yapmış, güvenilir,
geçmiş kavgalara taraf olmamış yeni bir lider istemişti. Derviş, özetle şunları söylemişti:
Tek adam: Artık altı oku, sosyal demokrasiyi, hem evrensel hem de yerel düzeyde tartışmamız lazım. Bunu sadece CHP'nin değil, sola açık tüm insanların yapması gerekir. Parti tüzüğü değiştirilmeli ve yeniden oluşturulmalı. Parti nasıl işlemeli? Parti başkanı dahil ne kadar görevde kalınmalı? Belki sekiz yılla sınırlanmalı. Gençlere ve kadınlara yer açılmalı. Parti tüzüğünde kadınlara yönelik pozitif ayrımcılıktan yanayım. Lider, kadrosuyla takım çalışması yapmalı. Tek adam portresi hiç yakışmıyor.
Başbuğ partisi: Sosyal demokratlara hiç yakışmıyor. Biz başbuğ partisi olmamalıyız. Birimiz trafik kazasında her an ölebiliriz. Biri
gidince parti çökecek mi? O nedenle takım çalışmasına geçmeliyiz. Lider, güvenilir ve geçmiş kavgalara taraf olmamış yeni bir isim olmalı. Parti tüm kesimlere hitap etmeli. Parti, önce emeğiyle geçinenlerin partisi olmalı.
Türban özgürlüğü: Bence yasaklarla hiçbir şey halledilemez. Önemli olan herkesin kendi özgür iradesiyle hareket etmesi. Bir kadın özgür iradesiyle türban takıyorsa, bu kardeşimizle, arkadaşımızla bir sorunumuz olamaz. Ben türbanı, başörtüsüne tercih ederim.