Devlet Bahçeli: 'Bıktırırcasına konuşanlar harıl harıl dolaşanlar...'

Devlet Bahçeli: 'Bıktırırcasına konuşanlar harıl harıl dolaşanlar...'
Devlet Bahçeli: 'Bıktırırcasına konuşanlar harıl harıl dolaşanlar...'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli açıklamalarda bulundu.  Bahçeli, 'Bıktırırcasına konuşanlar, garezle dolup taşanlar, harıl harıl dolaşanlar, dolandıranlar Türkiye'nin baharını çoktan kışa çevirdiler' dedi.

RADİKAL-  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli , "Havalardan inmeyen, yabancı diyarlardan gelmeyen 17-25 rumuzlu kişi millete ne kazandırdı? Bu kişiye Gulliver desek itiraz edecektir, Marco Polo'ya özeniyor desek karşı çıkacaktır, İbn-i Batuta'yı örnek alıyor desek ilgim yok diyecektir" değerlendirmesini yaptı.

MHP'den yapılan açıklamaya göre Bahçeli, Twitter'dan yayınladığı mesajında, baharın uyanış ve diriliş olduğunu belirterek sonbaharın ağaçların göç mevsimi, kışın ise sükut dönemi olduğunu ifade etti.

"Peki, huzur göçerse, şeref ve haysiyet gömülürse, hal nice ve nasıl olacaktır?" diyen Bahçeli, güzel bir davranışın, doğru bir sözün petekten damla damla sızan bala benzediğini söyledi. Dürüst ve samimi bir mizacın ruha lezzet kattığını, yüreğe heyecan verdiğini anlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Sahte, sanal, yalancı ve yapmacık yüzlerin milliliği, millilik istismarı söğüt ağacından meyve ummak kadar abestir, zaman ve emek israfıdır. Toprak çölleşirse çare sudur. Çimenler, çayırlar kurursa çözüm yine sudur. İrade kuruyup milli duygu ve aidiyet çatlarsa deva yoktur. Hazreti Mevlana, 'Gülün dibindeki toprak gül kokar' der. Ya rüşvetin, ihanetin, rezilliğin duldasında boylu boyunca uzanıp yatanlar ne kokar? Yeni Türkiye sözleşmesi yapıyorlar, yeni yargı stratejisiyle göz boyuyorlar. Geziyorlar, eğleniyorlar, yiyorlar, içiyorlar, haramdan harcıyorlar. Malum çevreler aldatıyor, saptırıyor, ahlaktan sapıyor; insaniyet, hamiyet ve adalet inkarıyla yozlaşmanın dipsiz kuyusuna iniyorlar. Millilik edebiyatı yapan yurtsuzlar, Oslo-Kandil-İmralı arasında mekik dokuyorlar, yeni ihanet seferleri için gece gündüz mil topluyorlar. Milliliğin görkemli bahçesinde dal olamayanlar, terörün ve bölücülüğün pis kokan koruluğuna bekçi durmaya özeniyorlar. Vah zavallılar!"
Nihat Asya'nın, "Vazoyla saksının farkını sen söyleme, çiçeklerden sor" sözlerini aktaran Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Kim milli, kim müptezel bırakalım da millet söylesin. Dil ile söylenen kalben tasdik edilmezse kalben haykırılan insanı halden hale sokamazsa her söz boş olacak, her ifade riyayla anılacaktır. Bıktırırcasına konuşanlar, garezle dolup taşanlar, harıl harıl dolaşanlar, dolandıranlar ve dolaşıklar Türkiye'nin baharını çoktan kışa çevirdiler. Bunlar, bir bakıyorsunuz sülalesiyle uçakta, bir bakıyorsunuz efradı ve yalakalarıyla bisiklet üzerinde. Millet düşüyor, bunlar biniyor. Yetkilerini çiğneyip hukuku karartanlar, helali öğütüp haramı yüceltenler millet
kesesinden seyahati marifet ve kabiliyet sayıyorlar."

Evliya Çelebi'nin "Seyahat ya Resulullah" dedikten sonra 51 yıl boyunca gezip dolaştığını, geriye muazzam bir eser ve hatıra demeti bıraktığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

"Havalardan inmeyen, yabancı diyarlardan gelmeyen 17-25 rumuzlu kişi millete ne kazandırdı? Bu kişiye Gulliver desek itiraz edecektir; Marco Polo'ya özeniyor desek karşı çıkacaktır; İbn-i Batuta'yı örnek alıyor desek ilgim yok diyecektir. Kendisini ve yedi sülalesini gezdiren, uçuran, gün aşırı konuşup sinirleri bozan bu seyyah durmayı ve susmayı ne zaman deneyecektir? Altın kaçakçıları heveslenmesin, fakat söz gümüşse sükut altındır. Taş yerinde ağırdır. Ağır taşı ne yel alacak ne de sel kaldıracaktır. Cesaret ve gayretle bozgun kervanı dağıtılacaktır. Dua ve destekle kötü kalpliler, kandan ve menfaatten beslenenler yenilecektir. Umuda az kaldı, hilalin aydınlığına ramak kaldı; Yarabbi bize milletimizin zafer günlerini müyesser eyle, himmetini üzerimizden esirgeme." AA