Devlette itiraf trafiği

MİT'in yabancı diplomatları dinlediğini itiraf ettiğini belgeleyen haber yankı yarattı. Gazeteci Fikret Bila'nın gizli belge ifşasından yargılandığı dava dosyasına giren itiraf belgesi üzerine Dışişleri Bakanı Gül, MİT Müsteşarı Atasagun'la 45 dakika görüştü.
"Haber ne kadar doğru bilmiyorum" diyen Adalet Bakanı Çiçek, kendi parafıyla dosyaya giren belgenin yayımlandığı söylenince, "Bir belgeyle olmaz. Dosyaya, Anayasa ve yasalara bakmak lazım. Dinleme ihtiyacı varsa, onun da istisnaları bellidir" dedi.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Radikal'in, MİT Müsteşarlığı'nın yabancı diplomatları dinlediğini itiraf etmesi ve bunu mahkeme kayıtlarına geçirmede de sakınca görmediğini ortaya çıkardığı haberi yankı uyandırdı. MİT'in suç duyurusu üzerine
'Sivil Darbe Girişimi ve Ankara'da Irak Savaşları' kitabı nedeniyle 12.5 yıldan az olmamak üzere ağır hapsi istenen gazeteci-yazar Fikret Bila hakkındaki dava, DGM'de önceki gün başladı.
MİT dava dosyasına gönderdiği belgede, kitaptaki, İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Peter Westmacott ile AB yetkilisi Michael Leigh'ın yaptığı telefon görüşmesini yansıtan belgenin 'çok gizli' MİT belgesi olduğunu bildirdi. Haber dün Radikal'de, 'MİT dinlediğini itiraf etti' başlığıyla yer aldı.
Haber, Ankara'da kriz yarattı. MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, sabah saatlerinde Başbakanvekili Abdullah Gül'ü ziyaret etti. Görüşme 45 dakika sürdü.
Haber, hükümeti de sıkıntıya soktu. MİT'in itiraf belgesi, hükümet sözcülüğü de yapan Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e soruldu. Sözlerine, "Haberi okudum, ne kadar doğru bilmiyorum" diye başlayan Çiçek, 'haberde belgenin de yayımlandığının' hatırlatılması üzerine, "Bir belgeyle olmaz. Anayasa ve yasalarda dinleme ihtiyacı söz konusu olduğunda istisnaları bellidir. Bu neviden bir ihtiyaç olduğunda, yasalarda bellidir. Herkes açar bakar, dosyaya bakmak lazım" yanıtını verdi.
Parafa kaçamak yanıt
Çiçek, belgenin, kendi bakanlığının parafıyla DGM'ye iletildiği anımsatılınca, "Bir belgeyle olmaz. Dosyaya bütünüyle bakmak lazım" demekle yetindi.
DGM'deki dosya, nelerin 'devlet sırrı, ülke güvenliğini tehdit eden belge' olduğu konusunda ciddi görüş ayrılığı olduğunu da ortaya koydu. MİT dava konusu kitaptaki yedi ayrı belge için cezalandırma isterken, Dışişleri Bakanlığı'nın, Bila'nın kitabındaki bilgiler nedeniyle yargılanmasının gerekmediği bilgisini DGM'ye ilettiği ortaya çıktı.
İşte, DGM'nin görüş sorması üzerine, müsteşar Uğur Ziyal'ın imzasıyla bu mahkemeye gönderilen Dışişleri Bakanlığı'nın, MİT'in dedikleriyle örtüşmeyen görüşleri:
Farklı metinler: Kitabın ekinde gösterilen metinle ABD tarafıyla yapılan müzakerelerde ortaya çıkan ve kısaca 'Mutabakat Muhtırası' olarak adlandırılan anlaşmanın kastedildiği düşünülmekte. Ancak Bakanlığımızca yapılan Türkçe çeviri ile ek-7'deki Türkçe metni birbirinden farklı.
Bu belge bizim değil: Kitaptaki belgelerden 17 Temmuz 2002 tarihli İngiltere Büyükelçisi'nin AB yetkilisiyle yaptığı görüşmeye ilişkin notun Bakanlığımız belgesi olmadığı belirlenmiştir.
Güvenliğimize bir şey olmadı: Sonuç olarak; kitaptaki belgelerden bir kısmı Bakanlığımız iç bünyesinde hazırlanan gizlilik dereceli belgelerdir. Söz konusu belgelerin, bu nitelikleriyle 'Devletin dahili ve beynelmilel siyasi menfaatlerine taalluk eden evrak' mahiyeti taşıdığı düşünülmektedir.
Ancak, belgelerin kitabın yayın tarihi itibarıyla Türkiye'nin emniyetini, siyasi menfaatlerini ihlal ettiği sonucuna varılmamaktadır. Bu değerlendirmeler, belgelerin geçmişe ait belgeler olarak yayımlanmasından kaynaklanmaktadır.