'Dindar gençlik' tartışmasına 'mahalle'den de tepki geldi

'Dindar gençlik' tartışmasına 'mahalle'den de tepki geldi
'Dindar gençlik' tartışmasına 'mahalle'den de tepki geldi

Mümtaz er Türköne (solda), İhsan Eliaçık

İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın, 31 Ocak Salı günü AK Parti grup toplantısında sarf ettiği “Dindar bir nesil yetiştiriyoruz” açıklamasına muhafazakâr basında yazan kalemlerden art arda eleştiriler geldi. Zaman gazetesinin üç yazarı dün kendi köşelerinde tartışmaya dahil olarak Başbakan Erdoğan’ın sözlerini eleştirdi. 

‘Yetişmiş dindarları ne yaptın?’
Muhafazakâr kesimden ilk tepki yazar İhsan Eliaçık’tan gelmişti. Eliaçık, “Bırak dindar nesil yetiştirmeyi, yetişmişi ne yaptın, ondan haber ver. Mücahitler müteahhit oldu. Yeni evlerine giderken evlerindeki kitapları sahaflara satıyorlar” demişti. Erdoğan bu sözlere dünkü grup konuşmasında aynı sertlikle yanıt verdi: “Ne kadar zavallısın sen ya. Biz işi ehline veririz.” 

Zaman yazarları eleştirdi
Başbakan’ın sözlerine Zaman yazarlarından da eleştiriler geldi. Dünkü Zaman’da İhsan Dağı, ‘Devlet dindar yetiştirebilir mi?’ başlıklı yazısında şöyle diyordu: “Biliyoruz ki ‘yeni bir nesil’ yetiştirmek Türk siyasetinin en derin takıntısıdır. Takıntının ilham kaynağı da Kemalizm. Mesele sadece kendine benzer insanlar yetiştirmek de değil, kendine bağlı nesiller yetiştirmektir; sorgulamayan, eleştirmeyen, devletin her yaptığından bir hikmet arayan insanlar. ‘Aslında bu ülkede herkes biraz Kemalisttir’ derken su-i zanda bulunmuyoruz. Öyleyiz işte. Biz Kemalizm’den başka bir şey görmemişiz. Kürt’ün de, liberalin de, İslamcının da gözünü açtığında gördüğü ‘rakip’ Kemalizm olmuş. Dolayısıyla hepimiz öykünüyoruz Kemalizm’e biraz. (…) Demek ki insan biraz da mücadele ettiklerine benziyor. Yoksa Başbakan Erdoğan nasıl olur da yıllarca mücadele ettiği Kemalist rejim gibi toplum mühendisliği yapmaya kalkabilir?
Bir de şu sorun var: Bizim çocuklarımızdan dindar bir nesil yetiştirecek olan bu devlet, sakın bu işi yüzüne gözüne bulaştırmasın. Malum, yıllardır yetiştirilen Kemalist-pozitivist nesiller AK Parti’yi iktidara getirdi. AK Parti’nin dindar nesilleri acaba elli yıl sonra kimi başımıza getirir?” 

‘Gölge etmesin yeter’
Mümtaz’er Türköne de dün aynı gazetede, ‘Devlet, dindar nesiller yetiştiremez’ başlıklı yazısında şöyle diyordu: “Devlet, elindeki gücü kullanarak, din ile toplumlar arasında aşılması güç duvarlar inşa ederek dinsizliği yayabilir. Toplumu dinsizleştirebilir. Ama din ile birey arasındaki sıcak ve samimî ilişkiye aracılık edemez. Dindar bir nesil yetiştiremez. Karşılamasına da gerek yok. Sadece gölge etmesin yeter. Toplum, bu ihtiyacı birkaç kez fazlasıyla karşılayacak potansiyele zaten sahip.” 

‘İslami Kemalist’
Yine Zaman’da Şahin Alpay ise şöyle yazıyordu: “Anlaşılan Erdoğan ve AKP , dini devlet tekelinde ve toplumu din yoluyla denetim altında tutmak konusunda Kemalistlerden pek farklı düşünmüyor, yani benim kabul ettiğimden daha ileri ölçüde ‘İslamî Kemalist’. Türkiye’yi otoriter ve tek-tipçi Kemalist düzenin yerine özgürlükçü ve çoğulcu bir rejime taşımak değil, otoriter ve tek-tipçi rejime İslamî bir renk vermek peşinde.” 

Koru’dan destek
Başbakan Erdo-ğan’ın sözlerini destekleyenler arasında ise Star’dan Fehmi Koru’nun yazısı dikkat çekti. Koru dünkü köşesinde şöyle yazdı: “Yorumcuların kendi yavruları için titizlenmelerini anladık, anlayışla da karşıladık; iyi de, çocuklarının Başbakan Erdoğan’ın arzu ettiği gibi yetişmesini bekleyen, ancak YÖK’ün adaletsiz uygulamasıyla önlerinin kesildiğini gördüğü için farklı davranmaya zorlanan anne-babaların hisleri ne olacak? ‘Dindar genç’ yetişmesine itiraz edenler, gençlerin ‘dindar’ yetişmesini isteyen anne-babaların bundan mahrum bırakılmasına neden itiraz etmiyorlar?”  (RADİKAL)