'Devlet sırrı' caizmiş

İlk defa tanım
Yurttaşın bilgi edinme hakkını güçlendirmeyi hedefleyen tasarı taslağı, 'devlet sırrı'nı ilk kez tanımlıyor. Ne var ki gizli bilgi-belgelerin kapsamı tasarıyla daralmıyor, genişliyor. Metnin ilginç bir yönü de dini nitelikteki 'caiz değildir' ifadesini içermesi.
Maksat AB ama...
AB'ye uyumu gözeten taslakta sırların artışı, 'Anayasa'da böyle' diye açıklanıyor. 'Ekonomik devlet sırrı' da getiren taslak, 'devletin yüksek menfaatleri'ne atfen her belgenin gizlilik kazanmasına kapı aralıyor.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA- Gereksiz gizlilik kültürüne son vermek, denetlenebilir şeffaf yönetim altında vatandaşların bilgi edinme haklarını güçlendirmek amacıyla 'devlet sırları' ilk kez tanımlandı. Ancak, ilgili tasarı devlet sırrı sayılacak bilgi-belge kapsamını beklentiler ölçüsünde daraltmak yerine, yer yer genişletip güçlendiriyor. Tasarı, ilk kez bir yasağı, hukuki bir terim yerine dini bir kavram olan 'caiz değildir' denilerek hükme bağlaması yönünden ise ayrıca dikkat çekiyor.
Bir yandan Avrupa normlarının gözetildiği vurgulanan, ardından 'Anayasa'da da böyle' denilerek hazırlanan taslak 'devletin iç-dış yüksek menfaatleri' söz konusu olduğunda her belgenin devlet sırrı sayılmasına kapı aralıyor.
Adalet Bakanlığı'nca hazırlanan ve 'devlet sırları'na 30 yıl dokunmama, mahkemelere dahi bu bilgileri vermeme koruması getiren taslak, iç-dış güvenlik, askeri ve siyasi konular dışında ilk kez ekonomik alanı da devlet sırrı kapsamına alıyor. Taslak, devlet sırlarına dokunanlara 3 yıla kadar hapis, memur iseler meslekten ihraç gibi ağır yaptırımlar içeriyor.
Devlet sırrı nedir?
Tartışmaya açılan devlet sırları taslağı ilk kez 'devlet sırrı' ve 'gizli kalması gereken bilgi ve belgeler' tanımını ayrı ayrı yaptı. Özgürlükleri engellediği için tartışılan, ancak gizli denetlenemez devlet yönetiminin simgesi sayılan 'devlet sırrı' şöyle tanımlandı:
'Yetkili bulunmayan kişilerce hakkında bilgi sahibi olunması halinde, devletin güvenliği, milli varlığı, bütünlüğü, anayasal düzeni ve dış ilişkilerini tehlikeye düşürebilecek her türlü bilgi ve belgeler.' Bu nitelikteki bilgi-belgeler 'çok gizli' derecesiyle (damgasıyla) işlem görecek.
'Gizli' belge tanımı
Taslakta 'gizli kalması gereken bilgi ve belgeler' ise 'gizli' olarak derecelendirildi ve şöyle tanımlandı: 'Devlet sırrı olmamakla birlikte yetkililerce ya da özel yasalarda veya yetkili olmayanlardan başkasının eline geçmesi halinde kişi, kurum ve kuruluşları zarara uğratacak bilgi ve belgeler.'
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin müttefiki olan yabancı ülkelerin ve dahil olduğu ittifaklar ile taraf olduğu uluslararası antlaşmaların gizlilik derecesi verdikleri bilgi-belgeler de aynı gizlilik derecesine sahip olacak.
Ekonomi de sır
Taslak, devlet yönetiminde gizlilik kapsamını genişletti. Artık, sadece iç-dış güvenlik, siyasi ve askeri alanlarda değil, ekonomik alan da kapsama alındı. İşte gizli kalması gereken, dolayısıyla alınması, açıklanması yayımlanması suç oluşturacak bilgi-belgeler:
"Askeri makamlar tarafından tesis olunan savunma ve askeri konulara ilişkin işlemler, devlet çapında veya kendi görev alanlarında istihbarat çalışmaları yapan kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen istihbarata dair görev ve faaliyetler, açıklanması ya da zamanından önce açıklanması halinde devletin ulusal ekonomik politikasının yürütülmesine zarar verecek veya haksız rekabet ve kazanca sebep olacak bilgi ve belgeler ile diğer yetkili makamların faaliyetlerine ilişkin olarak özel kanunlarında gizli olduğu belirtilen bilgi ve belgeler.'
Kimler sır üretebilir?
Tasarı, 'Devlet sırrını belirleme yetkisi'ni de ilk kez açıkça düzenledi. Böylece isteyen her kurumunun keyfi devlet sırrı yaratamayacağı ilke olarak kabul edildi.
Ancak, sır belirleme yetkisine sahip kurumların etki alanının genişliği bu düzenlemeyi etkisiz kılacak düzeyde görülüyor. Aşağıda belirtilen makam ve kurullar kendi görev alanlarında devlet sırrı belirleme yetkisine sahip olacak: Cumhurbaşkanlığı, Bakanlar Kurulu ve bakanlıkların tümü, Genelkurmay Başkanlığı, MGK ve Genel Sekreterliği, misyon şefleri ve MİT Müsteşarlığı.
Hukukta dini kavram
Tasarının bir maddesindeki düzenleme ise dili bakımından çok çarpıcı. Tasarıda bir yasak, hukuki terimler yerine, dini bir kavramla ifade edildi. Tasarının söz konusu maddesi aynen şöyle: 'Çok gizli' ve 'gizli' gizlilik dereceli belgelerin, ilgili kamu kurum, kuruluş ve kurulları mensupları ile diğer gerçek ve tüzelkişilerin organları tarafından, korundukları yerlerden alınması ve özel amaçlarla saklanması caiz değildir.' Taslaktaki diğer düzenlemeler de şöyle:
Haftalık sırlar: Sır üretebilen kurulların yetkili kıldığı amirler, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ellerindeki belgelere devlet sırrı niteliği verebilecek. Ancak, belirleme tarihinden itibaren yedi gün içinde onay alınmaması halinde devlet sırrı niteliği kendiliğinden ortadan kalkacak ve bir karar verilene kadar 'gizli' gizlilik derecesine göre işlem görecek.
Polise baypas: Emniyet istediği bilgi-belgelere devlet sırrı niteliği veremeyecek gibi görünse de, genel müdürlüğün istemi üzerine İçişleri Bakanlığı bu belgeyi devlet sırrı haline getirebilecek.
Devletin yüksek menfaati: Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliği ve yüksek menfaatleri ile birlikte yabancı devletler ile uluslararası kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler de mahkemeye gönderilmeyebilecek grupta sayılacak.
MİT belgeleri: MİT Yasası'nda gösterilen görev ve ilgili olan bilgi ve belgelerin tümü de taslağa göre 'devlet sırrı' sayılacak.
30 yıllık sır: Gizlilik dereceleri süreli veya süresiz olarak verilebilecek, derece ve süreler her zaman değiştirilip kaldırılabilecek. Gizli bilgi-belgeler bu niteliklerini muhafaza edip etmediklerini tespit amacıyla en geç 2 yıllık sürelerle gözden geçirilecek, niteliklerini kaybettiği belirlenenlerin gizlilik dereceleri değiştirilip kaldırılabilecek. Aksine karar alınmazsa, verildiği tarihten itibaren,
'çok gizli' (devlet sırrı) dereceli bilgi ve belgeler 30 yıl, 'gizli' gizlilik dereceli belgeler 10 yıl sonunda bu niteliklerini kaybedecek.
Sır adaletten önce gelir: Tasarı devlet sırlarını, adaletten daha çok önemsiyor. Yargı organlarınca talep edilen 'devlet sırrı' niteliğindeki bilgi-belgeler, yetkili mercilerce gerekçesi belirtilmek suretiyle verilmeyebilecek. Yargı organı tarafından bu gerekçe yeterli görülmediği takdirde, o mercilerin en üst amirine başvurulabilecek. Üst makamın bilgi-belgeleri vermeme kararı kesin olacak.
Sır yoksa ceza da yok:Yalnız bu durumda, verilmeyen çok gizli belgelerle bağlantılı olan ilgili hakkındaki suçlama, yetkili mahkemece dikkate alınmayacak. 'Gizli' dereceli belgelerin ise mahkemelere istendiğinde gönderilmeleri esas olacak, mahkemeler ret gerekçesini yeterli bulmayıp yeniden istediğinde bu bilgi ve belgelerin gönderilmesi mecburi.
Yaptırım: 'Çok gizli' veya 'gizli' dereceli bilgi-belgelerin, bildirimi, yetkisiz kişilerce elde edilmesi, açıklanması, korunması veya saklanmasına yönelik yükümlülükleri ihlal edenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilecek.
Bu suçlar, tüzel kişilerin yetkililerince işlendiğinde tüzelkişiliğe 100 milyar liraya kadar ağır para cezası verilecek. Aynı suçları işleyen memurlara memuriyetten yasaklama cezası verilecek. Suç özel hukuk tüzelkişilerince işlendiğinde ise faaliyetleri bir yıldan beş yıla kadar durdurulabilecek.